Vietnam – 4

Vietnam gezimizin artık sonlarına yaklaşıyoruz..

Gezi yazımın en başından beri zaman zaman yeri geldikçe Amerika- Vietnam savaşından bahsettim. Ama bugün Amerika – Vietnam savaşında Amerikan askerlerine ciddi kayıplar verdirilen ve günümüzde turistlerin ziyaretine açılmış olan meşhur Chu Chi Tünellerini kahvaltı sonrasında ziyaret ederek savaş günlerinde yaşanmışlıkları yerinde görmeye gidiyoruz.

Vietnam da, ABD işgaline ve saldırılarına karşı direnen gerillaya Vietkong adı veriliyor. Bu gerilla savaşçıları, Vietnamı, ABD lilere tabi yerinde ise dar etmişler. İnanılmaz tuzaklar, yer altında geçiş, saldırı ve kaçış sağlayan bir insanın nerdeyse hava alamayacağı kadar dar tünelleri bu alanda görebiliyorsunuz.

Bu tüneller değişik amaçlı kullanılıyor. En ilginçleri de saldırı amaçlı kullanılanlar. Orman içinde, bir çok yere yapılmış birbiri ile bağlantılı bu tünellerin belli yerlerde  çıkışına yapılan tahta kapağın üstü yapraklarla kaplı olduğundan fark edilmiyor. Daracık tünelde bekleyen, ABD askerleri yaklaştığında veya üzerinden geçtiğinde bir anda yerin altından çıkan Vietkong silahlı saldırıyı gerçekleştirip tekrar aynı delikten yok olup gidiyormuş. Vietnamlılar ufak tefek olduklarından bu tünellerin çoğuna sığma olanağım olmadı tabi ki.

Her taraf yeşillik olduğundan nerede ne olduğunu bilme olanağınız yok. Yürümekte olduğu yeşil zemine basıldığında zemin bir anda açılıyor ve üstündeki asker/askerler yer altına dizilmiş demir kazıklara düşerek ya ölüyor ya ağır yaralanıyor. Benzeri o kadar tuzak var ki sormayın gitsin..

Vietnam halkı Vietkonglara destek verdiği için her türlü silah mühimmat, tuzak v.b. özel şekilde imalinde görev almışlar. Bu imalatların ülke genelinde kullanılmasını sağlamışlar. Ormanlık bölgelerde gizleme son derece başarılı şekilde gerçekleştiriliyormuş.

Bölgeden ayrılırken size tabancadan, ağır makinalı tüfeğe kadar her türlü silahla atış yapabilme olanağı da sunuluyor. Tabi mermi bedellerini ödüyorsunuz..

 

Chu Chi Tünellerinden dönüşte bir köyün içinden geçerken gördüklerim karşısında burada mutlaka durulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan arabayı durdurtdum ve görülesi köy pazarındaki yaşamı fotoğraflamaya başladım. Açık et satışından, her türlü balık, sebze ve meyvenin satıldığı pazar yeri rengârenkti.

Köy ziyaretimiz sonrasında, 1926 yılında kurulan Cao Dao (Kaodaizm) dininin yayıldığı merkez olan Tay Ninh mabedini ziyaret ettik. Kaodaizm,1926 yılında Güney Vietnam’ın Tay Ninh şehrinde,   kendisine çok açık bir insan gözü şeklinde görünen Cao Dai  adlı bir ruhla sağladığı irtibat üzerine aydınlanan hükümet görevlisi Ngo Van Chieu tarafından ortaya atılarak kurulmuş tek tanrılı bir din olup özellikle incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bilinen tüm dinlerin kendilerince en iyilerini  alan bir düşünce yapısı üzerine kurulmuş olan bu dinle ilgili bilgilere internetten ulaşabilirsiniz..

 

Tay Ninh mabedi ve kısmen ayin kısmen namaz şeklinde gerçekleşen dini töreni görüp de etkilenmemek mümkün değil. Ziyaretimiz sırasında bu törene denk gelmemiz çok iyi oldu.

Dönüş yolculuğumuzda biraz dinlenme amaçlı olarak durduğumuz Mekânın sahibesi ilginç bir kişilikti. Bu kişi ülke yönetiminde söz sahibi olmuş üst düzey bir askermiş zamanında. Bu sebeple de o döneme ait fotoğrafın yer aldığı köşede birlikte fotoğraf çektirdim.

Yolculuk süresince yine ilginç görüntülere rastlıyoruz..

Akşam saatlerinde tekrar Saigon’a dönüyoruz ve yarın gerçekleşecek uzun yolculuk için dinleniyoruz.

 

 

Bir Cevap Yazın