SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM GÜZEL İZMİRİM

Konuk Yazar – İsmet XBİLEN
Ressam – Heykeltraş

İsmet XBİLEN (6)Güzel İzmirim; gezmediğim sokak ve yaşamadığım semtin kalmadı.
Her sosyal ve sevilesi semtinde arkadaşlarım, güzel dostlarım, bazılarında büyük aşklarım oldu.
Senden niye ayrılıp Almanya’ya, oradan da İstanbul’a gittim ki…
Keşke sende kalsaydım ve sen de ölseydim sevgili İzmirim…
Çok özlüyorum, çoook…
Hatay’ın nokta durağında mı yaşamadım, Eşrefpaşa’dan, Karşıyaka’na, Alsancak, Basmane, Bayraklı’nda mı dersin…
Göztepe’den Üçkuyular’a, Bahçelievleri’nden Küçükyalı’na, Şemikler’den, Karataş, Salhane, İkiçeşmelik, Varyant, Asansör’den, Agora’ya kadar her köşende anılar bıraktım…
Kaldığım yerlerdeki güzel insanlarını, sokakları, semtleri içime çektim ve ölesiye sevdim işte…
Ve senin her meyhanende senin aziz şerefine kaldırdığım kadehlerim, hatıralarım, şiir anekdotlarım, güzel düşüncelerim vardı…
Sahi yaa Bornova’yı, Buca’yı da unuttum sanma…
Agora’dan girip yer altından Kadifekale’den çıkan tüneli bir ben bilirim belki de birkaç kişi daha…
Tünelin orta yerinde yaşayan İzmirli Heredot’la da karşılaştım…
İzmir Tragedya’sının uzun ince lirik algılanabilir, tarihsel dokümanlarının yetkisel ve bütünsel şarabını içiyordu Heredot, Helen motifleriyle süslü seramik testiden…
Alsancak’taki tütün depolarının önünde balya, balya tütünler; tütün kokardı Alsancak ve liman çevresi…
Alsancak’ın ıssız sokak aralarında yürürken birden körfezi görürdüm…
Sevgili İzmirim sen bir ışık demetiydin ansızın ve yalın; bilemezsin ki seni ne çok sevdiğimi ve her semtini benzersiz yüreğimde taşıdığımı….
Yaz mevsiminde Hatay Nokta durağındaki heykel atölyemden yorgun argın kendimi dışarı attığımda günbatımını izleyip yaz akşamında meşhur renkli pastanesinde İzmirli güzel kızlarınla akşam çayını hiç unutamam.
Keza Alsancak’taki Sevinç pastanesinde de müthiş anılar bıraktım.
Sevinçli, hüzünlü, veya kederli anlarımda dostlarımla pasta, çay paylaştığım
Lozan pastanesini…

İsmet XBİLEN (7)Dünyanın en güzel cennetleri bile eğilirdi önünde senin…
Tatlı kızıllık gökyüzünde harelerini bırakıp koyu maviliklerde batar güneşin…
Özün kalbime buğulanmış ve martı sesleriyle uğultulu Kordon…
Denize hasret palmiye yaprakları arasında mest olup ben ruhumun Derinliklerine doğru ölüp giderken birden bire tılsımlı bir meltem rüzgarın çıkar ve bizi tekrar diriltirdi…
İmbat Restoranın, Yosun, Denizatı, İsmet’in yeri, Palmiye, Sirena, Smyrna, Ömerağan, Pasaport kahvehanesinde sayısız resimler yapıp, şiirler yazdım.
Kaçırmamak için çırpındığım gün batımında Kordon’daki bir kadeh rakı ve beyaz peynir; değmeyin keyfime…
Gençliğimin derinliklerinde gizemli melodilerin yüklü…
İstanbul Beyoğlu Asmalı Mescit’deki Zeytinli restoranda ağırladığım İzmirli arkadaşım doğa sevdalısı gazeteci çevre yazarı Ahmet Aydın Akansu, beni sana getirdi, anılara götürdü.
Seni İstanbul’da yüreğimde yaşatıyorum…
Düşündüm ki üniversite yıllarını yaşadığım 1980’li yılları hiç unutmamışım…

Bir Cevap Yazın