Karşıyaka’nın büyük evladı Prof. Dr. Bilge Umar…

Prof. Dr. Bilge Umar1Yaşar Aksoy

Bir kaç yıl önce Konak Belediyesi tarafından “Ustaya Saygı” etkinliği ile gündeme getirilen, Ege’mizin yetiştirdiği hukuk ve tarih bilginlerinden, Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr.Bilge Umar, Karşıyaka’mızın yetiştirdiği en büyük evlatlarından biridir..
Bir bilgindir…
Bilge bir kişidir..
Kaf Sin kaf sloganını bulan Karşıyakalı bankacı Cemal Ahmet Umar’ın oğludur.
Bilge Umar hocamız, Ege tarihi ve kültürü üzerine yayınla- dığı sayısız yapıttan sonra Narlıdere’yi de kaleme aldı. Heye- mola Yayınları tarafından basılan bu kitapta Bilge Umar, yıllar- ca yaşadığı ve halen evinin bulunduğu Narlıdere’yi tarihçesi, Alevi toplumu ve güzellikleri ile gözümüzün önüne sermekte..

YILLAR ÖNCE
Yıllar önceydi..
Zülfü Livaneli uzun süren yurtdışı yaşamından sonra ülkeye dönmüş ve kitle konserlerine yönelmişti. Eşi Ülker Hanım ile birlikte bir Bergama ziyaretinde, kendisini alıp Kozak Yaylası’nda orman içinde bir pikniğe götürmüştük.
Gurubumuzda kimler yoktu ki?.. Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın ve eşi Macide Hanım, Bergamayı Sevenler Vakfı Başkanı merhum Rıza Tanol, Bergamalı aydınlardan Gürbüz Bağana, Demokrat İzmir eski yazı işleri müdürü İskender Din- sel, eşi Evin, evlatları Melis ve Deniz vardı. Ben de lise öğrencisi kızım Neslihan’ı alıp guruba katılmıştım. Gurubun bir önemli konuğu da Prof.Bilge Umar ile eşi Ayla Hanım ve şimdi İstanbul Brosu’nun güçlü bir avukatı olan küçük oğulları Afşın idi.
Ormanın derinliklerinde bir büyük tahta masa üzerine yayıldık..

BİR BİLGİN
O gün Zülfü Livaneli, derinlikli bir antik çağ bilgini olan Bilge hocadan çok etkilendiğini açıkça belli etmişti. Yine formunda olan Bilge Umar, gayet mütevazi ama konularına hakim bir şekilde Bergama’nın antik çağ tarihinde kuşbakışı bir gezinti yapıp hiç bilinmiyen tarihi detaylara girivermişti.
Açık söyleyelim.. Ağzı açık onu dinlemiştik..
Epey konuştuktan sonra ara veren Bilge Hoca, yanıbaşına dönüp kara bir torbadan çıkardığı udunu kucağına alıp, hüzzam ve nihavent makamları döktürmeye başlamaz mı?.. Bu kadarına pes demek gerekirdi.. Antik çağ ziyafetinden sonra bir musiki şöleni başlamıştı.
Bu Batı-Doğu sentezi karşısında Zülfü Livaneli sorular sorunca Bilge Umar şöyle dedi:
“- Kültürün doğusu, batısı, yeri, yurdu, zamanı olmaz.. İnsanlığın dağarcığına yapışmış her uygar ayrıntı, kültürün kalıcı toplu çerçevesi içine girer!..”
Şimdi düşünüyorum da, Ege’mizin yetiştirdiği bu değerli hukuk bilginini, sayısız tarih-kültür kitapları ve araştırmalarıyla tarihimize büyük katkılarda bulunmuş olan bu üstün bilge bü- yüğümüzü tanıdığım için ne kadar şanslıyım.

ANLAMLI TÖREN
Konak Belediyesi’nce geçen yıllarda Bilge Umar için gerçekleşen “Ustaya Saygı” töreninde konuşmuştum. Eski İzmir Baro Başkanı Güney Dinç, Prof.Şadan Gökovalı, Muzaffer Tunçağ, Prof.Oğuz Atalay, Özel Türk Koleji Mezunlar Derneği Başkanı Bülent Tokalıoğlu ve Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan veciz konuşmalar yaptılar.
Bilge Umar, 41 çeşit meziyeti sergilediğim anlamına benim için “Zekeriya Sofrası gibi adam” demiştir. Ben de, 1001 meziyeti olduğu için ona “Babil Sofrası gibi bilgin” dediğimi naklettim.
1974’te Konak Meydanı’na Hasan Tahsin Anıtı dikilirken, şehit gazeteciye basın yoluyla sataşanlara, yazdığı dizi yazılarla bilimsel açıdan ne güzel yanıtlar verdiğini hatırlattım. Kaf-Sin- Kaf sloganımızın yaratıcısı Cemal Ahmet Umar’ın oğlu olan hocamızın, Anadolu’nun ilk halkı Luwiler’i nasıl ortaya çıkardı- ğını anlattım. Sayısız kitabından örnekler sundum. Son kitabı Narlıdere’yi işaret ettim. Bir TÜYAP panelinde yanıbaşımda
Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabağaçlı, Prof.Şadan Gökovalı, Prof.Dr.Bilge Umar, Özgen Acar ve daha niceleri. İsimlerini yaşatalım, hatırlayalım, törenlerini ve anmalarını tekrarlayalım, kitaplarını defalarca basalım. Karşıyakalı Bilge Umar bu büyük insanların ön sıralarındadır.
iken nasıl bayılma nöbetini birlikte atlattığımızı söyledim.
Velhasıl, halen İstanbul Yeditepe Üniversitesi hukuk öğre- tim üyesi, Mustafa Kemal cumhuriyetçisi, Anadolu Uygarlıkları sevdalısı, büyük hukuk ve tarih bilgini Bilge Umar’ı bağrımıza bastık.
Nice yıllara hocamız dedik..
Yaşa sen büyük Karşıyakalı…

NARLIDERE KİTABI
Şimdi elimizde Bilge Umar’ın son kitabı var. Heyamola Yayınları’ndan çıkan “Narlıdere” kitabında yazarımız, içten duy- gularla bağlandığı ve halen evinin bulunduğu, ilerici insanların yaşadığı bu ilçeyi anlatıyor. Yüzde 80’e yakın oylarla son seçimlerde cumhuriyetçi ve yurtsever partilere, adaylara topyekun oy veren Narlıdere’yi, Belediye Başkanı Abdül Batur’un şah- sında kutladıktan sonra Bilge Umar’ın kitabına bir göz atalım. Kitabın içeriği şöyle:
* Narlıdere’nin ilk çağ tarihi.
* Osmanlı dönemi, Sancak Kale’nin yapılışı, Narlıdere’nin ilk belgeleri.
* Beldenin son yarım yüzyıllık gelişimi. Çağdaş Narlıdere’nin özellikleri..
* Narlıdereli yaşlıların anlattıkları, Narlıdere Şehitliği, kabristanlar ve mezar taşlarının içeriği..
* Cem Evi, Narlıdereli Aleviler ve yaşam biçimleri.. * Türküler, çarşı ve pazaryeri..

Bir Cevap Yazın