“VÜCUT, BİR BÜTÜN OLARAK ELE ALINMALI”

Özel EgeSante Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Burak Kocagözoğlu ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 2005 yılından bu yana başarılı bir şekilde mesleğini yürüten Kocagözoğlu, Ege Üniversitesi’nin ilk kadın genel cerrahı olan annesinin izinden gidiyor.
“Çalışma alanımız boyun ve üstü olarak tariflense de, vücudu bir bütün olarak kabul etmek daha doğru. Sistemin bir parçasındaki aksaklık, sistemin tümünü doğrudan veya dolaylı yoldan etkiler” şeklinde konuşan Burak Kocagözoğlu, sağlıklı beslenme ve sporun da vücudun en önemli kendini iyileştirme sistemi olduğunu vurguluyor.

Bize kendinizi tanıtır mısınız?

1976 İzmir doğumluyum. Karşıyaka’da büyüdüm. İzmir Amerikan Lisesi’ni 1994 yılında bitirdim. Annemin Ege Üniversitesi’nden mezun ilk kadın genel cerrah olması, çocukluğumdan beri cerrahiye olan ilgimin temelini oluşturuyordu. 2000 yılında Ege Üniversitesi’nden mezun oldum ve 2005’te de Pamukkale Üniversitesi’nden ihtisasımı alarak uzmanlık hayatıma başladım.

Hangi alanlarda çalışıyorsunuz?

Çalışma alanımız boyun ve üstü olarak tariflense de, vücudu bir bütün olarak kabul etmek daha doğru. Sistemin bir parçasındaki aksaklık, sistemin tümünü doğrudan veya dolaylı yoldan etkiler. Örneğin bir burun tıkanıklığı sadece rahat nefes alamamakla sınırlı kalmaz. Çünkü burun içinden hava geçen pasif bir organ değildir. Daha ilk girişte hava etkili bir filtrelemeye tabi tutulur. Küçük partiküllerden temizlenen havanın mukozadan geçerken ısısı da ayarlanır. Diyelim ki soğuk bir kış gününde içimize çektiğimiz hava burunda ısıtıldıktan sonra akciğerlerimize ulaşabilir. Ayrıca bu geçiş sırasında havanın nemlendirilmesi de sağlığımız için çok önemlidir.

Yani burun tıkanıklığını hafife almak hata mı olur?

Profesyonel bir görüş almak her zaman faydalı olur. Sık sık ağızdan nefes almak zorunda kalan insan burnun koruyucu işlevlerinden mahrum olduğu için kronik olarak boğazda kuruluk yaşar ve çoğu zaman da kolayca boğaz enfeksiyonuna yakalanır. İyileşme süreci de normalden uzun olur. İnsanlarda orta kulak boşluğunun havalanması burun ve geniz yoluyla olur. Bu alanda havalanma tam sağlanamazsa kulak zarında çökme ve delinmeler veya orta kulakta sıvı toplanmaları da görülür. Tedavisiz kalması halinde kalıcı işitme kayıplarına yol açabilir. Ayrıca burun tıkanıklığı olan insan uyku kalitesi düştüğü için sabah yorgun uyanır. Horlama ve uyku bozuklukları gelişebilir. Buna bağlı olarak da günü verimsiz ve mutsuz geçer. Yürüme ,merdiven çıkma gibi olağan fiziksel aktiviteler güçleşebilir. Bu durum tedavisiz kalırsa uzun süreçte akciğer ve kalp sorunlarına yol açabilir.

Burun tıkanıklığına sebep olan başlıca etkenler nelerdir?

Eğer burun tıkanıklığı uzun sürüyorsa allerjik durumlar, doğuştan ya da sonradan oluşan kemik ve kıkırdak eğrilikleri, burun eti büyümeleri, kronik sinüzit veya polipler akla gelmelidir. Çocuklarda ise geniz eti büyümesi sıklıkla karşımıza çıkar.

Tedavilerini nasıl yapıyorsunuz?

Hastaların şikayetlerini gidermeye yönelik kullandığım ilaçlara ek olarak vücudun kendini iyileştirme sistemlerine yardımcı olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konuda tavsiyelerde bulunuyorum.
Üç oğlumun da büyüme sürecinde bunun önemini yakından tecrübe ettim. Onları paketli ve hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak tutuyoruz. Yoğurt, turşu ve tarhana gibi probiyotik gıdaları eski usül evde yapıyoruz. Haftada 1 veya 2 kere sardalya ve uskumru gibi omega-3’ten zengin balık tüketmeye dikkat ediyoruz. Spor yapmaları için elimizden gelen desteği veriyoruz. Hayatlarında bu tür değişiklikler yapabilen hastalarımdan hem kendilerinin hem de çocuklarının sağlıkları ile ilgili çok olumlu dönüşler almak beni mutlu ediyor. Ya daha seyrek hastalanıyorlar veya daha kolay atlatıyorlar.
Bağışıkları kuvvetlenen hastalarımın alerjik şikayetlerinde de belirgin rahatlama oluyor.
İlaçla tedavinin yeterli olmadığı durumlarda hastalarım ile uygun cerrahi tedaviyi planlıyorum. Bademcik ameliyatlarında 10 seneden fazladır Thermal Welding yöntemi kullanıyorum. Bu yöntemle kanama ve ağrı minimal oluyor. Sinüzit ve göz yaşı kesesi ameliyatlarında ise endoskopik yöntem tercih ediyorum. Bu sayede hastalarım ameliyat sonrası çok çabuk toparlanıyorlar. Burun kemiği ameliyatlarında ise tamponsuz yöntemle ameliyat sonrası rahat etmelerini amaçlıyorum. Estetik operasyonlarda hasta uygun olduğu sürece kapalı yöntem kullanarak hem iz kalmamasını hem de iyileşme sürecinin hızlı olmasını sağlıyorum. Kapalı teknik de olsa açık teknik de olsa burnun hem iç eğriliğinin hem de dış eğriliğinin tedavi edilmesini çok önemsiyorum çünkü güzel görünen bir burun mutlaka sağlıklı nefes de almalıdır.
Sağlıklı ve güzel günlerde görüşmek dileğiyle

Bir Cevap Yazın