Yalnız değilsin! Tek başınasın…

13140621_1707825746124927_440525780_n-in Her an her yerde etrafımızda bir sürü insanın varlığını hissediyoruz.

Kimine dost, kimine arkadaş diyoruz.

Bazıları ailemizi, bazıları ise iş ortamımızı oluşturuyor.

Hatta bazıları, sanal ortamlarımızda bizim için büyük bir yer kaplıyor.

Buna rağmen ne hissediyorsunuz?

Yalnızlık mı?

Yalnız değilsin…

Tek başınasın…

Hayatla ilk bağlantıyı kurduğun andan itibaren aslında tek başınasın.

Tek başına olduğumuzu ne yazık ki unutuyoruz.

Halbuki  bir spermken ne kadar güçlüydün, kazanman gereken bir yarış varken, enerjik ve coşkuluydun en önemlisi tek başınaydın.

Ta ki yumurtayla buluşana kadar…

Zafer  sarhoşluğu ile yumurtaya teslim olduğun anda başladı bağımlılığın.

Tek başınalığı bize ilk unutturan, anne karnında annemize kordonla bağlanmış olmamız.

Annemize sıkı sıkı tutunmaya başladığımız andan itibaren korkuyla da tanışmış oluyoruz. Kaybetme, terkedilme, korkusu…

işte o korku bize tek başınalığı unutturarak yalnızlık duygusu ile tanıştırıyor.

Anne ile bağımız olan kordon kesilerek doğum gerçekleştiğinde ise ilk korkumuz gerçekleşmiş oluyor böylece.

Terkedilmişlik duygusu…

İşte bu yaşadığımız ilk travmamız.

Sonrasında da…

Hayata gözlerimizi açıyoruz ve ihtiyaçlarımızın karşılanmasını birilerinin varlığına yüklemeye başlıyoruz.

İlk yıllarda yapabileceğimiz başka bir çözüm yokken, ilerleyen yıllarda özgür kalabilecekken, bu bağımlılıklar hoşumuza gitmeye başlıyor.

Her an her yerde birilerin varlığı bize güç veriyor, daha doğrusu güç verdiğini sanıyoruz.

Bağımlılık sayılarımızı her geçen gün arttırarak yaşamaya devam ediyoruz.

Eş, çocuk, iş, ev, kariyer, para, mal-mülk, hatta sigara, alkole varana kadar bir sürü şey…

Bu bağımlılıklarla avutuyor, uyutuyoruz kendimizi.

Ömür dediğimiz, sayılı yıllarımız da  tek tek gitmeye  devam ediyor.

Peki yine de ne oluyor da onca kalabalığın içinde derin bir yalnızlık ve eksiklik duygusu duyuyoruz?

Kabul edelim:

Aslında tek başınayız.

Tek başınalık gücü temsil eder.

Tek başınalık ayakta kalmayı temsil eder.

Tek başınalık kendine güveni temsil eder.

Tek başınalık varoluşumuzu gösterir bize.

Tek başına olduğumuzu kabul ettiğimizde hayatın kendi ellerimiz arasında olduğunu da kabul etmiş oluruz.

İşte o zaman sadece kendi gücümüzle hareket ederiz.

Kendi gücüyle hareket eden kişi ise hiçbir zaman hayal kırıklığına uğramaz ve asla kendini yalnız hissetmez.

Çünkü o tek başına büyük bir kalabalığı temsil eder.

Bir Cevap Yazın