RAZI OLMAYIN!

Razı olmak demek seçimi asla sizin yapmamanız demektir. Bir şeyler istediğiniz gibi değildir; ama siz tamamen “kaybetme” korkusuyla, olanla yetinirsiniz.

Hep yetinirsiniz…

Aslında sizi “yanlış kadın” yapan, içinizden geçen ama söylemeye cesaret edemediğiniz cümlelerdir. Bu söyleyemediğiniz cümleler sizin ilişkiye “razı” olduğunuzu gösterir. Diyelim ki birlikte olduğunuz erkek sürekli yalanlarını yakaladığınız türde biri… Siz ne kadar affederseniz, yalanları da o kadar devam eder.

Tamam, “affetmeyin” demiyorum elbette, o kadar da kolay bir şey değil bu, ama hiç değilse, “Bak, tek başına kalırsın ortada!” diyerek gözünü iyice bir korkutmakta yarar var.

Ya da diyelim ki sevgiliniz sizi aldatıyor… Siz de çoğunluğun yaptığı gibi “Erkektir, aldatır,” diyerek sineye çekiyorsunuz. Bu adam bunu “normal” görüp artık aldatmayı “rutin” haline getirmez mi?

Hele bir yaptıklarına razı olmayın, göreceksiniz o zaman ne kalleşlikleri, ne yalancılıkları, ne de “Erkek adam aldatır” halleri kalıyor.

Hadi sürdürdü diyelim, o zaman da razı olmayıp onu arkanızda bırakacağınız için artık sizi ilgilendirmeyecektir. Zira unutmayın, hamuru bozuk erkekleri ne yapsanız adam edemezsiniz.

Karar sizin.

Bu kadar ümitsiz olmayın. Kendinize güvenin ve razı olmayın yeter.

Aslında o zaman mesele kolayca hallolabilir.

Eğer yaşadığınız kötü şeylere kolayca razı oluyorsanız, ilişkiniz için harcadığınız bir “çaba” da yok demektir. Herhangi bir müdahalede bulunmuyorsunuz.

Duygu ya da ilgi namına ne veriliyorsa onu almış, beğenseniz de beğenmeseniz de ilişkinize herhangi bir katkıda bulunmamış, tamamen “razı olmuşsunuz”.

Sonra da gelsin “mutsuz ilişkiler”, “tatminsiz birliktelikler”…

Şunu aklınıza sokun: Her ilişki çaba ister!

Bırakın ilişkinizi, siz kendi hayatınız için çaba harcamıyorsunuz ki…

Dahası hayata karşı söylediğiniz hiçbir sözünüz de yok. Aslına bakarsanız bir ilişkide varlığınızı hissetmek pek mümkün değil. O zaman “iki kişilik bir ilişki” de yok ortada. Yani kaybedilmiş “doğru erkek”ler, “güzel ilişkiler” de yok. Aslında ortada bir “ilişki” yok ki bunlar olsun.

Yaa, hayatınızı ne gereksiz kayıplara üzülerek, aslında peşine bile düşmediğiniz “doğru erkeği” arayarak geçiriyor-muşsunuz meğer…

Kim, nasıl bulsun ki aramadan?…

Siz en iyisi aradığınızı bulamadığınız için kaderinize “razı olun”. Zira genellikle insanlar razı olmaya “kader” ismini takarlar…

İlhan Uçkan, Doğru Erkeği Bulma Kılavuzu, Artemis Yayınevi

Bir Cevap Yazın