Özcan Tokuş’dan Morocco Fas – 1

Osmanlı döneminde feslerin bu ülkede yapılmasından dolayı Fas olarak adlandırdığımız ülke son zamanların gözde ülkelerinden birisi oldu.
Fas’a daha önce gitmiş olan bazı kişiler tarafından ülkenin pis olduğu yönünde eleştiriler olsa da, bunun hayata nereden ve nasıl baktığınızla ilgisi olduğunu göz önünde bulundurup ülkeyi bu anlamda görmek ve gezmek gerekir.
Ne demişler “Roma’da Romalı gibi yaşayacaksın”.
Bence ön yargısız olun ve fırsatınız olduğunda bu ülkeyi mutlaka görün. Söylenenlerin de çoğunun gerçeği yansıtmadığını göreceksiniz.

El Magrip (en batıdaki yer) ülkesi olarak adlandırılan Fas’ta Fransızca ve Arapça konuşuluyor.
Fas’a bir tur ile gitmeme gibi bir özgürlüğünüz varsa, araba kiralama işlemini önceden yapıp aracınızı Marakeş havaalanından alıp gezinize başlayabilirsiniz. Tabi diğer ulaşım araçlarını kullanmak da sizin tercihiniz. Ancak dikkat etmeniz gereken en önemli husus Fas’ın yaz aylarında son derece sıcak (400 ve üstü) olduğu gerçeğidir. Bu sebeple de seyahat planınızı Kasım-Mart ayları arasında yapmanızı tavsiye ederim.
Yapılması gereken diğer bir olgu da bu gezi için ayırdığınız süreye uygun olarak kendinize bir yol haritası çizmenizdir. Bütün ülkeyi 7 günde gezme olanağım olmadığı için benim rotam, İzmir’den kalkan uçağın İstanbul bağlantılı Portekiz’ce de beyaz ev anlamına geldiği belirtilen beyazın hakim olduğu Kazablanka’da başladı. Turumuza tuğla rengi binaların hakim olduğu Kırmızı şehir olarak tanımlanan Marakeş ’ten devam ettik. Essauoira, Fez, Oulidya kasabalarını dolaşıp tekrar Kazablanka’da turumuzu sonlandırdık.
İlk geceyi Marakeş ’te geçirmek demek, meşhur Fas gece eğlenceleriyle tanışmak anlamına geldiğinden Kazablanka’yı sona bırakıp doğrudan Marakeş’e doğru yol aldık. Marakeş‘te geleneksel eğlence yerleri dışında modern gece kulüpleri de bulunmaktadır.
Fas gecelerinin en önemli eğlencesi dansöz gösterileri. Toplu veya bireysel olarak gerçekleştirilen danslar eşliğinde yeterince eğlenme olanağı buluyorsunuz. Dansçılardan özellikle yaş ortalaması diğerlerinden daha fazla olanların başlarının üstüne koydukları tepsi içindeki şamdanları devirmeden raks etmeleri etmeleri takdire değer.

1001 gece masalları tadındaki gece sonrasında gündüz yapılacak ilk işiniz Djemahaa El Fna Meydanı’na gitmek olmalıdır. Bu ismin sonsuzluk meydanı anlamına geldiğini de Fas’lı arkadaşımızdan öğreniyorum. Meydan gerçekten görülesi bir yer. Meydana tamamen hakim olmak, her şeyi görmek istiyorsanız, meydan kenarındaki binaların üstlerinde yer alan cafelere gitmekte yarar var.
Meydanda yerel kıyafetleriyle popolarına çocuk bezi takılmış maymun gezdiren, yılan oynatan, dövme yapan, çeşitli yerel hediyelik eşya ve yiyecek satan insanları seyrederken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.
Eğer gece bu şehirde kalacaksanız, gece de meydanı ziyaret etmek gerekecektir. Zira meydana ışıl ışıl tam bir şenlik havası hakim…

Fas’ın mimarisi de görülmeye değer olduğundan kalacağınız oteli bu mimariye uygun seçerseniz mimariyi yakinen göreme olanağını bulursunuz. Bu tür otellerde geçmişi yaşama olanağını da bulabilirsiniz.
Ülke sahip olduğu uçsuz bucaksız çöller nedeniyle aynı zamanda bir off-road cenneti… Dünyanın her yerinden gelen off-road meraklıların uğrak yeri olmaya devam ediyor. Çölde deve ile turlar da katılabileceğiniz etkinliklerden biridir.
Marakeş’i yöreye özgü at arabasıyla gezme olanağınız da bulunmaktadır. Bu arabalar turistler tarafından da oldukça fazla rağbet görmektedir.

Marakeş sokakları ve çarşısı gerçekten görülmeye değer. Sizleri buraya ait fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.

Marakeş’te mutlaka uğranılması gereken ünlü bir yer daha var. Jardin Majorelle( Majorelle bahçeleri).
Yves Sait Laurent tarafından alınan ve çok sevdiği belirtilen bu bahçeye kendi küllerinin savrulduğu belirtilmektedir.
Mavinin hakim olduğu nerdeyse her türlü ağacın yer aldığı bahçe içindeki yapılar, bahçe ile birlikte büyüleyici güzellikte ve gerçekten görülmeye değer.

devam edecek…

Bir Cevap Yazın