Kim doğru? Kim yanlış?

ilhan İlhan UÇKAN

İnsanların “doğru” kişiye dönüşmeleri sadece kişilikleriyle ilgili bir şey değil. Bu öylesine “zaman”la, “tecrübe”yle,
“tatmin olmak”la ilgili bir durum ki… Zamanla ilgili, çünkü; her şeyin bir doyma, bir “olma” zamanı var. O zaman gelene kadar hiç durmadan biriktiriyoruz. Sonra bu biriktirdiklerimizden oluşan “doğru” ve “yanlışlardan bir “oran” yaratıp, bir “hayat” kuruyoruz.

Bazılarımız için bu zaman kısayken, bazılarımız içinse inanılmaz derecede uzun. Tecrübeyle ilgili, çünkü; bazılarımız bu geçen zamanda yaşadıklarından ders çıkarır, bazılarımız gerçeklerden kaçma yolunu seçip, bir türlü çıkarması gereken sonuçlan çıkarmadığı için engebeli yollarda sürdürür hayatını.
Yaşadıklarından ders çıkarmak yerine, “kendi hayatını kurmak” yerine ezbere bir razı oluşla hiç durmadan savrulur gider hayatın içinde… Tecrübe edinmez, dönüp de kendine bakmaz çünkü.
Tatmin olmakla ilgili, çünkü; insan zamanla kazandığı tecrübeyle kendi yapabileceklerini bilir. Hayallerini aslında kendisinin gerçekleştirdiğini bildiği için onları güzel, tatlı zamanlara dönüştürür.

Hayallerini, kendisi için bir umuda, hayatın tadına, keyifli bir yolculuğa dönüştürür. O zaman bir doygunluk halinin nasıl bir tadı olabileceğini, beklentilerini yalnızca kendisinin gerçekleştireceğini, şansını yönlendirmenin mümkün olduğunu da bilir. Ve “hazır” olanı beklemek yerine, onu kendi yapar. Hayatını kendi kurar.

Elbette güzel bir ilişki, sizin nasıl bir tavır içinde olduğunuzla, karşınızdaki kişiyi nasıl sizin için “doğru” hale getirdiğinizle, beklentilerinizin onunkilerle nasıl denk geldiğiyle ilgilidir. Ne zaman ki karşınızdaki kişiyi korkularıyla,
beklentileriyle, sevgileriyle, nefretleriyle görebilecek hale gelirsiniz, işte o zaman birden aslında hiçbirimizin birbirimizden pek de farklı olmadığımızı fark ediverirsiniz.

“Doğru” olmayan “zaman” mı? Belki henüz hayattan tam olarak ne beklediğinizi bilmiyorsunuz. Belki bir insanın
bu bilmediğiniz hayatınızın içinde nasıl bir yerde duracağını da bilmiyorsunuz… Bilmediğiniz bir hayatta kendinizi
tesadüflere bırakmış gidiyorsanız, aslında rüzgâra göre hareket ediyorsanız, kimin “doğru” kimin “yanlış” olduğu
biraz birbirine karışmıyor mu sizce de?

Bir Cevap Yazın