Can Dostlarımızda Katarakt Sorunu

AYKUT ÇOKOĞULLU

Aslına bakarsanız katarak hepimizin yakından bildiği bir hastalık. Hepimizin yaşlandıkça başına gelecek doğal süreçte devam eden hastalık katarak. Göz bebeğinin içinde bulunan merceğin zamanla değişik sebeplerden, opaklaşması matlaşması sonucu oluşan görme bozukluğu. Köpek ve kedi dostlarımızda görme bozukluğuna yol açan genelde yaşlılık ile gelişen hastalık.

Aslına bakarsanız katarak hepimizin yakından bildiği bir hastalık. Hepimizin yaşlandıkça başına gelecek doğal süreçte devam eden hastalık katarak. Göz bebeğinin içinde bulunan merceğin zamanla değişik sebeplerden, opaklaşması matlaşması sonucu oluşan görme bozukluğu. Köpek ve kedi dostlarımızda görme bozukluğuna yol açan genelde yaşlılık ile gelişen hastalık. Aslında teşhisi çok kolay olan ve bilindik bir hastalık olmasına rağmen bazen nukleer sklerozis dediğimiz ve görmeyi engellemeyen hastalık ile karışabilmektedir. Ayrıntılı bir göz muayenesi bu konuda çok önemlidir.

Peki biz evimizde nasıl anlarız çocuğumuzun katarakt olduğunu?

Öncelikle opaklaşan kısım gözün ışığı aldığı kısım olduğu için ilk ortaya çıkan belirti gece oluşan görme bozuklularıdır. İlerlemiş katarak olgularında bu opaklaşmayı gözün içinde beyaz bir şekil olarak görebiliriz. Zaten katarakt dolayısıyla az ışık alan göz gece ya da loş ortamlarda daha da az ışık olduğu için görmemeye başlayacaktır. Bu süreç yavaş ve ağır işleyen bir süreç olduğu için genelde hasta sahiplerimiz görme kayıplarını fark edemiyor. Ufak dostlarımız bu gibi durumlara hemen adapte olabiliyorlar.


Özellikle sokakta dolaşırken ufak tefek çarpmalar bile bize fikir verebilir. bu gibi durumlarda görme testleri ve ayrıntılı muayeneler ile bunu kontrol edebiliyoruz. Ama bunların haricinde evde de yapılabilecek basit oyunlar ile dostumuzun görüp görmediğini anlayabiliriz. En basitinden evde boş bir oda da önüne ufak engeller koyarak bir parkur yaratabiliriz. Ya da bilmediği bir ortama götürüp orada ufak tefek engeller koyar ve bu engellere çarpıp çarpmadığını kontrol ederek anlayabiliriz. Bir de bazı dostlarımız daha çekingen olduğu için yabancı ortamlarda ilgisiz hareketsiz kaygılı durabiliyor. Hem de hiç hareket etmeden.
Bunların haricinde tabii ufak dostumuz artık eskisi kadar göremediği için daha mutsuz, daha az hareketli olacaktır. Etrafındaki hareketliliği göremediği dolayısıyla tanımlayamadığı için özellikle ilk başlarda çok daha tedirgin, temkinli ve kaygılı davranacaktır. Artan bir stres ile baş etmek zorunda kalacaktır.

Tabii buna benzer bir belirtiler var ise ayrıntılı bir göz muayenesi için dostumuzu veterinere götürmeyi ihmal etmemeliyiz. Çünkü katarakt çok normal masum bir süreç yaşlılığa bağlı olarak gelişen bir hastalık gibi görünse de bazı dostlarımızda şiddetli göz tansiyon artışları ve buna bağlı olarak gözlerde şişme, şiddetli ağrılara yol açabiliyor. Bu maalesef gözü tamamen kaybetmeye neden olabiliyor. Ya da bazı durumlarda katarak olan kısım herhangi bir çapma ya da benzeri bir durumda gözün arka tarafına ya da ön tarafına düşebiliyor ve bu da yine kalıcı körlüğe yol açabiliyor. Yine bazı durumlarda gözün arka kısmında uzun süre ışık almadığı için körelme ve buna bağlı kalıcı körlükler oluşabiliyor. Bundan dolayı bir an önce müdahale etmek katarak operasyonlarında en önemli nokta aslında. Bundan yıllar önce hasta sahiplerimize bu operasyonları yapamadığımızı söylüyor iken artık biz veteriner hekimler olarak aynı insanlarda yapılan yöntemler sadece 3 mm’lik kesikler ile yaklaşık 2 yıldır bu operasyonu güvenle ve çok kolay bir şekilde yapabiliyoruz. Fakoemülsifikasyon yöntemi ile hiç dikiş olmadan operasyonları yapabiliyoruz.

Bir Cevap Yazın