Bahar Yorgunluğunu Unutun!

Mevsim dönüşümlerine bağlı olarak metabolizma ve hormonlar üzerinde görülebilen değişimler, bazı kişilerde zihinsel ve bedensel farklılıklara yol açabiliyor. Peki, bu dönemlerde kendinizi daha iyi hissetmek ve bahar yorgunluğundan korunmak için nelerin yapılması gerektiğini biliyor musunuz? İşte Prof. Dr. Dilek Demir Erol, bahar yorgunluğu konusundaki soruları ve daha fazlasını sizin için yanıtlıyor.

Prof. Dr. Dilek Demir Erol (2)

Bahar aylarında insan metabolizmasında oluşan değişiklikler beraberinde yorgunluğu da getiriyor. Bahar aylarında havadaki pozitif ve negatif yüklü iyonların artması insan biyoritminde, olumlu ya da olumsuz etkiler yaratıyor. Pozitif iyonlar insanı daha enerjik hissettirirken, negatif iyonların artması ise insanın kendini daha halsiz hissetmesine ve yorgunluk belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açıyor.
Aslında bahar aylarında vücudumuzun daha aktif hormonlar salgıladığını söyleyen Prof. Dr. Dilek Demir Erol, kişide vitamin eksikliği ve/veya beslenme bozukluğu varsa bahar aylarında her vücudun aynı uyumu gösteremediğini bunun içinde kişiden kişiye yorgunluk hissinin artığını söyledi.
Bazı hormonların karanlık ortamlarda daha fazla salgılandığını bazılarının ise biyolojik sistem gereği güneş ışığının etkisiyle daha fazla salgılandığını söyleyen Prof. Dr Demir Erol, “Nedensiz halsizlik, isteksizlik ve gerginlik bahar yorgunluğunun en önemli habercileri. Ayrıca, sebepsiz ağrılar ve zamansız uyuma isteği de. Havaların ısınmasıyla birlikte yataktan kalkmak çok daha zor bir hal alırken günlük işleri yaparken daha isteksiz olabiliyoruz. Bu durumu genellikle değişen hava koşullarına bağlasak da, uzun süren yorgunlukların ciddiye alınmaması, altta yatan başka bir sorunun da geçiştirilmesine neden oluyor.
Aşırı kahve ve çay tüketimi, hipoglisemi, aşırı gluten alımı,  fazla şeker tüketimi ve laktoz azlığı, uzun süreli halsizliklerin nedeni olabileceği unutulmamalıdır. Öte yandan yoğun çalışma temposu, kalabalık ve gürültülü ortamlar, oturarak çalışmak ve egzersiz noksanlığı, metropolde yaşamanın hediyesi yalnızlıklar ve paylaşılamayan hüzünler, kontrolsüz öfkeler, yönetilemeyen stresler de bahar yorgunluğuna neden olan çağımızın olmazsa olmazlarındandır” diye açıkladı.


3

Prof. Dr. Demir Erol, bahar yorgunluğunun kolay atlatılabilmesi için yapılması gerekenleri ise;

  • Baharla birlikte artan stresi azaltmak için B grubu vitaminleri yönünden zengin gıdaları tüketmeliyiz. C vitamini, E vitamini, A vitamini, selenyum ve çinko gibi güçlü antioksidan özelliğe sahip vitaminleri almayı ihmal etmemeliyiz.
  • C vitamininden zengin besinler; maydanoz, biber, turunçgiller, soğan, kereviz, brokoli, çilek ve kivi gibi besinlerin yanı sıra C vitamin desteği yapmalıyız ve ester yapısında olan ürünleri tercih etmeliyiz.
  • Balık, yumurta sarısı, kırmızı et, süt, yoğurt, havuç, kayısı, tatlı kabak, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, tere, maydanoz, dereotu ve roka gibi A vitamininden zengin besinlerin yanı sıra A vitamini desteği almalıyız.
  • Bitkisel yağlar, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve kepeği ayrılmamış un gibi E vitamininden zengin besinlerin yanında E vitamini kapsülleri ve yağlarını kullanmalıyız.
  • Balık, deniz ürünleri, etler, tahıllar, yumurta, brokoli, lahana, kereviz, soğan, sarımsak, mantar ve turp Selenyumdan zengin besinlerdir. Ayrıca Selenyum tabletleri kullanarak bahar yorgunluğunu kolayca atlatabiliriz.
  • Et, balık, süt, peynir, yumurta, deniz ürünleri, yağlı tohumlar, kuru baklagiller, kepekli tahıl ürünleri ve mantar çinkodan zengin besinlerdir. İlave en az bir ay çinko kürleri yapmalıyız. Bu şekilde sıraladı.

Bahar yorgunluğu hamileleri 3 kat daha fazla etkiliyor…

Öte yandan hamilelerde bu yorgunluk hissinin diğer kişilere oranla iki hatta 3 kat daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Demir Erol, “Hamileliğin ilk dönemlerinde görülen yorgunluk genel itibariyle hormon seviyesinin yükselmesiyle ilgilidir. Bunu yanı sıra hamilelikte kansızlık, tiroid hormon eksikliği gibi hastalıklar da gören anne adayları bu süreci biraz daha zor geçirebilir.  Ve hamilelik hormonlarının etkisi altında kalan anne adayı, içine girdiği yeni sürecin psikolojik etkileriyle birlikte kendini normalden daha fazla bitkin, halsiz, isteksiz, uykuya meyilli ve belki de normalden fazla sinirli hissedebilmektedir.”

1

Ayrıca saçlarımızdaki dökülmenin fiziksel nedenlerden ziyade mevsim geçişlerinde de artığını söyleyen Prof. Dr. Dilek Demir Erol, bahar aylarında saçları yöneten hormonların salgısının değişmesi ve yaşanabilecek ufak depresyonların dökülmeyi şiddetlendirebileceğini söyledi.

 

Bir Cevap Yazın