Başkan Kocaoğlu, “Körfez’in ÇED’i mis gibi siyaset kokuyor”

Ege TV’de canlı yayınlanan programa katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Körfezi için 2 yıldır bekledikleri ÇED’e ilişkin; “15 Mayıs 2013’te müracaat etmişiz. AKP’li belediyenin projesi olsaydı 20 Mayıs’a kalmaz; şu anki haliyle ÇED raporunu alırdı. Ankara’da aynı koridorda üç müdür bir araya gelip bunu konuşmuyorsa bunu normal süreç olarak değerlendirmek zafiyetine kapılmamak gerekiyor. Bu mis gibi siyaset kokuyor…” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu Ege TV’nin canlı yayın programına katılarak soruları yanıtladı. Tarihi Asansör’de gerçekleşen programda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, seçimlere kısa bir süre kalan iktidar partisi tarafından kendisine yöneltilen eleştirilere ve İzmir Körfezi’nin ÇED’ine ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Hedef şaşırtmaya çalışıyorlar

Programda sorulan, “Başbakandan, bakanlara, milletvekillerine kadar İzmir’de neden hedefte siz varsınız” sorusuna yanıt veren Başkan Kocaoğlu, bunu İzmir’e gerektiği gibi yatırım yapmayan AKP’nin bir hedef şaşırtması olarak yorumladı. Sadece siyasetçilerin değil bürokratların dahi siyaset yaptığına dikkat çeken Başkan Kocaoğlu, “Müsteşarlar, genel müdürler, bölge Müdürleri, il müdürleri…Sadece politikacılar eleştirse tamam siyaset yapıyor diyeceğiz. Müsteşar, il müdürü, genel müdür siyaset yapar mı? Buna derinlemesine baktığınız zaman İzmir, AKP tarafından cezalandırılıyor. AKP İzmir’e gerektiği gibi yatırım yapmıyor. Sadece söylemde yatırım yapıyor. Seçim arifesinde bol vaatte bulunuyor, seçim akşamı da gidiyor; bir daha seçime 3 – 5 ay kalana kadar. Ankara, İstanbul, İzmir bütçeden ne almış bunu rakamlar söylüyor. İzmir ne almış ne vermiş. Arada uçurum var. Yüzde 16 almış İstanbul, yüzde 13 almış Ankara, yüzde 4 küsur almış İzmir. Bunu nasıl kapatacak? Biz 11 yılda kente hükümetin yaptığı yatırımdan daha çok yatırım yaptık. Bunu nasıl örtecek? Bunu nasıl izah edecek? Bir hedef şaşırtması lazım. 80 vilayette belediye başkanı konuşulmuyor bu seçimde. İzmir’de kime vurursan toz kaldırırsın? Ben yapılanın niye yapıldığını bildiğim için etkilenmiyorum; cevabını veriyorum. İzmirli de takdir ediyor” diye konuştu. İzmirliler’e güvendiğini, 7 Haziran’da İzmirliler ‘in gereken cevabı vereceğini söyleyen Başkan Kocaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

İzmirliler’e ömür boyu minnettar kalacağım

“Hemşehrilerim beni 11 yıldır hiç yanıltmadılar. İnanıyorum gereken cevabı verecektir. Kimin nasıl etkilendiğini tüm kamuoyu görecektir. Bizim başımıza gelen hiçbir belediye başkanına gelmesi mümkün değil. Bundan şikayetçi misin? Değilim. Kentim için çalışıyorum. Ne derlerse desinler. Benim bir duruşum var. Kimseyi üzmem, rencide etmem. Belden aşağı vuruşlar yapmam. Cevap hakkı doğarsa cevap veririm. Hatam varsa ‘hata yaptım’ derim. Yapmadıysam doğrusunu söylerim. Önemli olan hata yaptığınız zaman hata yaptığını söyleyecek erdemi göstermek. Doğruyu söylediğin zaman güvenilir ve İzmirli’den ses getirecek, yankı yapacak karakterde insan olmaktır. Hayatın ve yaşamın özü budur. İzmirli bunun yankısını her zaman verdi. Her konuda destekledi. Daha ne yapacak İzmirli bana. İzmir belediyecilik tarihinde beni 3 dönem, yani 4 yıl daha görev yapacağım; 15 yılla taçlandırdı. İzmirli hemşehrilerime ömür boyu minnettar kalacağım”.

Mis gibi siyaset kokuyor

Başkan, ‘Yüzülebilir Körfez’ projesinin önünü tıkayan ÇED krizi hakkında da önemli açıklamalar yaptı. Bunun altında siyasetin yattığına değinen Başkan Kocaoğlu, “ÇED’i alacağız. Bekleriz. Bunun altında siyaset var. Şu eksik diye il başkanı konuşuyor. Bu hazırlanan ve sunulan proje AKP’li bir belediyenin projesi olsaydı; biz 15 Mayıs 2013’te müracaat etmişiz, 20 Mayıs’a kalmaz, ilk toplantıda şu anki haliyle ÇED raporunu alırdı. Ankara’da aynı koridorda üç müdür bir araya gelip bunu konuşmuyorsa bunu normal süreç olarak değerlendirmek zafiyetine kapılmamak gerekiyor. Bu mis gibi siyaset kokuyor…” dedi. İktidarın İzmir’e bakışının ‘cezalandırmak’ üzere olduğunu ve ÇED’e de böyle baktığını belirten Başkan Kocaoğlu, “Nükleer santrale, taş ocağına, maden ocağına rapor istemiyorsunuz. Efemçukuru’nda bilimsel raporlar kirlenmeyi gösteriyor, ağır metali gösteriyor, bizim elimizden ruhsat verme yetkisini alıyor, bir haftada yönetmelik değiştirip izin veriyorsunuz. Körfez’in temizlenmesi, limanın büyümesi, Körfez’de canlılığın artması, Dünyanın en önemli çevre dönüşümünü gerçekleştirmiş bir il olmak, İzmir’in, Türkiye’nin kalkınması değil mi? Kirlilik yapmıyoruz, üretim yapmıyoruz; para kazanmıyoruz. ‘Körfez’i temizleyeceğiz’ diyoruz. ‘Ada’ derseniz ‘ada’ yaparız, ‘rehabilite et’ derseniz ‘rehabilite’ ederiz. Kirlilik yok zaten Körfez’de. Burada duraksayacak, öküzün altında buzağı arayacak bir şey yok. Burada ‘olmaz’ın gerekçesini üretmek için çaba göstermek zorunda kalan bürokrata da yazık. Amaç ne? Ben İzmir Körfezi’ni temizlemek istiyorum. Limanı yapmayacağım, taramayacağım de. Bu hükümetin liman politikası ile ilgili bir şey Bizim Körfez’i temizleme projesinin bir geliri yok, tam tersi gideri var; çevre dönüşümü var. Bunu ver!” ifadelerini kullandı.

Bir Cevap Yazın