Ben babamın kızıyım

Öncelikle herkesin babasının Babalar Günü’nü kutlar, yaşamayanların da mekanının cennet olmasını dilerim…
Benim babamın hikayesine gelince ilk defa istedim anlatmayı:
Hep gurur duydum senin kızın olduğuma ama hep…
Ben Fahri Sarıoğlu’nun kızıyım, o yüzdendir güçlü duruşum…
Bilenler bilir, kim olduğunu ama bilmeyenlere anlatayım.
Makam çocuğu olarak büyüdük biz sayesinde, köylü çocuğudur ama eğitim için yırtık lastik ayakkabıları ile bitirmiştir İktisat Fakültesini dereceyle…
Sonrasında adam olmuştur ki zengin kızı annem ile evlenebilmiştir…
Onun hikayesi biraz acıklı bile olsa o hiç kabul etmemiştir…
Nice Başbakanlarla oturmuş ve yazışmıştır…
TRT onu unutulmayanlarda anlatmıştır (çok kanunun çıkmasında meclise sunduğu teklifleri ile imzası vardır)…
Halikarnas Balıkçısı’nın arkadaşıdır, çevirir çevirir okursunuz onu, tarihten çok kişi ile şaşırtıcı hikayeleri de vardır…
Sonuna kadar Atatürkçü ve o kadar da dindardır ama bağnazlığa hiç tahammülü yoktur… Ama rakı ve sigarası ile hikayelerine doyum olmaz… Kızını da çok sever…
Nefreti, yalan ve yalancılaradır…
Biz yıllar sonra anladık babamızı, öğrettkleri ile…
Günümüzdeki entellektüelleri bile şaşırtacak derecede bilgi sahibidir…
Makamı gittiği halde (emekli olduğu için) hala çok kişinin ceketinin düğmesini ilikleyip karşısında durduğu adamdır O…
Ona layık bir evlat oldum mu bilmem ama benim prenses olmam için hiç bir zaman prense ihtiyacım olmadı, çünkü ben zaten kralın kızıydım…
Ha şimdi ne mi yapıyor, yürüyemiyor, odasında gazete, televizyonu ve bakıcısı ile yaşıyor gibi yapıyor, çünkü annemden sonra da çok konuşmuyor…

Ben Fahri Sarıoğlu’nun kızıyım, bilmem anlatabildim mi?

Bir Cevap Yazın