Karşıyakalı ağabeyimiz Erdoğan Özen, Viyana’da şehit edildi!…

Erdoğan Özen (2)1915 Ermeni Soykırım iddialarının 100.Yıldönümü…
Onu her hatırladığımızda içimiz yanmasın mı?

Karşıyakalı Erdoğan Özen’e Viyana’da suikast… Bir şehit daha verdik… Çalışma Ataşemiz Erdoğan Özen, arabasına konan bir bombanın patlaması sonucu öldü… Eylemi “Ermeni Devrimci Ordusu” isimli örgüt üstlendi. Olaydan sonra THY bürosu ile Büyükelçiliğimize bomba ihbarı yapıldı, polis aramalarda bir şey bulamadı. Viyana turizm ve ticaret ataşeliklerimiz polisin isteği üstüne kapatıldı ve görevliler evlerine gönderildi.

21 Haziran 1984 günü, sabah uyanır uyanmaz, evimizin alt katına inip, ihtiyar annemle babamın kahvaltı yaptıkları masaya iliştim. Her ikisinin de yüzleri bembeyazdı… Annem Yeni Asır gazetesini önüme uzattı, hiç sesini çıkarmadan. Daha çayımı bile yudumlamamıştım.
Manşete dehşetle baktım: “Karşıyakalı Erdoğan Özen’e Viyana’da suikast… Bir şehit daha verdik…”
Haberin gerisini ürpererek okudum:

DIŞ HABERLER SERVİSİ: Viyana Büyükelçiliğimiz Çalışma Müşaviri Erdoğan Özen dün arabasına konan bir bombanın patlaması sonucu öldü. Özen’in otomobilini Büyükelçilik önünde park ettikten sonra kapıyı kapatırken bombanın patladığı ve olayda bir Avusturyalı polisin ağır, o sırada yoldan geçmekte olan 5 kişinin de hafif yaralandığı açıklandı.
Ayrıca çok sayıda aracın hasar gördüğü, Büyükelçiliğimizin en üst katına kadar bütün camlarının kırıldığı da bildirildi. Olayın sorumluluğunu Ermeni terör örgütü “Ermeni Devrimci Ordusu” üstlendi.

NASIL OLDU?
Çalışma Müşavirliği’ne vekâleten bakmakta olan sosyal danışman Erdoğan Özen, her gün olduğu gibi “W.339.2569” plakalı “Honda” marka gri renkli otomobiliyle evinden çıkarak Büyükelçiliğe geldi. Saat 08.35 sırasında (Türkiye saati ile 09.35) Büyükelçiliğin yan sokağında köşe başına otomobili park etti. Kapıyı açıp indikten sonra köşede bekleyen Avustu¬ryalı polis memuruyla selamlaştı. Daha sonra kapısını kapatırken şiddetli bir patlama meydana geldi.
Görgü tanıkları olay sırasında şüpheli bir durumun dikkatlerini çekmediğini, Erdoğan Özen otomobiliyle ana yol park yerine geldiğinde çevrede şüpheli birini görmediklerini belirttiler

POLİS NE DİYOR?
Polise olayı ilk bildiren köşe başındaki gazete satıcısı Bayan Erika Roserikranz oldu. Dükkânı olay yerinin çok yakınında olan bayan Rosenkranz, büyük bir patlama duyduğunu ve her şeyin bir anda “alt-üst olduğunu” söyledi. Ve polis, olay yerine kısa sürede çok sayıda cankurtaran, polis ve itfaiye arabasıyla geldi. İhbardan hemen sonra bütün çevre yollarının tutulduğunu belirten Viyana polisi basın sözcüsü, “Henüz araştırma yapıyoruz. Şu anda her¬hangi bir açıklama yapmamız mümkün değil. Çevrede meydana gelen hasara bakılırsa, çok yüksek tahrip gücü olan bir bomba kullanılmış. Bombanın uzaktan kumandalı mı, yoksa saatli mi olduğunu henüz belirleyemedik” dedi.
Bununla birlikte, polise yakın kaynaklar, arabanın önceden yerleştirilmiş bir bombayla ha-vaya uçtuğunun sanıldığını bildiriyorlar. Viyana siyasi polisi de olaya el koyarak soruşturmayı sürdü¬rüyor. Siyasi polis yetkilisi Dr. Hochenbichler yaptığı açıklamada, “Her ihtimal üstünde duruyoruz. Bomba bir gün öncesinden de otomobile yerleştirilmiş olabilir. Bombayı kimin veya kimlerin koyabileceğini henüz bilemiyoruz” dedi. Siyasi polis sözcüsü son zamanlarda Büyükelçiliğe ihbar yapılıp yapılmadığı sorusuna da şu karşılığı yerdi: “Büyükelçilik ile çok iyi ilişkiler içinde çalışıyoruz. Böyle bir şey olsaydı, haberimiz olurdu sanırım. Bize iletilmiş bir ihbar olayı yok”.

Erdoğan Özen (1)BÜYÜKELÇİLİK SUSUYOR
Viyana Büyükelçimiz Erdem Erner’in izinde olması nedeniyle Büyükelçilik’te çalışmaları Müsteşar Ünal Maraşlı yürütüyor. Maraşlı olaydan sonra kendisine yöneltilen soruları “henüz kesin bir şey bilmiyoruz. Polisin hazırlayacağı raporu bekliyoruz” cevabını verdi. Büyükelçilik mensuplarıyla toplantı yapan Maraşlı, olaydan önce Büyükelçiliğe ihbar yapılıp yapılmadığı sorularına da, ”ihbar yapılmadı” cevabını verdi. Olayın etkisi altında olan Büyükelçilik mensupları büyük bir suskunluk içinde bulunuyorlar. Bu arada, Büyükelçilik’teki iki Türk koruma görevlisi de bina çevresinde şüpheyi çekecek kimseye rastlamadıklarını belirttiler,;

BOMBA İHBARLARI
Viyana polisine öğleye doğru Türk Büyükelçiliği’ne bir bomba: konduğu ihbarı yapıldı. Bu ihbar üstüne polis, Büyükelçilik binamızı da boşalttı.: Aramada herhangi bir şey bulunamadı. Viyana polisine ayrıca Türk Hava Yolları’nın Viyana bürosuna da bomba konulduğu ihbarı yapıldı. THY bürosuna telefon eden biri çok bozuk bir Almanca ile “bu sefer sıra sizde” diyerek telefonu kapattı; Polis derhal THY binasını boşalttırarak bomba araması yaptı. Bu aramada da şüpheli bir şeye rastlanmadı. Bu arada, Viyana turizm ve ticaret ataşeliklerimiz polisin isteği üstüne kapatıldılar ve görevliler evlerine gönderildiler.

ERMENİLER ÜSTLENDİ
Erdoğan Özen’e Viyana’da suikastı Paris’te “Ermeni Devrimci Ordusu” üstlendi. Kimliği belirsiz biri “Agence France Presse”in (AFP) Paris’teki merkezine telefon ederek, Özen’in ölümüne yol açan bombayı kendilerinin koyduklarını söyledi, şöyle dedi: “Bu saldırının sorumluluğunu üstleniyoruz. Biz yalnızca diplomatlara saldırırız”. Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü de bir açıklama yaparak, Erdoğan Özen’in öldürülmesini kınadıklarını bildirdi.

1975’DEKİ SALDIRI
Avusturya başkenti daha önce de Türk diplomatlarına saldırılara sahne olmuştu.. 22 Ekim 19 75 ‘de Viyana Büyükelçimiz Danış Tunalıgil, Büyükelçiliği basan silâhlı üç kişinin açtığı ateşle şehit edilmişti. Failleri bulunmayan suikastın sorumluluğunu New York’ta bir Ermeni terör örgütü üstlenmişti. Avusturya polisi ise, Tunalıgil’e saldırı planını uluslararası terörist Carlos’un hazırladığını tahmin etmişti. Carlos, o tarihlerde Viyana’da bulunuyordu ve Büyükelçimize suikastten birkaç hafta sonra, 21 Aralık 1975’de OPEC’in Viyana merkezinin basılması eylemini düzenlemişti (Bu tahmin daha sonra doğru çıkmadı).

ATEŞ, İZMİR’İ YAKTI
Avusturya’nın başkenti Viyana’da Türk Büyükelçiliği önündeki patlamada hayatını kaybeden Çalışma Müşavirliği Sosyal Yardımcısı Erdoğan Özen, İzmir’liydi. Son bir yıldan bu yana Viyana Çalışma Müşavirliğini tedviren yürütmekte olan Özen yurtdışı görev süresini tamamlamış olduğundan önümüzdeki ay Türkiye’ye dönecekti. 1934 yılında İzmir’in Dikili’nin Bademli bucağında doğan Erdoğan Özen, 1959 yılında İzmir Yüksek Ticaret Okulu’ndan mezun olmuştu. Özen, 1966 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yurtdışı teşkilatında görev almıştı. Frankfurt Çalışma Ataşeliği yapan, Viyana Müşavirliği ile Stuttgart Çalışma Ataşeliği’nde sözleşmeli olarak çalışan Erdoğan Özen, 1980 yılından bu yana Viyana Çalışma Müşavirliği Sosyal Yardımcısı olarak görev yapmaktaydı. Özen, son bir yıldır da Viyana Çalışma Müşavirliği görevini tedviren yürütüyordu. Erdoğan Özen, Avusturyalı Monika Özen ile evliydi ve erkek çocuk babasıydı”.
Çalıştığım gazete olan Yeni Asır’daki haber böylece uzayıp gidiyordu. Radyo sabah saat 10.00’da bombalı suikast haberini verdiğinde Monika evde, öğle yemeği için gelecek olan eşine mutfak hazırlığı yapıyordu. Büyükelçilik ölüm olayını Monika’dan sakladı, yaralı olduğunu söylediler. Monika annesini de yanına alarak hastaneye koştu. Hastanede kocasının kömürleşmiş cesedini teşhis ederken yığıldı kaldı. Evlilik yüzüğü ve takılardan kömürün Erdoğan ağabey olduğu anlaşılmıştı. Monika, 11 yaşındaki Murat’ı olaydan uzak tutmayı başarmış, bir tanıdığına göndermişti.
Ama sapsarı saçlı, çok sevimli bir çocuk olan Murat, cenaze töreninde elindeki Türk bayrağı ile dimdik duracak, siyah güneş gözlüklerin ardından ağladığını kimseye göstermeyecekti.
Erdoğan Özen ağabeyimizdi…
Karşıyaka Lisesi’nden büyüğümüzdü… Aynı mahallede yaşamış¬tık. Küçük kardeşi Ertam Özen, Karşıyaka Lisesi’nde Tarih hocası olan annemin en sevdiği talebesiydi… Zaten biz Karşıyakalılar, bir aile gibiydik o zamanlar, yani 1960’larda…
O yüzden annem ve babamla oturduğum kahvaltı masasında, annem de gözyaşlarını benden saklamıştı.
İçimiz yanmıştı.
Aradan bir yıl geçti…
Karşıyaka’da Girne Caddesi’nin girişinde, Yunuslar Heykeli’nin önündeki meydana “Erdoğan Özen Meydanı” ismi verildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Burhan Özfatura ve Karşıyaka Belediye Başkanı Nevzat Çobanoğlu elbirliği ile bu işi başardılar. Törene Bayan Monika ve küçük oğlu Murat da geldiler.
Murat yine dimdik duruyor, hiç konuşmuyordu…
Aradan yıllar geçti.
Bu kez 1993 yılında Dikili’nin sahil köyü olan Denizköy’de “Erdoğan Özen Rekreasyon Alanı” ile bu alanın içinde “Atatürk Heykeli” açıldı. Heykele emeği geçen Erdoğan Özen’in can dostu Naci Gülçağ, Sağlık Bakanı Rifat Serdaroğlu, Manika Özen, Ertam Özen, Denizköylüler, hepimiz yine Erdoğan ağabeyimizi anarak gözyaşlarımızı sildik..
20 Haziran 1998 tarihli Yeni Asır’da “Ey İzmir, 20 Haziran’ı unutma” başlığı ile makalemde şunları yazdım:
“Erdoğan Özen’e kıydıkları, 20 Haziran tarihini, öncelikle Karşı¬yakalılar ve sonra İzmirliler için “Ermeni Terörünü Hatırlama ve ErdoğanÖzen’in Şahsında Tüm ASALA Şehitlerimize Sahip Çıkma Günü” olarak ilan edilmesini ve her yıl, aynı gün Uçan Yunuslar Heykeli çevresindeki havuz başında akşamüstü 18.00 civarında toplanarak, havuza kırmızı karanfiller atılmasını öneriyorum…Herkes, her yurttaş, sabahın ilk saatlerinden itibaren havuza çiçek atıp, Fatiha okuyabilir.. Arabasıyla caddeden geçen, apartmanının balkonundan Uçan Yunuslar’a doğru şöyle bir bakan, “Yadellerde görev başında paramparça edilerek, şehit edilen bu vatan evlatlarını” hatırlayıp, gözleriyle selam yollayabilir”…
Ne yaparsak yapalım?
Ermeni terörü, Erdoğan ağabeyimizi elimizden almıştı…
Küçük Murat öksüz kalmıştı…
Bayan Manika ise eşinin yasını tutuyordu…

Bir Cevap Yazın