İlhan Uçkan yazdı: ÇEKİM ODAĞI OLMAK!

Kendini bulma cesaretini gösteren, çemberin merkezine yerleşir.
En merkezi yaratıcı cümle de şudur: “Evet, kusurlarım var, senin de var. Ama ben kusurlarımı biliyorum ve bu kendimi sevmeme engel değil. Senin için de engel olmamalı.”
Kendinizin farkına varın! Her şey zeka ve kendine en yüksek değeri biçme üzerine kuruludur. Kimse kendiniz farkına varmadığınız sürece size “doğru” değeri biçemez, sizin için de “doğru erkek” olamaz. Çünkü önce sizin “doğru” olmanız, dik durmanız gerekiyor. Siz ne kadar dik durur, kendiniz olursanız, o kadar çekim odağı haline gelirsiniz.
Biraz cesaret.
Sizin hissettiklerinizi emin olun ki başka birçok insan hissediyor, ister kadın ister erkek. Hepimiz aynı hayatı yaşıyoruz. Uzaydan gelmedik ya? Kimse o kadar da olağanüstü duygular yaşamıyor.
Hepimiz kendimize siper edeceğimiz daha güçlü birilerinin arkasına sığınıyoruz. Güven arıyoruz. Ama güven arayışı için maalesef yanlış deliklere saklanıyoruz. Bu hakikaten saklanmak. Kendi duruşunu takınmak, dik durmak zor geliyor.
Kendinizde güvenebileceğiniz değerler bulmak için arayışa girmek demek, belki de görmek istemeyeceğimiz sayısız anıyla, yaşanmış olaylarla yüzleşmek demek. Belki de baş edememekten korktuğunuz bu yüzleşmeden kaçıyorsunuz. Baş etmek zorunda değilsiniz, üstesinden gelmeniz de gerekmiyor, sadece onların sizin bir parçanız olduğunu bilin. Onları “evcilleştirin”…
Ne zaman ki bu yüzleşmeyi yapacaksınız, kendinizde kötü bulduğunuz şeyleri de oldukları gibi göreceksiniz, işte o zaman bir bütün haline geleceksiniz.
O zaman: “Kendimi seviyorum!” diyeceksiniz. Sizi sevmeyen ölsün.

Bir Cevap Yazın