Aldatan erkek

Yanlış erkek, sayısız sadakatsizliğine rağmen “Erkek dediğin aldatır” diye kendinizi kandırdığınız erkektir. Elbette “aldatan erkek” bir kez aldattıktan sonra “yanlış erkek” kategorisine girer.Bir erkekle beraber olmaya başladığınız andan iti- baren ilişkiniz için kendi kurallarınızı ortaya koymanızda yarar var.
“Zaman içinde gerekli müdahaleyi yaparım, yanlış giden şeyleri düzeltirim,” derseniz, hata edersiniz.
“Erkek dediğin aldatır” düşüncesi o kadar kabul gören bir durum ki, daha en baştan söylemezseniz sizin bu tür bir erkeğe razı olmayacağınızı nereden bilecek o erkek.
Eğer uyarınızı baştan yapmaz, böyle bir durumla karşılaştığınızda vereceğiniz tepki konusunda onu en âlâsından uyarmazsanız, başınıza geldikten sonra istediğiniz kadar terk edin, kaybeden yine siz olursunuz.
Hatta kaybetmemek için razı olursunuz…
En iyisi erkeğiniz yanlış erkek haline gelmesin diye baştan kontrolü eli- nize alın. Aldatan erkek sizin yaratacağınız ya da potansiyeli varsa sizin hale yola koyacağınız türde bir “yanlış erkek”tir.
Aşağıdaki örnekte açıkça görebileceğiniz gibi eğer baştan kabullenmiş olmazsanız o kişiyi terk edeceğiniz aşamalara da gelmezsiniz.
Canlı Örnek: “Hiçbir şey olmamış gibi davrandım. ”
“Geçen yıl bir erkek arkadaşım vardı. Sekiz ay beraberdik. Öyle ki, birbirimizden habersiz bir şey yapmazdık, tipik bir ‘uyumlu’ çifttik. Hani şu herkesin özeneceği türden.
Derken bizimki eve geç gelmeye başladı…
‘Tamam normaldir, çalışıyor, iş gereği gecikebilir,’ diye düşü- nüyordum. E, güveniyorduk bir kere…
Derken cep telefonunu eve geldiğinde kapattığını fark ettim…
Bir akşam telefon geldi ve bana arkadaşının zor durumda olduğunu söyleyerek evden çıktı. Ama o arkadaşının ortak arkadaşımız olduğunu unutarak bana bu yalanı söyledi. Ben de arkadaşımızı aradım ve görüş- mediklerini öğrendim.
Eve geldiğinde hiçbir şey olmamış gibi davrandım ona. Neden mi öyle davrandım? Çok saçma belki ama ‘Nasıl olsa o benim yanımda, beni ger- çekten çok seviyor, benimle çok mutlu olduğunu söylüyor, yani diğerine göre ben daha şanslıyım… Onu kaybetmektense kazanmak en güzeli,’ dedim kendi kendime…
Ve kısa bir süre sonra bir telefon geldi bana. Bir bayan sesi bana aynen şunları söyledi:

‘Erkek arkadaşımın telefonunda sizin numaranız var. Siz kimsiniz?’

İşte o an yıkıldım….

Onun eve gelmesini bekledim ve mantıklı bir insanın yapması gereken şeyi yaptım. Olayları ona anlattım. Öyle bir şeyin olamayacağını, bizi kıs- kananların olduğunu falan filan bir sürü şey saydı bana… içime bir kere kurt düştü ama yine de her şeyi olumlu düşünerek bir şey yapamadım. Sonra dayanamadım, içim rahat etmeyecekti, birlikteliğimiz boyunca hiç yap- madığım bir şeyi yaptım, onu arayan numaraların kayıtlarım inceledim… (Nasıl demeyin? işim bu benim.) Beni arayan numara en sık görüştüğü, aradığı ve arandığı numara çıktı, kız da onun işyerinden bir arkadaşı…

O gün bugündür onunla hiç görüşmüyorum. “

İlhan Uçkan, Doğru Erkeği Bulma Kılavuzu, Artemis Yayınevi

Bir Cevap Yazın