Şarkı, şiir ve kitaplara konu olan ve dünya insanının tanıdığı kent BODRUM

Ahmet Aydın AKANSU

Beyaz badanalı ve renk renk begonvil çiçekleri kaplı evleriyle turizmde Türkiye’nin dünyadaki gururu olmayı başaran Bodrum, turkuaz renkli denizi, eşsiz güzellikteki koyları ve hareketli gece hayatı ile tam anlamıyla bir cennet. Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın kitap ve şiirleri ilk tanıtım ateşini yaktığı Bodrum, mavi turları, ünlülerin tatil tercihini yaptığı, Uluslararası Bodrum Kupası ile Barselona, Londra, Paris gibi dünya  kentler arasına girdi.

Bodrum’da hayat o kadar coşkulu, renkli ve eğlenceli akıyor ki en durgun insan bile ortama ayak uydurmak zorunda kalır. “Bodrum” sözünü duyan herkimse derinden bir iç geçirir. Yerli ve yabancı pek çok ünlü bile yaşamların geri kalanını Bodrum’da geçirmeyi tercih etmişler.

“Mavi ve yeşil öylesine derin ve tatlıdır ki; değil insanları, taşları ve duvarları bile kendisine çeker. Dünyanın en güzel ve saf mavisi buradadır” sözlerini Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı 89 yıl önce söylemiş. Bir de onun şu sözünü Bodrum girişine koymuşlar; “Sanma ki geldiğin gibi gideceksin, senden öncekiler de böyleydiler. Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler”.

Öyle de oldu. 1980 yılında Halikarnas Disko’da fotoğrafçılıkla başlayan Bodrum tutkusu her yıl en az 3-4 kez gittiğim bir yer oldu. TRT İzmir Radyo ve Televizyon Müdürlüğü’nün çeşitli programları nedeniyle Bodrum yarımadasının etrafında bulunan Turgutreis, Yalıkavak, Gümbet, Bitez, Gümüşlük, Türkbükü, Gündoğdu, Ortakent, Torba’ya defalarca canlı yayınlar yaptık.


Erman Aras ve Uluslararası Bodrum Kupası
Yurt dışından ziyaretime gelen yabancı konukları kaç kez götürdüğümü hatırlamıyorum. Bodrum’un bir dünya kenti olmasında büyük çaba harcayanlara her zaman teşekkür etmişimdir. Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir, Türklerin büyük ses sanatçısı Zeki Müren, dünya starlarının organizatörü Ahmet Ertegün, sandalet ustası Ali Güven’i rahmetle anarken, Bodrum mandalinasını ilk ekenlerden ve İtalya Bodrum Fahri Konsolosluğu sırasında turizmin öncülerinden Çiftçi-Diplomat Ömer Aras ile bu yıl 29’ncusu yapılacak Uluslararası Bodrum Ahşap Tekne Yat Yarışları’nın mimarı Erman Aras bunlardan bazıları.

4 kuşak Bodrumlu Erman Aras da, ahşap teknelerin namını, geleneksel hale getirdiği Uluslararası Bodrum Kupası Yelkenli Ahşap Tekne Yat Yarışı ile dünyaya duyurdu. Her yıl ekim ayının 3’üncü haftasında en az 100 tane ahşap teknenin rengarenk yelkenlileri ile denizi şenlendirmesi bir hafta sürüyor.


Barbaros Yatçılık tek turda iki ülke gezdiriyor
Her yıl Bodrum Cup yarışlarına sponsor olan ve yarışlar sırasında tanıştığım Barbaros Yachting’in sahibi Barbaros Güneş, yat turizminde çekirdekten yetişip, işe gemicilikten başlayıp kaptanlığa kadar yükselerek, Avrupa’nın en prestijli yatçıları arasına girmişler.

Her yıl katıldığı yerli ve yabancı ülkelerdeki fuarlarda “Mavi Yolculuk” ile ilgili A kalite hizmetlerini tanıtan Barbaros Yatçılık, gerek özel kiralama gerekse kabin kiralama olarak misafirlerine dünyaca ünlü guletleri ile Bodrum, Marmaris ve Göcek başlangıçlı turların yanı sıra bölgenin Yunanistan adalarına yakınlığı sayesinde her iki ülkeyi tek bir turda gezdirme imkanı da sunuyor.

Her bütçeye uygun mavi yolculuk yapma imkanları sunduklarını belirten Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm İşletme mezunu Barbaros Yatçılık Yönetim Kurulu Başkanı Barbaros Güneş, “Müşteri odaklı hizmet anlayışı temel ilkemizdir. Misafirlerimizin geri bildirimleri doğrultusunda sürekli kendimizi ve ürünlerimizi yenilemeye çalışıyoruz. Bizimle ilgili detaylı bilgi www.barbarosyachting.com internet sitesinden edinilebilir.

Bodrum kalesin yanından dünyaya
Turizmi canlandırmak için konuk edilen İngiliz Gazetecileri yaptığı eserlerle kendine hayran bırakan Kültür ve Turizm Bakanlığı cam sanatçısı Nasuf Cömert’in Osmanlının en değerli cam ürünlerinden biri olan Çeşm-i Bülbül çalışmaları Bodrum’dan dünyanın her ülkesine hediye götürülüyor. 1970’li yıllarda tanıştığı cam sanatının o günden sonra hayatının vazgeçilmezi olan Nasuh Çömert, Bodrum Kale’sinin önüne kurduğu tezgahı ile turistlere görsel şovlar sunuyor. 1992 yılında Kültür Bakanlığı’ndan aldığı davet üzerine Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde antik üfleme cam sanatı ve Osmanlının en değerli cam ürünlerinden biri olan Çeşm-i Bülbül çalışmalarını uygulamalı olarak bu sanata ilgi duyanlara öğretiyor. Bodrum’un adını duymak bile insanın içini ferahlatıyor. Büyük kentlerin karmaşası ve yoğunluğunu yaşayanlar için mükemmel bir kaçış noktası. Allah öyle bir güzellik bahşetmiş ki insan 50 kez de görse doyamaz inanın.

Bir Cevap Yazın