Uyku Apnesi Kanser Riskini Artıyor

Kanserle ilgili üzerinde çok fazla durulmasa da özellikle son yıllarda konuşulmaya başlayan bir faktör; uyku süresi ve kalitesi… Göğüs Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları Uzmanı Doç. Dr. Ceyda Kırışoğlu Demir, kadınlarda meme ve yumurtalık, erkeklerde prostat, pankreas, kolon, mesane ve akciğer kanserinin 6 saatten az uyuyanlarda ve uzun süre vardiya usulü çalışarak gece aşırı ışığa maruz kalanlarda daha sık görüldüğüne işaret ediyor.

Son araştırmalar uyku apnesinin kanserle de ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Peki uyku apnesi hangi tetikleyici mekanizmaları devreye sokarak kanserin gelişmesine neden oluyor?

Bu soruyu, Göğüs Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları Uzmanı Doç. Dr. Ceyda Kırışoğlu Demir, şöyle yanıtlıyor: “Apne uyku sırasında horlama ve nefes kesilmeleri yaşanan bir durum. Nefes durup oksijen seviyesi düşünce beynimiz uyanıp ‘Boğuluyorsun! Nefes al’ komutu vermesinin üzerine tekrar nefes alınır ve oksijen düzeyi de normale dönüyor. Ancak bu iniş ve çıkışlar vücut için stres yaratıyor. ‘Oksidatif stres’ olarak tanımlanan bu durum, DNA hasarına neden olarak tümör gelişiminde kilit rol oynuyor”

 Melatonin güçlü bir antioksidan

Doç. Dr. Ceyda Kırışoğlu Demir, az uyuyanlarda ve vardiya usulü çalışanlarda melatonin salınım mekanizmasının bozulması nedeniyle kanserin daha sık görüldüğünü ifade ediyor.

Uyku kalitesi kanser tedavisine de etki ediyor

Bazı hastalarda özellikle kansızlık dönemlerinde görülen huzursuz bacak sendromunun da uyku sorunlarına bağlı çok daha ağır seyrettiğini belirten Doç. Dr. Ceyda Kırışoğlu Demir, kansere eşlik eden uyku apnesinin kemoterapi ve radyoterapiye yanıtı da azaltabildiğine işaret ediyor.

Kanser hastalarının uyku süresine ve kalitesine dikkat etmesinin kanserle savaşta önemli rol oynayacağını söyleyen Doç. Dr. Ceyda Kırışoğlu Demir, “Görüldüğü üzere kanser hastalarında uyku çok farklı noktalarda etkilenebiliyor.

Melatonin seviyesini artıracak uyku koşulları nelerdir?

Mümkün olduğunca erken yatın.

Uykuya dalmayı kolaylaştıracağı için oda ısısının ılık hatta hafif soğuk olmasını sağlayın.

Odada elektronik cihaz bulundurmayın, eğer varsa tamamen kapatın.

Tam karanlık ortam sağlamaya çalışın. Bunun için gece ışığı kullanmayın, gerekirse uyku maskelerinden yararlanın.

Geç saatlere kadar televizyon izlememeye özen gösterin.

Mavi ışık kaynağı beyni kandırarak melatonin salgılanmasını baskılayacağı için gece yatmadan 1-2 saat öncesinde bilgisayar ve akıllı telefon ışıklarına maruz kalmamaya çalışın.

Gün içinde mümkün olduğunca günışığından yararlanın.

Yatmadan önce odayı havalandırın ve belirli aralıklarla yastık ve yataklarınızı değiştirmeye özen gösterin.

Bir Cevap Yazın