Bir erkeğe değil de bir duruma aşık olmak!

ilhan İlhan UÇKAN

Biz kadınların en çok yaptığımız hatalardandır bir erkeğe değil de bir “durum”a aşık olmak, istediğimizin erkek mi ya da yaşadığı hayat mı olduğunu ayırt edebilmek hiç kolay değildir.
Oturduğumuz semtin en yakışıklısı ya da en zengini, çalıştığımız işyerinde patronumuz ya da yöneticimiz, belki de tanıdığımız kadınların en beğendiği erkek, gittiğimiz mekanlarda hep bir adım önde duran kişi, aslında hayatta bizden ve çevresindekilerden önde duran kişi aşık olunacak erkektir. Bir kadının birlikte olacağı erkek, ailesinin yaşattığı hayattan daha iyisini sunmalıdır ona. Bir kadının seçtiği erkek arzuladığı hayat biçimini temsil eder. Bu temsiliyeti en iyi yerine getiren erkekle beraber olmak, o hayatı yaşamasını sağlayacak olan kapının da anahtarıdır.
İstenen aslında erkekten çok bir hayat modelidir. Bir kadın için istediği tarzda böyle bir erkek bulmak zor değildir.
Zor olan onunla mutlu olmaktır.
O erkeğe rastlayacağı mekanlara gitmek, görüntüsünü o erkeğin hayat standardına göre değiştirmek, onun nasıl bir kadından hoşlanacağını tahmin ederek ona dönüşmek, o erkekle olmak için yeterlidir.
Birçok kadının kolayca düştüğü bu tuzak, aslında rekabet edeceğiniz çok sayıda kadın olacağı anlamına da gelir. Mükemmel olana ulaşmak için bir mükemmellik yarışıdır başlar…

O zaman etraf gözünüze sizinle aynı amaçları taşıyan başkalarıyla dolu görünür. Her kadının sizin gibi ona ulaşmak, sahip olmak istediğini varsayar ve onlardan daha iyi olmaya çalışırken gittikçe onlara benzemeye başlarsınız. Orijinal olmak gelmez de aklınıza, var olanların içinde yükselmeye çalışırsınız.
Bunu yaptıkça da kaybedersiniz. Bir erkek size istediğiniz hayatı asla vermez. Sizden başka hiç kimse size istediğiniz hayatı veremez. Yine hazır olanı arıyorsunuz demektir. Ama elde edeceğiniz şeyi yine de kendinize uydurmak,
belki yama yapmak, ya da kendiniz ona dönüşmek zorunda kalacağınız için mutlu olmak sizin için bir amaca dönüşecek. Zamanınızı asıl keyif alacağınız şeyleri unutup kendinize mutluluk reçeteleri yazarak harcayacaksınız.
Her zaman unutulan bir şey vardır, asıl ihtiyaçlarınız maddi değil, duygusal ihtiyaçlarınızdır. Sizi sevecek, şefkat gösterecek, size destek verecek biridir. Kendiniz olmanıza engel olmayan, övgüsüyle, sevgisiyle size güç veren biridir. Böylece kendinize güveniniz artar ve isteklerinizi birinin hazır olarak önünüze koymasını beklemek yerine, tam istediğiniz gibi olanı birlikte yaratırsınız.
Hayatın tadına işte o zaman doyum olmaz, ilişkiniz de son derece sağlam temellere oturur.

Bir Cevap Yazın