AVRUPA ÜLKELERİ KÜRESEL ISINMAYI DURDURMAK İÇİN BİRBİRLERİYLE YARIŞ HALİNDE

ahmet aydın akansu avrupa2ŞEHİRLERİ PARKLAR, ELEKTRİKLİ OTOMOBİL VE BİSİKLET CENNETİ

Otobüsle 13 günde İtalya’nın Floransa Almanya’nın Münih, Frankfurt, Bremen, Hamburg, Hollanda’nın Amsterdam, Norveç’in Oslo, Danimarka’nın Kopenhag ve İsveç’in Malmö, Göteburg ve Stokholm şehirlerindeki gezilerimizde bisiklet kullanımının çok yoğun olduğu ve küresel ısınmanın bir numaralı düşmanı olan karbonmonoksik gazını minimuma indirmek için büyük mücadele veriyor.

Çevre ve Gezi yazılarımın yakın takipçisi Karşıyaka Belediyesi Halk Oyunları Eğitmeni ve Kordelya Turizm Şirket Sahibi Ekrem Altay, “Ahmet abi gel seni çevre sevdalısı İzmirli bir gurupla Avrupa’nın en çevreci ülkelerine götüreyim. Gözlem ve incelemelerde bulunursun” sözleri üzerine otobüs ile attık kendimizi yollara. Ekrem Altay genç yaşına rağmen iz bırakan ve güzel organizasyonlara imza atmıştı. Tanık olduğu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı yıldönümünde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün en çok sevdiği harmandalı oyununu aynı anda 1000 kişiye oynatarak Türkiye’de bir ilke imza atmıştı. Bu organizasyon örnek alınarak her Cumhuriyetin Bayramı yıldönümünde dalga, dalga Türkiye’nin il ve ilçesinde tekrarlandı. Ekrem Altay, Altan Altay, Necla Bargil, Zehra Aktaş, Nilay Menteş, Nursel Ecevit, Hülya, Kerim Alparslan, Cavidan Şa- hin, Orkide Çelik, Asuman Doyran, Ayşe Yapıcı, Sema Ortaer, Nazan Çetinbay, Ferda Emekli, Bahar Uzun, Emin Kavaklı, Gülten Önalan, Tamer Vural, Sevtap Vural, Doğukan Vural, Aydan, Mehmet Demirhanöz, Mehmet Gelen, Cihan Suyuk, İnci, Ali Zıngıl, Şehnur Şahin, Tülay, Metin Atalay, Hakime Ersoy, Oya Uzun, Belma, Selma Koyunseven, Burak Dizdar, Ahmet Özkul ile yola koyulduk.

Karbonmonoksik gazına savaş açmışlar

13 günde İtalya’nın Floransa Almanya’nın Münih, Frankfurt, Bremen, Hamburg, Hollanda’nın Amsterdam, Norveç’in Oslo, Danimarka’nın Kopenhag ve İsveç’in Malmö, Göteburg ve Stokholm şehirlerindeki gezilerimizde bisiklet kullanımının çok yoğun olduğu dikkatimi çekti. Küresel Isınma’nın bir numaralı düşmanı olan karbonmonoksik gazını minimuma indirmek için Avrupa ülkeleri adeta yarış halinde olduğunu gözlemledim. O günlerde İzmirliler maalesef çöl sıcaklarından kavrulurken biz 18-25 derece arasında 13 gün serin havanın keyfini yaşadık. Küresel Isınma’nın (Dünyanın aşırı ısınması) daha büyük felaketlere yol açmadan Avrupa ülkelerinin kararlılıkla uyguladığı çevre önlemlerinden dersler çıkarmamız gerekiyor.

ahmet aydın akansu avrupaİsveç geri dönüşümün de bir numara

Gideceğimiz ülkeler arasında örnek alınması için köşemde defalarca yazdığım çöplerini geri dönüşüm yoluyla elektriğe dönüştüren Geri dönüşümün yanı sıra, güneş enerjisi ve daha birçok sürdürülebilir uygulama konusunda dünyada örnek gösterilen İsveç, elektrik ve ısınma ihtiyaçlarının büyük kısmını çöplerden elde ediyor. Hatta kendi çöpü yetmediği için Norveç’ten para karşılığında satın alıyor . Ülkemizde atıkların geri dönüşüm yoluyla ekonomiye kazandırılması çabaları ise henüz yüzde 40 seviyesinde. Şehirler, dağlar, denizler plastik, teneke ve cam atıklarıyla dolu.

Otomobil yerine bisiklet otoparkları var

Bu gidişimde Avrupa şehirlerinde elektrikli otomobiller ve bisiklet alışkanlığının daha da yaygınlaştığını fark ettim. Şehrin merkezlerinde neredeyse otomobil yok gibiydi. Çoluk, çocuk, yaşlı genç herkes bisiklete biniyordu. Elbisesi veya kısa eteği ile şık giyimli bayanların bisiklet kullandığını gören grup içindeki İzmirli bayanlar birbirlerine gösterip imrendiklerine şahit oldum. Şık takım elbiseli beylerin de sayıları bir o kadar fazlaydı. Yabancı turistlerin tercih ettiği bisiklet otomobillerin sürücüleri aynı zamanda belgeli birer rehberlik görevini de yapıyorlardı. Öyle ki otomobil yerine bisiklet otoparkları gördüm. Avrupa’nın en büyük bisiklet otoparkı Amsterdam’daydı. Şehirde binlerce kişi ulaşımını bisikletle sağlıyormuş. Kanalların kenarlarında, köprülerin üzerinde kilitlenmiş bisikletler ve hatta Amsterdam’ın merkezinde 5 bin kapasiteli bisiklet parkını görünce içim- den “Dilerim İzmir’de de bu günleri görürüm” dedim.

Şehir merkezlerinde küçük elektrikli otomobiller

Bisikletten sonra çevreye zarar vermeyen ulaşım aracı ise küçük, küçük elektrikli otomobiller dikkatimi çekti. İki kişilik bir metre veya bir metre 20 santim uzunluğundaki elektrikli otomobillerin tercih edilmesindeki neden hem karbonmonoksit gazı yaymayan çevreci özelliğe sahip olması hem de sessiz ve park sorunu yaşanmamasıydı. Kent yöneticileri ve özel şirketler elektrikli otomobilleri teşvik etmek için elektrikli otoparklar yaptırmışlar.

Cadde ve sokaklarda çiçeklerle dolu dev saksılar

Birbirinden görkemli parların, bahçelerin önlerinde çocuklar gibi şen fotoğraflar çektirenler İzmirliler, “Ahmet bey İzmir’de de böyle güzel parklar, yeşillikler görmek istiyoruz. Bunları yazın kent yöneticilerimiz örnek alıp yapsınlar” diye sık sık hatırlatmalar da bulundular. Şehirlerin en küçük alanı bile yeşil ve çiçeklerle donatılmış. Yoğun binaların bulunduğu cadde ve sokakları ise dev saksılarda rengarenk çiçekler donatmışlar. Yeşil ve çiçekler arasında şık oturma gruplarında dinlenen veya kitap okuyan insanları görünce imrenmemek elde değildi. Avrupalılar gotik mimari de birbirlerinden etkilendikleri gibi park ve yeşillik konusunda da birbirlerinden geri kalmamışlar. 25 derece hava sıcaklığını görenler kendilerini sere serpe parklara atmışlar. Çocukları da süs havuzlarında özgürce serinlemenin tadını çıkarıyordu.

Bizde böyle güzel parklar istiyoruz

Çalışan ve emekli öğretmenler, eczacılar, devlet memurları ve özel sektördeki iş hayatlarında başarılı, sosyal sorumluluk sahibi İzmir sevdalısı 35 kişiyi, Çevre-Yaşam köşesinin Fun’larına eklemiş olmanın mutluluğunu yaşadım. Çevre yazarı olduğumu öğrendikleri için 13 günde gittiğimiz İtal- ya’nın Floransa Almanya’nın Münih, Frankfurt, Bremen, Hamburg, Hollanda’nın Amsterdam, Norveç’in Oslo, Danimarka’nın Kopenhag ve İsveç’in Malmö, Göteburg ve Stokholm’de, şehirleri sessizliğini, gelişi güzel klakson sesi ve motosiklet gürültüsünün olmamasını, bisiklet kullananları, elektrikli özel otomobilleri, elektrikli toplu taşım otobüslerini, birbirinden güzel parkları ve botanik bahçelerini bana gösterip, “Ahmet bey medeniyet bu herhalde. Dileriz en kısa zamanda bizde yaşadığımız şehirde bu güzelliklere şahit oluruz” diyenler oldu.

Floransa’da zeytinyağlı Türk yemekleri

30 yıldır İtalya’nın çeşitli kentlerinde yaşayan rehberimiz Songül Çağlar, Floransa’nın en önemli yerlerini gezdirirken bilgileri megafon ile anlatıp herkesin duymasını sağladığı için bizden tam not aldı. Firenze’de Via Borgo Saint Lorenzo Caddesi’ndeki Dell Agnola Restoranı’nda Türk usulü yapılan zeytinyağlı yemekler sayesinde günlerdir fastfood yemekten kurtulduk. Restoran sahibi 3 yıl kaldığı İstanbul’da çok beğendiği yemekleri İtalya’da da müşterilerine sunmaya devam etmiş. İzmir’ davet ettiğim rehberimiz Songül Çağlar’ın kırmızı şarap eşliğinde ısmarladığı dana etinden Tagliata menüsüne bayıldım. Sadece, her köşesi cennet ülkemin yöneticilerinin Avrupa ülkelerinin kararlılıkla uyguladığı çevre önlemlerinden dersler çıkarmasını umuyorum.

Bir Cevap Yazın