VİETNAM-1

Vietnam215 Kasım 2014 tarihinde Kuala Lumpur’dan 06.15 uçağı ile Vietnam’ın başkenti Hanoi’ye uçuyoruz. Hanoi havaalanına 2.5 saatte vardık. Hava daha serin ve Kuala Lumpur ile aynı meridyende olmasına rağmen 1 saat fark var. Havaalanında ilk dikkatimi çeken koyu yeşil renkli Vietnam havayollarının uçakları oldu. Uçaklar genelde açık renkli olduğu için koyu yeşil renkli uçaklar aklıma hemen savaşı getirdi. Bilinç altı…Vietnam’ın nüfusu 87 milyon! Her evde ortalama 4 çocuk var. Asıl halk Viet. Vietler genel nüfusun yaklaşık %60 oranını oluşturuyorlar. Ülkede 54 çeşit etnik gurup var. Savaştan sonra 20 yıl boyunca ABD, Vietnam’a ambargo uygulamış ve bu durum 1975 yılında sona erdirilmiş. Yaklaşık 2 ile 4 milyon ortalama 3 milyon Vietnamlı ölmüş, 30 ile 58 bin Amerikalı.

Ülke uzun süre tanınmamış.

Vietkong Amerikalılarla savaşan Vietnamlılara verilen ad.

Vietnam1Ülke tam bit motor cenneti, yaklaşık 40 milyon motosiklet var. Motosiklet kullanıma bağlı olarak da egzozlarından çıkan gaz çok olduğu için neredeyse herkes özel dikim maske takıyor. Ülkede ikinci olarak dikkatimi çeken husus da bu oldu. Motora vergi yok. 200-300 $ motor satılıyor. Çin’den geliyor. Dışarıdan vizende olsa motosiklet ile ülkeye giriş yapamıyorsun. Araba ise pahalı ve normal fiyatının üstüne ayrıca %15 vergi var.

Vietnam3Hanoi de yeni modern şehir kuruluyor. Kurulmakta olan modern şehir, şehri denize bağlayan ve can damarı olarak tanımlanan Kızıl nehrin  diğer tarafında. Her yıl yağan yağmurlarla Kızıl nehir daha da genişliyor.

Nehrin genişlemesinin önlenmesi bakımdan da alınan herhangi bir önlem yok. Turistik Old Quarter (eski şehir) bölgesindeki otelimize giderek yerleştikten sonra, Rich shaw denilen bisikletle 20 dakikalık gezi çok ama çok keyifli idi. Zira, Hanoi’nin iç kıpırdatan renkli sokakları ve farklı yaşam biçimlerinden etkilenmemek mümkün değil.

Her yer de, bizim de çok eskilerde yoğurtçuların sokak aralarında yoğurtlarını taşıdıkları, omuzlarına koydukları taşıyıcı görevi gören bir ağaç ve bu taşıcıya takılı aşağı doğru sarkan tepsi gibi kaplara koyulu her çeşit malzeme satan insanlarla dolu. Karşıdan bakıldığında bir teraziye benzeyen bu taşıyıcılara Strett wonder veya Gharh deniyor.

Kalabalık bisiklet, motosiklet trafiği içinde yolda karşıdan karşıya geçerken onları görüp duraksamayın yürüyüşünüze devam edin, onlar size göre yanınızdan geçiyorlar. Şaşkınlık yapıp sağa sola giderseniz onlarda şaşırıyor.

Yeri gelmişken söylemem gereken bir konuda yaz döneminde Vietnam’a gelinmemesi gerekliliği, çok sıcak.

Vietlerin yaşam tarzlarını öğrenmek için Vietnam etnografya müzesini mutlaka gezin. Bu müzede Vietnam’daki geçmiş yaşamın neredeyse tüm izlerini bulacaksınız.

Malezya’da İngiliz etkisiyle trafik soldan Vietnam’da ise Fransız etkisiyle normal trafik, yani sağdan trafik akışı olduğundan daha emniyetli hareket edebiliyorsunuz. Yollarda bisiklet ve motorlarla taşınan, canlı cansız yükleri gördüğünüzde şaşkınlığınızı gizleyemiyorsunuz. Sokaklarda her an farklı görüntüyle karşılaşıyorsunuz, bunlardan birisi de seyyar berberler. Kaldırıma konulmuş bir sandalyeye oturtulmuş insanlar tıraş olurken görmek mümkün.

Vietnam hakkında bilgi aktarımına devam edelim…

Fransız etkisiyle yakın zamana kadar Fransızca konuşulurken, turizm nedeniyle İngilizce eğitime geçilmiş. 12 yıl eğitim zorunlu ama eğitim bedelini devlet karşılıyor. Hanoi de tam 69 üniversite var. Okuma oranı ise % 98. Dolayısıyla kültür seviyesi yüksek kavga neredeyse yok. Çok sevecenler. Sosyalist ülke, yönetim komünist ama halka disiplinden başka yansıyan yok. Halkın %55’i Budist 2. sırada Hristiyanlık var bu şekilde inanış faklı şekilde devam edip gidiyor.

Vietnam44Çoğunluk Budist olmasına rağmen ölülerini yakmayıp gömüyorlar. Enteresan bir husus da tarlasında öleni tarlasında gömüyorlar. Bu sebeple bazı tarlalarda bir veya birden fazla mezar görebilirsiniz.

En çok tüketilen tabi ki pirinç. Pirincin en fazla tüketilme şekli ise, buharda pişirilmiş topak halinde yenilen şekli ve normal kavrulmuş olarak yenilen şekli.

Aşağı yukarı tüm Vietnam’da görebileceğiniz diğer bir kare de, sokaklarda taburelerde ve küçük masalarda yemek yiyen, çay içen halk. Buna bağlı olarak da her yer gıda maddesi satan satıcılardan geçilmiyor.

5 harfi geçmeyen kelimeler kullandıklarından hep aynı şeyi söylüyorlar mı gibi geliyor. Alfabelerinde ZFJ harfleri yok. Buna karşın, harflerin üzerine konan noktalamalarla alfabe zenginleşiyor.

Vietnam5Hanoi’de görülmesi gerek oldukça fazla…

Müze gezimizden sonra, Türkiye için Atatürk ne ise Vietnam içinde Ho Chi Me de o olduğundan anıt mezar ve müzesini görmeye gittik. Ho chi me, kuzey ve güneyin birleşmesi için Rusya’da eğitim alıp Vietnam’a gelmiş ve bugünkü Vietnam’ın oluşumuna çok büyük katkıları olmuş. Birleşmeyi ve gelinen aşamayı görmeye ömrü yetmemiş ama bu gelişmeler tamamen onun çabalarının sonucu.

Halen müze olarak gezilen evi ve çevresindeki binalar hanedanlığı desteklemek için Vietnam’a gelmiş olan Amerikalılar tarafından sürekli bombalanmış. Bu sebeple de zaman zaman yer altında yaşamını sürdürmüş.

Anıtkabir’e benzeyen anıt mezarı da tüm görkemiyle bu alanda yer alıyor.

Müze niteliğindeki alanı, Ho chi me’nin kullandığı araçları, yaşam alanlarındaki sadeliği görmelisiniz.

Bir Cevap Yazın