The New York Times Gazetesi’nin gidilmesi gereken 31 tatil listesinde 8’nci sırada yeralan Türkiye’nin gururu; Çeşme

 Ahmet Aydın AKANSU

Pırlanta tanecikleri gibi ışıldayan denizi, altın sarısı kumsalları, lüks plaj kulüpleri ve çılgın su sporlarının yanısıra Açık Hava Tiyatrosu’nda ağırladığı dünya starları Julio Iglesias, Tom Jones, Sting, Krista Berg, Pink Martini, Demis Roussos ve Jose Feliciano’nun konserleri Çeşme’yi dünya basınına taşıdı. 

 

Mesleğim gereği çok sık yurt dışına çıkan bir kişi olarak hiçbir zaman “Keşke şu ülke veya şu şehir de yaşıyor olsaydım” demedim. Çünkü 3 tarafı denizlerle kaplı cennet ülkemin bir de Ege Bölgesi’nin cennet köşeleriyle kaplı İzmir şehrinde yaşamak öyle her insana nasip olmaz. Her hafta sonu İzmir’in etrafındaki Seferihisar, Ürkmez, Gümüldür, Urla, Çeşme, Alaçatı, Mordoğan, Karaburun, Foça, Çandarlı, Dikili gibi cennet köşeleri gitmeye kalksa 10 hafta başka bir program yapmasına gerek kalmaz. Ege’nin, İzmir’in dünya çapındaki gururu olan ilçemiz Çeşme’yi defalarca yazmayı hak ediyor.

Çeşme’nin dünya kenti olmasının en önemli özelliği pırlanta ışıltılı denizi, altın sarısı incecik kumsalları ve birbirinden muhteşem koylarıdır. Tatil için Çeşme’yi seçtiğinizde bir de Şifne, Küçük Liman, Pırlanta, Paşa Limanı, Ilıca Plajı, Çiftlik, Altınkum, Çatal Azmak, Sakızlı Koyu, Tekke Plajı, Ayayorgi arasında tercih yapmakta zorlanırsınız. Altınkum, kuzey rüzgarlarını almadığı için durgun denizi ve pırlanta koyları yle herkesi büyüler. Tunç çağından kalma çok önemli tarihi eserlerle bezenmiş Ildır ve eskiden cüzzamlıların yaşadığı bir manastır olduğu söylenen ve yarım ay şeklinde doğal bir yapıya sahip olan Ayayorgi, beach clubleri ile ünlüdür. Zaten bunu günlük bir milyonun üzerindeki tirajıyla ABD’nin medya devi, 160 yaşındaki The New York Times gazetesinin gidilmesi gereken 31 tatil listesinde 8’nci sırada göstermesi doğrulamıyor mu?
Gündüz güneş, kum, gece eğlence
Plajlarında ünlülerin cirit attığı beach clubları, eğlencenin sabaha kadar sürdüğü gece kulüpleri çok popülerdir. Günübirlik tekne gezintisiyle koylarını keşfedebilirsiniz. Hayatın denizle güzelleştiği Çeşme’de su altının gizemli dünyası da önemli bir turistik cazibe alanı. Ne kadar kalabalık olsa da cazibesini yitirmez. Bunaltan bu sıcaklarda kendinizi pırlanta ışıltılı denizine atmadan önce sabah veya akşam serinliğinde eski taş evlerle süslü dar sokaklarını mutlaka gezin. Birbirinden şık mağazaların yer aldığı İnkılap Caddesi’nde defalarca yürüsem sıkılmam. Çünkü çok renkli bir yerdir.


Bir de tatlı düşkünü biri olarak o cadde üzerinde bulunan Rumeli Pastanesi’nde sakızlı dondurma yemeği ihmal etmem. 72 yıldır dededen toruna üç kuşaktır sakızlı dondurma ile damaklarda iz bırakan Hüseyin Mersin’in eşi, oğulları ve gelinleri ile çok özel hazırlanan sütlü sakızlı, karadut, kavun, çilek, kakao, yaban mersini ve tahinli 30 çeşit dondurması adeta parmakları ısırtıyor.


72 yıllık Rumeli Pastanesi
Çeşme Çarşısı’nda 1945’ten beri hizmet veren Rumeli Pastanesi, ‘sakızlı dondurma’nın doğduğu yer olarak biliniyor. Mübadeleyle göç eden Selanikli Osman Mersin’in, Çeşme’de tanışıp evlendiği eşi Şadiye Hanım’ın çeyiz olarak getirdiği masa ve birkaç sandalyeyle açtığı o tatlı ve dondurma dükkanı günümüzde bir yandan dededen toruna geleneksel damak lezzetini yaşatırken, bir yandan da genç kuşağın yenilikçi fikirleriyle büyümeye devam ediyor. Çarşıdaki tek katlı taş binaya bu yıl Ilıca, Alaçatı ve Dalyan Yolu’nda üç şube daha ekleyen Rumeli Pastanesi’nin işletmecisi Hüseyin Mersin, uzun süre babasıyla birlikte yürüttüğü işi şimdilerde biri İngilizce işletme, diğeri gıda eğitimi alan ama mesleklerinin yerine dedelerinin izinden gitmeyi tercih eden oğullarıyla sürdürüyor. Rumeli Pastanesi 3’ncü şubesini Çeşme Belediyesi’nin karşısındaki Rıdvan Oteli’nin altında açtı.


Kruvaziyer gemileri de canlandırdı
Günümüzde Çeşme kalitesini koruyarak yeni mekanlara kavuşuyor, Çeşme’ye bir kere gelen yine gelmek için can atıyor. Beach Club’ları ile, yeni 5 yıldızlı otelleri ile, son 10 yılın gelişen güzel kasabası Alaçatı ve butik otelleri ile, enfes restoranları ve eğlence mekanları ile Ege’nin gözdesi. İstanbul’dan uçarak İzmir’e 45 dakikada, oradan da otoyol ile Çeşme’ye sadece 45 dakikada varabileceğini keşfeden İstanbullu turist son yıllarda Çeşme’yi tercih etmeye başladı. Yurtdışından kaliteli turist kesimi de Çeşme’yi keşfediyor. 2012 yılında yurtdışından kruvaziyerler de Çeşme’ye gelmeye başladı. Çeşme limanına Italya’dan feribotlar da gelmektedir. Pek yakında İstanbul-Alaçatı arası direkt deniz uçakları ile seferler de başlayacaktır.


Sakin ve huzurlu yapısını korumuştur
Son yıllarda Çeşme “sosyetik” olarak tanımlanmaya başladıysa da Çeşme aslında her zaman sakin ve huzurlu yapısını korumuştur. Tatilinizde ne arıyorsanız Çeşme’de bulmanız mümkündür. Şifne’de ufak balık restoranları, Ilıca ve Boyalık’ta upuzun ince kumlu plajlar, Altınkum’da bir o kadar el değmemiş sahiller, Çiftlikköy’de “böcek”, yani ufak ıstakoz restoranları, Çeşme’nin her yerinde esen rüzgar ve serinlik, Alaçatı’da çok güzel korunmuş Rum evleri ve mis gibi çiçek kokuları ve begonviller arasında daracık sokaklar. Bunların yanısıra eğer hareket arıyorsanız unutmayın ki Alaçatı dünyanın en gözde rüzgar sörfü ve kite sörf merkezlerinden biri haline gelmiştir. Eğlence arıyorsanız bunu da fazlasıyla bulursunuz; başı çeken mekanlar Aya Yorgi koyunda bulunmaktadır. Neredeyse her akşam inanılmaz eğlenceler, müthiş konserler sizi beklemektedir.

 

Bir Cevap Yazın