Nedeni belli ama…

jale gönülsu Jale Karasu

Anlat, anlat ki içinin sıkıntısı gitsin.

Anlat ki belki çare bulan olur.

Neyi anlatayım bilmiyorum. Günlerdir içimde bir sıkıntı, bir hüzün. Sebebi? Sebebi yok. Öyle işte.

Belki de yaşanan onca şey… Belki birikim. Sanki hiçbir şey yolunda gitmiyor. Her gün terör, her gün şehit. Bir seri katilimiz yoktu, o da oldu sonunda. Aslında adı seri katil mi? Katil mi? Bileni de yok.

Hamileliğim sırasında ‘Bebeğim Büyüyor’ diye bir program yapmıştım. Programın ana teması hamile bir bayanın gündelik yaşantısı idi. Aynı zamanda anne adaylarına rehber bir program. Biraz teatral izler taşıyan program çekimlerine, evimde başlıyor son durak artık neresiyse orada noktalıyordum. Anlayacağınız dış çekimleri bol olan bir yayındı. Enteresan olan benim bir tek gün bile yorgun düşmemiş olmam. (Mutlu olmanın hayatı sevmeyle yakından ilişkisi var.)

Programın son çekimi yine evimde geçiyordu. Hastaneye giderken yanınıza alacağınız eşyadan, ruh halinize kadar her şey var. Kızıma (doğmamış kızıma) bir mektup yazmıştım. Aslında bir anlamda özür mektubuydu bu. Bu kadar kirli bir dünyaya onu getireceğim için kendimi suçlu hissettiğim cümleler taşıyan ama bir gün sonra aynı saatlerde kucağımda olacağını düşlediğim oldukça duygusal bir mektup. Öyle ki, program yayınlandıktan sonra telefonlara yetişmek mümkün olmamıştı. Oysa o günlerde ne böylesine şehit haberleri ne tecavüz, taciz ne de vahşet haberleri bu kadar yoğundu. Yok muydu? Vardı tabii ki ama bu denli değildi. Telefonların çoğu ağlattınız bizi şeklinde olurken, diğerleri gelecekten bu kadar endişeli ve şuan ki durumu bu kadar vahim mi görüyorsunuz şeklindeydi. Kızım 2005 doğumlu yani şuanda 11 yaşında. Siz ne kadar çocuğunuzu şekillendirmeye çalışın çevresini şekillendiremiyorsunuz. Toplumlarda cahillik geçer akçe olunca yozlaşmanın (özünden uzaklaşma) önüne geçilemez.

12 saati televizyon başında tecavüzlü, dolandırmalı filmleri izleyen, kendisi dışında kimseye saygı duymayan, çıkarı uğruna her şeyin mubah olduğu yerde, kuşkusuz yozlaşmada, cahilde çok oluyor. Cahil insanı yönetmek kolay. Öyle en iyi okullara gitmekle de cahillik ortadan kalkmıyor işte. Peki, güçlü muhalefet hayalinin toplumu kurtarması mümkün mü? Artık birilerinin taşın altına elini koyması lazım. Bu cehaletten bir an önce kurtulmamız lazım. Farkında değil misiniz? Her geçen gün kendimizden veriyoruz.

Evet, mutsuzum, işin kötüsü umutsuzum. Çünkü çocuğum için hayal ettiğim bu değildi. Bu yaza endişeli girdim. Mutsuz, tatsız…

Allah sonumuzu hayretsin.

Bir Cevap Yazın