Ozan Özdaş yazdı: KAMP

ekr_8610 OZAN ÖZDAŞ

Özgürlük, hareket, muhteşem bir doğa, diğer kültürleri tanımak, Ulusal veya uluslararası arkadaşlıklar… İster az sayıda eşya ve bir çadır ile isterseniz bir karavan ile. Bütçenize uygun olmasının yanı sıra Kampçılık ve Karavancılık hepimiz için edinmeye değer önemli bir tecrübedir.

 

Herkes kamp yapmak ister, yapmalıdır da, doğa deneyimini herkes yaşamalıdır bence. Alırsın çantanı, çadırını, gidersin kafana göre bir yerlere, öyle hotel motel çekemezsin. Doğayla iç içe, bir yere sabit kalmadan, kaplumbağa gibi yatağın döşeğin sırtında, senden mutlusu yok. Biz “modern” insanlar için bir tür macera diye tanımlanabilecek kamp, her ne kadar dört duvar arasında sıkışıp kalmaktan kurtulmanın eğlenceli ve her anlamda nefes açıcı bir yolu olsa da hazırlık yapmadan, arkadaştan alınmış bir çadır ve içine abur cubur doldurulmuş bir sırt çantasıyla maceraya atılmak pek de eğlenceli olmayabilir. :)

İyi bir çadır ile kampta konforunuz artar. Gerçekten sağlam bir çadırsa rüzgarda, yağmurda kafanız rahat uyursunuz. Çadır seçiminiz kamp yapacağınız havalara göre olmalı. Sıcak ve dinlendirici bir uyku kampınızın zevkli geçmesi için önemlidir. Uyku tulumunuz çok iyi olmasa da iyi bir mat gereklidir çünkü yatarken ısı kaybının büyük bir kısmı yerden olur. Tüm malzemelerde olduğu gibi mat alırken de tecrübeli bir arkadaşınıza danışmalısınız. Uyku tulumları piyasada çok değişik modellerle satılmaktadır…

Kampçılık hem spor amaçlı hem de eğlence-dinlence amaçlı yapılan bir Outdoor aktivitesidir.
Spor amaçlı kampçılık; dağcılık, mağaracılık, bisiklet ve avcılık gibi diğer açık hava sporları ile iç içe olduğu kadar tek başına da yapılır.

Eğlence-dinlence amaçlı kampçılık; şehir hayatından bunalan insanların, doğanın içinde kısa bir süre de olsa soluk almalarına, rahatlamalarına, aileleri ve arkadaşları ile güzel vakit geçirmelerine; büyük otellerin, şehirleşmiş tatil yörelerinin sunamayacağı tatları denemelerine olanak tanır.

Daha önce deneme fırsatınız olduysa hiç şüphesiz ilk fırsatta sizi yeniden yollara düşürecek kamp deneyimi, henüz deneyimlememiş olanların bir kısmına ise hem ilgi çekici hem de zor görünebilir. İster tatil mevsimi olsun, ister olmasın, artık isterseniz birkaç günlüğüne bile çantanızı, çadırınızı ve ihtiyacınız olan gıdayı yanınıza alıp dilediğiniz mesafeye yol alabilirsiniz.

Bu ‘herhangi bir an’da kaçabilecek olma hissinin sizi ne kadar hafiflettiğini görünce kolay kolay vazgeçemeyeceksiniz canınız kamp atmak, çadırda yatmak isteyecek, tıpkı bende de olduğu gibi…
Kampa gitmeden önce, hatta birkaç gün önce “alınacaklar” ve “lazım olacaklar” listeleri hazırlayın. Kamp yapacağınız gün sayısını, bulunacağınız bölgenin en yakın kent merkezine uzaklığını ve gece ya da gündüz oluşabilecek sorunlara çözümleri önceden düşünmeniz şart. Mesela, en basitinden, ufak bir ecza çantası bu işin olmazsa olmazı. Enerji veren ama hafif yiyecekler, özellikle kuruyemişleri yanınızda bulundurun.

Bir de telefonunuzun hattının o bölgede çekip çekmediğini önceden hesap edin. Hatta mümkünse kampa bir grupla gidin. Böylece dayanışma ile birçok sorunun üstesinden gelebilirsiniz.
Kamp yapma konusunda aklınızda soru işaretleri varsa belki de size katacaklarından henüz haberiniz yoktur. Bu sebeple kamp yapmanın sağladığı eşsiz deneyimler hakkında sizleri biraz bilgilendireyim … :))

  • Kampçılık Öze dönmemizi sağlar.
  • Şehir hayatında kendimize çizdiğimiz sınırları yıkmamızı sağlar.
  • Doğayı alt edilecek “rakip” değil, parçası olduğumuz “bütün” olarak algılamamızı sağlar.
  • Ruhun, aklın ve bedenin eşgüdümünü güçlendirir.
  • Takım olarak hareket etmeyi öğretir

Oksijene doyarsınız

Doğanın içine gittiğimizde hepimizin de tahmin edeceği üzere hava çok daha temiz ve oksijeni bol olacaktır. Ciğerlerimiz bir nefes alacak kanımız temizlenecek vücudumuz kendine gelecektir. Yani beyine oksijen gidecektir… :))

Gürültüden kurtulursunuz

Gürültünün ne demek olduğunu öğrenirsiniz. Şehrin karmaşasından, keşmekeşinden kaçmış olursunuz. Korna sesleri, bangır bangır çalan saçma sapan müzikler, insan sesleri… Kısacası şehir ve kalabalık gürültüsünden kaçıp bir sakinliğe ulaşırsınız.

Doğanın renklerini yaşarsınız

Şehrin grisinden kurtulursunuz, içiniz açılır. Bilimsel araştırmalara göre yeşil renk bizler için çok iç açıcı ve rahatlatıcı bir renkmiş, tıpkı akvaryumu izlemek gibi.

Biyolojik saatiniz yenilenir

Vücudumuz doğal ritmine kavuşur. Kendine gelir ve doğal olmayan her şeyin bizler üzerindeki etkisi kaybolmaya başlar ve bir yenilenme sürecine gireriz. Doğal düzenimize ulaşırız. Böylece dış etkilerden kaynaklı problemlerde de bir azalma yaşanır.

Doğal terapi

Kafamız rahatlar. Ya daha iyi düşünürüz ya da tüm düşüncelerden uzaklaşır ve beynimizi rahatlatırız, Kısaca dağları, ağaçları veya denizi izleyin başka hiç bir şey yapmadan. Çok iyi geleceğine eminim…

Daha iyi bir uyku

Evet, doğadaki uykunun bir başka olduğu kesin. Zaten vücudumuz da doğanın seyrine alıştığı zaman ne az uyudum ne çok uyudum derdi kalıyor.Ben Karadeniz dağlarında o kadar efor sarf ettiğim zaman, herhangi bir yaylaya çıktıktan sonraki uykumun tadını hiç unutmuyorum. Ne kadar geç yatsam bile Sabah 5-6 gibi uyanırım ve o kadar harekete rağmen uykusuzluk veya yorgunluk yaşadığım olmamıştır…

İlhama, yeni düşüncelere sebep olması

Her türlü olumsuz düşüncelerden, her şeyden uzaklaşırsınız ya da başka, yepyeni şeyler aklınıza gelir. Hepiniz duymuşsunuzdur kimi yazarlar bir kitaba ya da Bazı Yönetmenler bir filme başlamadan bu tür kamplara girerler. Bu yüzden doğa aynı zaman büyük bir ilham kaynağı olabilir.

Kamp ateşini izlemek

Bir yerde duymuştum Ateş’e ve Su’ya bakmanın insanı dinlendirdiğini, bizi bizden alıp götürdüğünü . Şahsen kamplarda ateş ve odun ve mangal işlerine bakmayı severim. Arkadaşlarım sen yoruldun biz bakalım dese de beni müthiş dinlendiren bir şeydir. Ayaklarımı uzatıp saatlerce ateşi izlemek ve sesini dinlemek çok acayip bir şey. Herkese bu deneyimi kesinlikle öneririm.

Doğal egzersiz yapmak

Aslında doğada yaptığımız her şey bir egzersiz sayılabilir. Sonuçta arabayla gidip indiğiniz yere kurduğunuz kamptan bahsetmiyorum. Biraz çantayla yürüyüp uygun bir yer bulup yaptığınız kamptan bahsediyorum. Sonrasında yaptığınız doğa yürüyüşünden, ufak gezintilerden hatta ateş için odun kırmaktan bahsediyorum. İşte bunlar hep hareket hep egzersiz

Azla yetinmeyi öğreniriz

Evet, sanırım yiyecek ve içecek hesaplamaları aslında ne kadar az ile yetineceğimizi gösterebilir. Sabah, öğle ve akşam yemek işlerini halletmek aslında bu kadar yeterli miymiş ya dedirtebilir.

Çocuklar doğa ile tanışır

Günümüzde aslında en önemli şey bu. Çünkü şimdilerde çocuklar ne mahalle kültürü biliyorlar ne de bir tepede evden alınan patatesleri közlemeyi. Varsa yoksa televizyon, bilgisayar, tablet ve telefon. Gerçekten doğa ile olan ilişkilerini güçlendirmek şart. Kendi çocuklarımda bunun karşılığını fazlası ile aldığımı itiraf etmeliyim…

Arkadaşlık İlişkileriniz Pekişir

Kamp sırasında fark edeceğiniz şeylerden biri de arkadaşlarınızın yardımına, desteğine ve varlığına ne kadar ihtiyacınız olduğudur. Birlikte bir şeylerin üstesinden gelirken ya da başaramam dediğiniz şeyleri başardığınızda aslında birbirinize nasıl da kenetlendiğinizi görebileceksiniz. Teknoloji çağıyla birlikte gelen akıllı telefonlardan uzaklaşacağınız bu seyahatte, saatlerce sohbet ettiğiniz gecelerin olmazsa olmazı, ateş başında anlatılan hikayeler, anılar, fıkraların ise, her arkadaş grubunun bir kez dahi olsa yaşaması gereken eşsiz anlardan biridir.

Bir Cevap Yazın