Evlilik Sözleşmesi Nedir?

 ÖZCAN TOKUŞ – AVUKAT

Boşanma durumunda kadın, erkekten geri kalan hayatı boyunca “1.2 adet gümüş ve elyaftan yapılma  36 adet çanta” talep edildiği papirüse yazılı 2480 yıllık evlilik sözleşmesinin varlığı karşısında, evlilik sözleşmesinin geçmişten beri önem verilen bir olgu olduğunu belirterek evlilik sözleşmesi hakkında sizi bilgilendirmek istiyorum.

17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlükten kaldırılan Türk Kanunu Medenisinde yapılan önemli değişikliklerden birisi de, eşler arasındaki yasal mal rejiminin<<edinilmiş mallara katılma>> olarak kabul edilmiş olmasıdır.

Oysa, yürürlükten kalkan Türk Kanunu Medenisi’nin kabul ettiği yasal mal rejimi <<mal ayrılığı>> rejimi idi. Bu mal rejiminin evlilik birlikteliği sona erdiğinde eşler arasında büyük haksızlıklara yol açtığı, özellikle meslek sahibi kocanın lehine işlediği, ev işlerini yapan ve kocasının mesleğini yerine getirmesinde yardımcı olan kadının durumunun nazara alınmadığı yönündeki ağır eleştiriler bu rejimin yasal rejimi olmaktan çıkarılmasına neden olmuştur.

Yasal mal rejiminden kasıt da, evliliğin gerçekleşmesiyle eşlerin kanun gereği kendiliğinden kabul etmiş oldukları mal rejimidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle 01.01.2002 tarihinden itibaren yapılan evliliklerde ve bu tarihten evvel yapılmış olsa dahi tüm evlilik birlikteliklerinde 01.01.2002 tarihinden itibaren elde edilen kazanımlara artık bu rejimin uygulanacak olmasıdır.

01.01.2002 tarihinden önce edinilen mallar için mal ayrılığı rejiminin, bu tarihten sonraki dönem için paylaşımlı mal rejiminin uygulanacağı ilkesi getirilerek tasfiye sürecinde Anayasanın 10. maddesi ile belirlenen eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı gibi adeta iki ayrı hukuk kuralının uygulanacağı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine iptali amacıyla gidilmişse de, Anayasa Mahkemesi 18.09.2008 tarihli kararıyla << Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında ayırım yapan bir düzenleme getirilmediği, her iki eşe de eşit haklar tanınarak objektif hukuki durumlar yaratıldığı>> belirtilerek başvuruyu reddetmiştir.

İşte halk arasında evlilik sözleşmesi olarak tanımlanan sözleşmenin esası, << mal rejimi sözleşmesi>> dir. Bu sözleşme ile eşler, kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler. Mal rejimi sözleşmesi ile evlenme öncesi veya sonrasında eşlerin sahip oldukları veya olacakları malların ne şekilde paylaşılacağı ve söz konusu malların kime ait olacağına belirlenir.

Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilmektedir. Ancak, küçükler ile kısıtlılar açısından, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorunluğu bulunmaktadır. Her iki zamanda yapılan sözleşme bu şartla geçerli sözleşmedir. Eşler,  evlilik süreci içerisinde de sözleşme ile belirlemiş oldukları mal rejimini kaldırabilir veya değiştirebilmektedirler.

Ayrıca bu sözleşme ile, eşler bir mesleğin yerine getirilmesi veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını, kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını kabul edebilirler.

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.

Eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar olarak tanımlanan artık değere katılmada mal rejimi sözleşmesiyle başka bir esas kabul edilebilir.

Eşler mal rejimi sözleşmesini, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapabilir veya evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Bunun dışında yapılmış sözleşme geçerli bir sözleşme olmayacaktır.

Mal rejimleri, mahkeme tarafından mal ayrımına geçilmesi, boşanma veya evliliğin iptaline karar verilmesi, başka bir mal rejimini kabulü, eşlerden birinin ölümü hallerinde sona erer. Ayrılık kararı verilmesi halinde de hakim ayrılığın süresine ve eşlerin durumuna göre de mal rejimini kaldırabilir.

Tüm bu nedenlerle ileride herhangi bir mağduriyetin oluşmaması için evlilik sözleşmesinin bir avukata danışılarak hazırlanmasında yarar bulunmaktadır.

Bir Cevap Yazın