Cildin Yapı Taşları ve Gençleşme Uygulamaları

bilkay-28Prof. Dr. Ufuk BİLKAY

Kollajen, hyaluronik asit ve elastin cildimizde var olan önemli yapıtaşlarıdır. Çocukluk ve gençlik dönemlerin­de vücudumuzda ve cildimizde bol miktarda bulunduğu için güzel, taze, canlı ve genç görünmemizi sağlarlar. Bu güne kadar genç görünmek ya da gençleşmek adına ya­pılan uygulamalarda ve söylemlerde devamlı kollajen üretiminden ve hyaluronik asitten söz edilmiş ve elastin hep göz ardı edilmiştir.

Elastin aminoasit ve peptidlerden oluşan ve bağ dokusundaki en yaygın hücre olan fibroblastlar tarafından üretilen bir yapı taşıdır. Elastin derinin üretken tabakası olan dermiş dediğimiz alt tabaka­da bulunur ve cildin elastik, esnek olmasını sağlamaktadır.

Kollajen cildin dolgunluğundan ve dayanıklılığından, hya­lürunik asit dolgunluk ve nem dengesinden sorumlu iken, elastin cildin sıkılığından ve lastik gibi esnek kalmasından sorumludur.

Yaşlandıkça cildimiz dolgunluğunu, nemini, dayanıklılığını ve elastikiyetini kaybetmektedir. Bunun sebebi de kişi yas aldıkça cildimizin kollajen, hyaluronik asit ve elastin dediği­miz yapıtaşı miktarlarının azalmasıdır.

Eksiksiz bir cilt tedavisinde hyaluronik asit, kolajen ve elas­tinin yeri çok önemlidir. Cildimizi çekip gerdiğimizde eski haline dönmesini sağlayan madde elastindir. Cildimizin bu yapı taşları eksildikçe, tedavi sürecinde bu maddeleri nasıl yerine koyabilir sorusu en önemli soru ola­rak karşımıza çıkmaktadır.

Hepimiz kaybettiğimiz hyalüronik asit, kolla­jen ve elastin içeriği­mizi, bu maddeleri içeren kremleri kullanarak gidermeye ve cildimizi tedavi etmeye çalışıyo­ruz. Oysa içeriği ne olursa olsun, deriye dışarıdan sürü­len herhangi bir krem hücresel düzeyde tedavi sağlayacak miktarlarda derin tabakalara inememekte, sadece cildimi­zin yüzeyinde ince bir film tabaka oluşturarak epidermal tabaka denilen yüzeysel katmanı nemlendirmekte, cildi te­davi etmeden güneş, rüzgâr ve toz gibi dış etkenlere karşı cildimi­zi koruyabilmektedir. Oysa yıpranan ve yaş­lanan cildin tedavisi sadece korumanın ötesinde başka bir şeydir.

Yaşlanan cildi gerçek anlamda tedavi edebilmek için zamanla eksilen yapı taşlarını, gerekli vitamin ve mineral­leri mutlaka derinin içine bir şekilde enjekte etmek gerekmektedir.

Hyalüronik asit eksikliği en etkili bi­cimde bu maddeyi içeren dolgu maddeleri ile doğrudan giderilebil­mektedir.

Unutulmaması gereken nokta yüzü­nüze ze uygulayacağınız hiç bir nem­lendirici krem hyaluronik asit enjeksi­yonları kadar etkili ve değildir.

concept of cosmetic skin care.

Yine yaşlandıkça eksilen pek çok besleyici madde ve vitaminler, bu maddelerin mezoterapi uygulaması yoluyla doğrudan cilt içine verilmesi seklinde yerine konabilmektedir.

Kollajen ve elastin eksikliğinin gide­rilmesi ise uygulama bölgesine bol miktarda kök hücre ve büyüme fak­törleri taşıyabilen PRP ve yağ enjek­siyonları ile mümkün olabilir.

Kollajen ve elastin eksikliğinin gideril­mesi için yardımcı yöntemlerden biri de cilt alti eriyebilen iplik uygulama­larıdır. Bu yöntemde içinde ince ipler bulunan çok ince iğneler cilt altına yerleştirilir, iğneler geri çekildiğinde ipler cilt altında kalmaktadır. Bu ipler derialtina değişik şekillerde yerleşti­rilmektedir. Yerleştirildikleri bölgede 14 gün içinde eriyerek vücudun ver­diği tepkiye bağlı olarak bir iyileşme prosedürü başlatmaktadırlar. Bu iyi­leşme yeni kollajen ve elastin yapısı meydana getirerek tedavi sağlamak­tadır.

Yine bu amaç ile kullanılan etkili yön­temler arasında; ultrasonik gençleş­me ve radyofrekans uygulamaları vardır. Cilt altına odaklanmış ultrson ve radyofrekans tedavileri yapıldığı zaman, derinin gerekli katmanlarında kollajen ve elastin liflerin sayısını art­tıran bir iyileşme süreci başlatmakta, bunun sonucunda cildimiz dolgun, gergin ve esnek hale gelebilmektedir.

Bir Cevap Yazın