NEHİR AKANSU’NUN PEŞİNDEN İspanya Santiago, Portekiz Porto

Ahmet Aydın AKANSU

İzmir’den çıkıp Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı yaylı sazlar bölümünü kazanmasıyla başlayan değişik ülkelerdeki konserlerini izlemeye gittiğimiz kızımızın sayesinde bizde Avrupa’yı görme imkanı buluyoruz.  Hristiyanların Hac yolculuğunun simgesi olan Santiago de Compostela’dan sonra Portekiz’in ikinci büyük şehri Porto’da, 21 Nisan 1985 yılında tanışmamızın 31’nci yılını Sermin Akansu ile Douro nehrine karşı Porto şarabı eşliğinde özel marina edilmiş kalamar yiyip kutladık.

Üniversite 3’ncü sınıf öğrencisiyken ERASMUS öğrenci eğitim projesi ile önce Macaristan’ın Budapeşte kentinde 200 yıllık Frans Liszt Academy of Music de eğitim hakkı kazandı. Evlat hasretliği ile atalarımızın izlerinin bulunduğu, Türkçe 400 kelimenin konuşulduğu hatta şarkılara konu olan Estergon kalesini gezip görmemek ve yazmamak olmazdı. Nehir Akansu’nun peşinden Fransa Paris, Avusturya Viyana ve şimdi de görev aldığı Real Filharmonia de Galisia orkestrasındaki konserini izlemek için İspanya’nın Santiago şehrine gittik. Oraya kadar gitmişken Santiago’ya otobüsle 3 saatlik mesafede olan Portekiz’in o ünlü aşk şehirlerinden Porto’yu da görmemek ayıp olurdu.

Hristiyanların Hac yolculuğunun simgesi

Santiago, Galiçya otonom bölgesinin başkenti. Burada İspanyolcadan çok Portekizceye yakın bir dil, “Galego/Gallego” konuşuluyor. Galiçya, Avrupa’nın ucuna itilmiş haliyle ve ıssız kayalıkları, haliçleri, yeşil kırları ve yağmurlu havası ile ünlü. Galiçya’ya kök söktüren Franco bu bölgede doğmuş. Santiago de Compostela, Hıristiyanlık için önemli bir merkez. İsa’nın havarilerinden St. James’in (Aziz Yakup) naaşının taştan bir tekneyle Kudüs’ten buraya getirildiğine inanılıyor. Hatta teknenin bağlandığı taşın olduğu varsayılan yerde -ismini bu taştan alan- Padron adında küçük bir şehir bulunuyor.

Türk döneri çok beğeniliyor.

Santiago, özellikle 12. yüzyılda Hıristiyanlar için Roma ve Kudüs kadar önemli bir hac yeri haline gelmiş. Camino de Santiago (Santiago yürüyüşü) bu hac yolculuğuna verilen isimdir. Santago’nun merkezinde dolaşırken dağcı yürüyüş kıyafetli değişik ülkelerden pek çok kişiyi görebilirsiniz. Santiago’da eski şehir, küçük bir alan üzerinde yer alıyor. Kapalı bir havada ortaçağ dokusunun korunduğu tenha sokaklarda, çan seslerinin eşliğinde yürürsünüz. Çarşısını gezdiğimiz sırada Erkan’ın yeri ve Newroz adında iki Türk dönercisi ile karşılaşıp konuştum. Santiago’nun en merkezi yerinde Türkiye’deki gibi hem tavuk hem de et döner lezzetini dünya insanına sunan Mehmet Akgöz ve ortağı Ali Tatargam, bize de o lezzetleri sundu.

Önce Türk gecesi sonra klasik konser

Nehir Akansu, ev ve orkestradaki arkadaşlarına Türk yemeklerini o kadar çok anlatmış ki eşim gençlere spesiyallerinden bir menü sundu. Amerikalı Kalee Rose Katerina Lilac, İspanyol Maria Puerta, Juan Carillo, Marina Jara Lopez, Sergio Montero del Pozo ve konser gecesini karakalem resim yapıp o günün anısına bize hediye eden ressam Fransız Loup ile Nicolas Bonnet’un geldiği Türk gecesinde Sermin Akansu, gençlere közde patlıcan ve etli kımızı biber salatası, bol mantarlı ve biber soslu makarna, beşamel soslu patates ile ızgarada kasap köfte yaptı. Kırmızı şarap ve bira eşliğinde neredeyse parmaklarını yiyeceklerdi. Hatta Kalee Rose o kadar hayran kaldı ki Sermin Akansu’ya gitarı ile spontane bir şarkı bile besteledi. Viyolası ile Nehir Akansu’nun da görev aldığı 100 kişilik Real Filharmonia de Galisia iki saat süren konserini 5 bin kişi soluksuz dinlendi. İzmir’de ve Türkiye’de de klasik müzik konserlerinde 5 bin kişi gibi kalabalıkları görme umuduyla mehteşem gecenin finalini yaptık.

Porto aşk, romantizm ve şarapla anılıyor

Douro nehrinin okyanusa döküldüğü yerde kurulan, aşk, romantizm ve şarapla anılan Portekiz’in ikinci büyük şehirdir Porto. UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınan kent, kendi adıyla anılan şarabıyla dünyaya nam salmış durumda. 15. yüzyıldan beri Douro nehri boyunca uzanan vadide yetiştirilen üzümlerden yapılan Porto şaraplarının kalitesi 18. yüzyılda çıkarılan bir kanunla korumaya alınmış. Porto’nun bahar festivallerinin çok ünlü olduğunu öğrendik. Okyanusun uçsuz bucaksız maviliği, salına salına akan Douro nehrinin sakinliği, küçük limanın göz alıcılığı, hüzünlü Portekiz müziği Fado ve bir yudum şarap, Porto’da aşkı ve romantizmi yaşamanız için yeter de artar bile. Biz de Sermin Akansu ile 21 Nisan 1985 yılında tanışmamızın 31’nci yılını Douro nehrine karşı Porto şarabı eşliğinde özel marina edilmiş kalamar yiyip kutladık. Ertesi gün de Douro nehrinin sağında ve solunda bulunan Porto’nun 2 bin yıllık tarihine tanıklık ettik. Paris’teki muhteşem Eyfel anıtının mimarı Gustave Eiffel’in 1877 yılında yaptığı Maria Pia köprüsü üzerinde fotoğraflar çektirdik.

Bir Cevap Yazın