İzmir’de doğdu, şimdi tüm Türkiye’de büyüyor: İsabet Mangal

isabet mangal1Vejetaryenler hariç Türk toplumu içerisinde et sevmeyen nerdeyse yoktur. Bunun temelinde göçebe ve köylü bir toplum geçmişine sahip olmamızın payı büyük. Ama özellikle “mangal” neredeyse ata geleneğimiz olmuş durumda. Kime sorsanız herkes mangal yapmayı bilir, gerçektende öyle mi?
Bunun cevabı şube sayısını her geçen gün artıran “İsabet Mangal”da saklı. Zorlu Center ve Mavişehir ile şube sayılarını beşe çıkaran işletme, et konusunda uzman ve standardı sağlayan “Rahim Yiğit”e emanet. Yiğit bize tüm şubelerde aynı lezzeti nasıl sağladıklarını, doğru eti nasıl seçtiklerini ve pişirdiklerini anlattı?

Rahim Yiğit kimdir, biraz kendinizden bahseder misiniz?

Bursa İnegöl doğumluyum, orada büyüdüm. Köftenin membasından İzmir’e geldim desek yanlış olmaz. Bursa ve İstanbul’da çeşitli işletmelerde çalıştım. 55 yaşındayım 3 kız çocuğu sahibiyim. İstanbul’da ikamet etme- me rağmen ihtiyaç olduğu an tüm şubelerimize yardımda bulunuyorum. Şimdide İsabet’te lezzetli tatları ortaya çıkarmaya devam ediyoruz. Kendi yemediğimiz hiçbir şeyi misafirlere sunmuyoruz. 13 yaşımdan beri bura- da sattığımız meşhur köftemizi yiyorum.

Et ürünleri konusundaki başarınızı zaten açtığınız yeni şubelerle ispatlıyorsunuz. Ancak sormak istiyorum et ürünlerinizin diğer restoranlardaki ürünlerden farkları nelerdir?

Ana prensibimiz mesleğimizi sevmemiz, işimize saygı göstermemiz. Bunlar kalite ve lezzeti de devamında getiriyor zaten. Şubelerimizdeki lezzetimiz standarttır çünkü tek yerde yapılıp, dağıtılıyor. Biz etlerimizi doğru ve yerinde almak için haftanın 3 gününü ayırıyoruz.

Mavişehir şubeniz bu durumda merkeziniz olacak. Buranın özellikleri nelerdir?

650 metrekarelik bir alana sahibiz ancak bunun nerdeyse yarısı diğer şubelerimizinde üretimini gerçekleştirdiğimiz imalathanemiz. 20-25 arası kişi ile hizmet vermeye çalışacağız. Et konusunda işletme olarak çok ti- tiziz, benim görmediğim hiçbir et şubelerimize giremez. İşletmelerimiz saat 23.00’a kadar açık. Kahvaltı servisimizi ilk Mavişehir’de başlatıyoruz sırasıyla tüm şubelerimize yayılacak. Şubelerimizi saymak gerekirse: Buca, Alsancak – Pasaport, Girne, Mavişehir ve İstanbul Zorlu Center…

Mavişehir merkezimiz dediğinizde, tüm Türkiye’deki şubelerinize buradan etler gidecek doğru mu?

Evet doğrudur. Hep İstanbul gibi iller merkez olurken bizde tam tersi bir yapı olacak. Çünkü bir iş ancak yapabilirken İzmir’de bir günde bir çok işi sığdırma şansına sahipsiniz.

Hizmet sektörünün kendi içinde zorlukları var ama işletme prensipleri ile bu durumlar avantaja çevrilebiliyor değil mi?

Evet, çevriliyor. Öncelikle ürününüz kaliteli olacak ve güveneceksiniz. Hizmetiniz iyi olacak. Çünkü bunların hepsi bir çarkın dişlileri gibi…

Şubelere gitmeden paket servis ile de evde bu lezzetleri yiyebiliyoruz değil mi?

Tüm şubelerimizde paket servisimiz mevcut. Hatta bazı müşterile- rimizden diğer et restoranlarına göre porsiyonlarımızın büyük olduğu söyleniyor. Bu doğrudur çünkü bir insanın doyabileceği miktar 170 gr civarıdır. Bu oranı bozmamaya çalışıyoruz. Menülerimizde köfte, çöp şiş, pirzola, Adana kebap, bonfile gibi onlarca sayıda herkesin damak tadına uygun ürünlerimiz var.

Halk arasında kuz etinin ağır olduğu, lezzeti konusunda şüpheler var. Haklılar mı?

İnsanlar kuzu etinden kaçmasınlar, tercih etsinler. Aman karışmasın ko- yun etinden tam aksi kaçsınlar. Kokuyor, ağır bir tadı var dedikleri etler, koyunlara aittir. İnsanlara yanlış bilgileri yıllardır, işletmeler verdi. Çünkü koyun eti kuzu etine göre ucuzdur. Fiyatı düşürmek için tercih ettiler. Ayrıca dana ile inek eti de farklıdır. Biz arpa ile mısırı yiyen hayvanların peşindeyiz. Diğer besicilik yapanların etlerini bedava bile olsa işletmelere sokmayız.

Lezzetli ve doğru et nasıl olur?

Müşterilerimiz etlerini çok pişirtir, bizde öyle bir algı var. Ben fazla pi- şirilmiş etleri yememelerini öneririm. Ne lezzeti, ne içerisindeki vitamin- leri kalıyor. İçerisinde suyunu korumayan etlerin öncelikle lezzeti olmaz, yavan olur. Pembe renk ile kırmızı renkli etler farklıdır. Masanıza bir et geldiğinde rengi pembeyse doğru pişirilmiş ettir. Ama kıpkırmızı geldiyse bu da çiğdir, onu da savunmayız. Damak tatları insandan insana değişse de maksimum lezzet için önerim budur.

Bir Cevap Yazın