Çocuğunuz hiperaktifse üzülmeyin!

Aşırı hareketli bir çocuğa sahip olan anne, çocuğunun bu kontrolsüz hareketlerinden dolayı çevresi tarafından sürekli eleştirilmektedir.  Bu durumda anne sosyal ilişkilerine çocuğu yüzünden gem vurduğu için hem çocuğu suçlar hem de kendisini mutsuz eder ve sıkıntıya sokar. Çevrede Hiperaktif çocukların hep olumsuz yönleri ön plana çıkar.
Oysa hiperaktif çocukların olumsuz özellikleri kadar olumlu yönleride vardır.
İşte bunlardan bir kaçı…

1- Hareket, Konuşma, Düşüncede Zenginlik ve Fazlalık

Burada öncelikle bilinmesi gereken bu çocuklarda bir zenginlik ve fazlalığın olduğudur. Bu fazlalık bazen harekette, bazen konuşmada, bazen de düşünce içeriğinde olabilmektedir. Hiperaktif çocuklar bir başka deyişle hareketli çocuklardır. Koşmak, oynamak, zıplamak, dolaşmak gibi. Fazlalık sadece fiziki hareket olarak düşünülmemelidir. Bu çocuklarda konuşmada ve düşünmede de fazlalık vardır. Çok konuştukları, hızlı ve yüksek ses tonuyla konuştukları bilinmektedir. Hatta çok ve sonu gelmeyen sorular sormaktadırlar. Örneğin kalem kutusunu gösterip ‘bu neden yapılmış’ diye sorduklarında anneden cevaba ‘o neden yapılmış’ ‘niye yapılmış ya da kim yapmış’ diye pek çok soruyu birlikte sormaktadırlar. Anne artık sorulara cevap veremez hale geldiğinde ‘Allah yaratmış’ cevabını verir. Çocuk ise ‘onu kim yaratmış’ der anne bu soruya cevap veremez ve konuyu değiştirmeye çalışır. Fakat çocuğun sorularının sonu gelmez ve anneye bana cevap vermiyorsun diye kızar ve onu sıkıştırmaya devam eder. Çoğunlukla konuşmaları bu şekilde devam edip gider.
Özellikle hiperaktif çocukların düşüncelerinde de hareketlilik ve fazlalık vardır. Kafalarında pek çok düşünce, fikir, istek, dilek, projeler ve hayaller vardır. Bu projeler devamlı çoğalır, değişir, farklılaşır ve gelişirler. Düşüncelerindeki hareket ve fazlalık öğrenmeyi ve kısa süreli belleği olumsuz yönde etkileyebilecektir.

2- Zekidirler…

Bu gruptaki çocukların zeka düzeyi normal veya normalin üzerinde yer almaktadır. Bu durumu uzmanlar parlak zeka diye sınıflandırabilmektedirler. Bazen de zeka düzeyinin dahi denilebilecek düzeyde olduğu görülebilmektedir. Bununla beraber bu çocuklar zeki olmalarına rağmen çok basit durumlarda veya hesaplarda zorlanabilmektedir. Bu durum ailelerini ve öğretmenlerini şaşırtabilmektedir. Okullar bu gibi bir durumla karşılaşıldığında çocuğu, hemen rehberlik servislerine yönlendirmektedir. Rehberlik merkezinde çocuğa zeka testi uygulandığında ise sonuçlar genelde normalin üzerinde çıkmaktadır. Aile bu durum üzerine, müdüre veya öğretmene ‘Siz bizi boşa boşuna rehberliğe gönderdiniz. Gördüğünüz gibi çocuğun zekası normalmiş!. Siz çocuğumuzu anlayamadınız hatta birde çocuğumuzu suçladınız’ diye sitem edebilmektedirler.
Hiperaktif çocuklar zekâ kapasiteleri normal ve çoğunlukla normalin üstünde yer aldığı için zekâ geliştirici oyuncaklardan, oyunlardan çok hoşlanırlar. Bu tür bir oyuncakla saatler boyu oynayabilirler. Bu tür oyunlarla oynarlarken bazen yanlarında büyükleri isterler. Büyüklerin onlara bir şeyler öğretmesinden zevk alırlar. Pek çok kere sorular sorarlar Özellikle okulda öğretmenlerine akla gelmeyecek sorular sorarlar. Öğretmeni veya aile bireylerini sordukları sorularla şaşırtırlar. Hatta bıktırırlar, bezdirirler, şok ederler. Akıllarına her an ne gibi bir soru gelebileceği bilinemez.

3- Yaratıcı Fikirlere Sahiptirler

Hep yeni şeyler öğrenmek, bilmek ve görmek isterler. Her yeni oyuncak alındığında hem kendileri hem de aileleri artık uzun bir süre bir şey istemeyecek sanırlar. Ama çok kısa bir süre içinde yeni şeyler talep ederler.
Bir şeyleri birleştirerek, karıştırarak, ilaçlar, kokular, güzellik kremleri bulmaya çalışırlar. Bazen annelerinin pahalı ve değerli makyaj malzemelerini bu uğurda yok edebilirler. Hatta bu durumdan dolayı sert bir eleştiri almış olsalar bile birkaç dakika sonra onları yine yeni bir buluş çalışması içinde bulabilirsiniz. Hep farklı seçenekleri araştırarak yeni buluşlar peşinde koşmaktadırlar. Beyinlerinde çoğunlukla ‘nasıl’ ve ‘neden’ soruları dolaşır. Beyinlerinde yüzlerce, binlerce soru hızla hareket etmektedir. Bu sorulara aile veya öğretmenleri cevap verdikçe azalmaz hatta çoğalır. Hiçbir engel ve kızma onları yıldıramaz ve durduramaz.
Onlar her yenilgiden yeni bir proje ile çıkarlar. Aletlerle oynamayı çok severler. Hep bir şey icat edeceklerini hayal ederler. Bu hayallerini rüyalarında bile görürler. Babalarının alet çantasını karıştırarak evdeki elektrik aletleriyle kendilerine elektrikle çalışan devreler yaparlar. Büyüdüklerinde ise motorlar yaparlar.

4- Hiç Kimsenin Başaramayacağı Şeyleri Başarırlar!

Hiperaktifler sürekliliği devam ettirmekte zorlanırlar. Hiç kimsenin başaramayacağı olayları başarırlar. Zekâları ve yaratıcılıkları çok ön planda oldukları için, olmayacak gibi görünen pek çok olayı başarırlar ve problemleri çözerler. Hatta en zor, kimsenin çözemeyeceği problemlerin altından rahatlıkla kalkarlar. Bazen inanılmaz işler başarırlar. Kimsenin yapamayacağı işleri üstlenirler. Bu zor işlerin üstesinden gelirler. Fakat işlerin sürekliliğini götürürken zorlanırlar ve süreklilik sağlayamazlar. Bir süre sonra sıkılırlar, bıkarlar, yorulurlar, havlu atarlar.
Çoğunlukla aileleri ve çevrelerindeki kişiler onların maymun iştahlı olduklarını söylerler. Hatta çabuk sıkılıp, iş değiştirdikleri için onları eleştirirler. Çok hızlı konu değiştirmek isterler. İş yaparken de işten işe atlarlar. Bir işi bitirmeden ikinciye veya üçüncüye atlarlar. Örneğin aynı anda pek çok kitabı okumaya başlarlar her bir kitaptan 3/5 sayfa okurlar, birinden sıkılıp diğerine okumaya geçerler dolayısıyla kitapları bitiremezler.
Ellerinde yarım bıraktıkları pek çok kitap vardır. Pek çok işi aynı anda yapmak isterler. Bir işle yetinmezler. Aynı anda iki, üç, dört işi birlikte yapmak isterler. Yaptıkları işlerden sıkıldıkları için iş yaparken değiştirmek onları rahatlatan ve yaptıkları işe olan konsantrasyonlarını arttıran bir durumdur. Bir işte sıkıldıklarında dikkatleri kaybolur veya azalır. Yeni işe geçtikleri zaman dikkatleri taze ve yoğundur.
Grup içinde olmak, grupla iş birliği yapmakta onların hoşuna gider. Grup içinde olmak onları motive eder, hızlandırır. Onlar yarışmaktan hoşlanırlar. Grup çalışmaları aynı zamanda yarışma ruhunu desteklemektedir. Yarışmaktan hoşlanırlar, ama kıyaslanmak ve kaybetmekten hoşlanmazlar.

5- Sosyal Ortamlara Uyumludurlar

Özellikle her sınıfta en az bir tane bu özelliği taşıyan çocuğun bulanabilme riski yüksektir. Bazen aynı sınıfta benzer özellikler taşıyan birden fazla çocukta olabilmektedir.
Bir sınıfta bir çocuk bile kendisinin, arkadaşlarının ve öğretmeninin dikkatini bozabilmekte ve onları sinirlendirebilmektedir.
Psikolog veya okulun rehber öğretmeni, bu tür özelliği olan çocukların birbirinden uzakta oturtulmasını öğretmenlerinden istemektedir.
Öğretmenleri ne kadar uzak oturtursa da onlar yine sıraları, masaları atlar, mesafeleri aşar birbirlerine girerler. Zaman zaman birbirlerine karşı kızar küser veya saldırgan davranışlar gösterirler. Aynı bir mıknatısının iğneleri çektiği gibi onlarda her ortamda ve durumda birbirlerini bulurlar. Yan yana oturmak yakın arkadaş olmak isterler. Bazen birbirlerinden hoşlanırlar. Bazen de birbirleriyle sert, kırıcı eleştiriler, tartışmalar, kavgalar içine girebilirler.
Aileleri sakin, sessiz, uslu, efendi çocukları değil de; nerede huysuz, hırçın, söz dinlemez, hareketli çocuk varsa onları bulurlar ve onlarla oynarlar. Sakin ve sessiz çocuklardan hoşlanmazlar demektedirler. Bir süre sonra kendileri gibi çocuklarla aralarında tartışmalar, gerginlikler, kıskançlıklar, kavgalar yaşarlar.
Başlarda birbirlerini çok sevmelerine rağmen bir süre sonra küserler ve ilişkileri biter. Hatta çok sert tartışmalar yaşarlar. Böyle durumlarda sınıfta hem kendileri dersi dinleyemez hem de öncelikle yanlarındaki ve sonra sınıftaki tüm arkadaşlar bu durumdan olumsuz etkilerinler.

6- Liderlik Özellikleri Vardır

Kolay grup kurarlar. İnsanları bir fikrin etrafında toplayabilirler. Koruyucu, kollayıcıdırlar. Herkesin adına düşünür ve onların gözünden olayları görürler. Herkese yardımcı olmak, destek vermek isterler. Kalabalıktan, insanlarda hoşlanırlar. Yeni, farklı, değişik fikirleri vardır. İnsanlar onların fikirlerini beğenir, sever, değişik bulur. Ve arkalarından gitmek isteyerek giderler. Hayata onların hevesleri, istekleri, acelecilikleri geçer. Çevrelerindeki kişiler, arkadaşları bu coşkuyu hissederler, görürler, alırlar ve onlarla olmaktan zevk alırlar. Onları dinlemek onların yeni fikirlerini öğrenmek, değişik, farklı, hoş gelebilir.
Yaratıcı ve yenilikçidirler. Hep yeni fikirler, kişiler, ortamlar isterler. Hareket içindedirler, hızlıdırlar. Bahçede oyun grupları kurarlar veya bu grupları değiştirir, yapılandırırlar. Okulda münazara, çalışma grupları kurarlar. Sınıf başkanı veya kol başkanı olmak isterler. Sınıf içi seçimlerde rakipleriyle kıran kırana mücadele ederler. Okulun veya mahallenin futbol takımını kurar, genellikle kaptan veya idareci olurlar. Muhtar, belediye başkanı veya siyasetçi olurlar. Başbakan ya da cumhurbaşkanı bile olabilirler. Başkaları adına savaşmayı ve bir felsefelerinin olmasını severler.

Bir Cevap Yazın