K.S.K.’nin kuruluşu…

Yaşar Aksoy

Karşıyaka hatıralarımızda, beldenin ünlü spor kulübünden söz etmez isek, sonra bizi yolda yürütmezler.. Karşıyaka futbol kulübü, Bahariye semtinde Omiros Bahçesi’nde, yani şimdiki Çocuk Yuvası’nın bulunduğu bahçelik alanda kuruldu.. Yıl 1910’Iar.. Gavur İzmir ismiyle bilinen bir vatan top­rağı.. İzmir futbol ligi, yabancıların takımları ile do­luydu. Tek Türk takımı yoktu.. Papazlar, maçlara gelip ilahiler okuyordu. İşte böyle bir ortamdı, Türkleri de futbol kulübü kurma­ya iten. İki büyük reaksiyon doğdu. Birincisi, 1 Kasım 1912’de Karşı­yaka Spor Kulübü’nü doğurdu. Öteki, 16 Ocak 1914 günü Altay’ı yaşama geçirdi.

K.S.K’yi kuran bu vatanseverlerden biri olan Kadızade Zühtü Işıl, vefat etmeden önce K.S.K’yi kurdukları dönemi teybimize şöyle anlatmıştı:

“Kaf Sin Kaf’ın kurulduğu tarih I912’dir. Memleket bizimdi, fakat hakim olan Türk’ten başkalarıydı. Ticaret, sanayi, her şey başkaları için bir ni­metti. Hürriyet ilanı ile “Türk’üz” diye övünmek ihtiyacını yavaş yavaş duymaya başladık, her sahada duyulan bu ihti­yaçlar bizi sporda örgütlenmeye itti. Spor, o güne kadar Türk olmayanların egemenliğinde idi.

Aramızda para topla­yarak top aldık. Kısa pantolonlarla arsada oynamağa başladık. Bu arsa, şimdiki Bahariye semtinde Çocuk Yuvası’nın bulunduğu köşkle, bir tarafı Alaybey’de, diğer tarafı Karşıyaka’da olan geniş bir bahçe idi, sahibi de Omiros isminde Rus asıllı ve eşi İngiliz olan Karşıyakalı bir kişi idi. Cami ve mektep arasında ha­len duvarla hudutlu bu bahçenin arasındaki geniş saha bi­zim futbol sahamız olmuştu.”

Zeytin Ağacının Altı

“Aramızda ilk defa bir topluluk kurmağa 5-6 arkadaş o günlerde bu arsada karar verdik. Ağabeyim Kadızade Raşit, teyzezadem Süreyya İplikçi, ben, Refik Civelek, Osman Nuri, Örnekköylü Hüseyin, bir zeytin ağacının altında hafif yağmurlu bir günde bir kulüp kurmayı tasarlamış­tık. İçimizdeki milli heyecan bir yangın gibi ateş almıştı.

Bize, muhitimizden çığ gibi gençlik katıldı. Kendi aramızda bir takım yapmıştık. 2-3 ay sonrada bu topluluğumuzu da­ha çok canlandırmayı düşündük. Bu bizim için bir özlem ol­muştu. İttihat-ı Terakki Cemiyeti’ne müracaat ettik, bizi hi­mayenize alınız bir kulüp teşkil edelim daha verimli çalış­mak arzusundayız dedik. Olumlu karşıladılar, size bir oda tahsis edelim burada teşkilatlanın, bu kulübü vilayete mü­racaat ile tescil edebiliriz dediler.

Bu büyük bir ümit olmuştu. Haftanın birkaç gününde aksamları burada toplanıp tasarladıklarımızı büyüklerimize ile­tiyorduk. Onlardan büyük teşvik görmeye başlamıştık. Bir müddet sonra vilayete müracaatla hukuk müşavirliği kanalı ile kulübümüz “Karşıyaka Mumarese-i Bedeniye Kulübü” is­mi altında kuruldu. K.S.K, artık doğmuş­tu. Tarih, 1 Kasım 1328 yani 1912 idi… Türklüğü temsil etsin diye kırmızıyı, İslamlığı temsil etsin diye yeşili seçerek. kulüp renklerini oluşturduk..Tüzükteki resmi kurucular, Raşit Kadızade, Süreyya İplikçi, Hasan Fehmi, Cemal Ahmet Umar, Fikri Altay, Halit Onaran, Tahir Bor, Hüsnü Tonak, Zühtü Işıl, Cemil Erkli, Süleyman Danyal, Sadrettin İşçimenler idi.. İlk futbolcularımız ise, Raşit Kadızade (kaptan), Suat Karşıyaka, Refik Civelek, kaleci Salih, Çakır Kemal, İtalyan Hanri Barker, Örnekköylü Hüseyin, Kemalpaşalı Sarı Ali, Zühtü Işıl, Muharrem ve Hüsamettin idiler”

Bu ilk kurucu ve oyuncuların Türklük ve Karşıyakalılık için, özellikle Rum ve Ermeni takımlarına karşı verdiği mücadeleyi unutmamalıyız. Bu yüzden K.S.K.’nin ambleminde Ayyıldız vardır.. Anneannem, Mehmet Yemişçi ile Refika Hanım’dan doğma Safiye Hanım, ilk kurucu Zühtü Işıl ile kardeş çocuklarının çocukları idiler. Zühtü Dayımıza rahmet diliyorum..

Atatürk’ün Ziyaretleri

Atatürk, 13 Ekim 1925 günü ziyaret ettiği K.S.K.’nin şe­ref defterine şunları yazdı: “Karşıyaka Spor Kulübü’nde karşı karşıya bulunduğum gençlik, iftihara çok şayandır. Bu gençlik çerçevesinde is­tikbalin kuvvet, saadeti bariz görülmektedir. Gazi M. Kemal

Atatürk, 24 Haziran 1926 günü yine geldiği K.S.K.’de deftere şunları ekledi: “Bu defaki ziyaretimde geçen aylarda harcanan hizmet çalışmalarının kıymetli eserini gördüm. Teşekkür ve tebrik ede­rim. Gazi M.Kemal..”

Unutulmaz futbolcular  

1926 yılında ilk kez şampiyon olan takımı rahmetle sayalım: Malik (Kaleci), sevgili dostum Lap Laf Lütfü, Vahi, İsmail, Nevzat, Fikret, Halil, Sezai, Hamit, Necati, Turgut..

1958 Şampiyonluğu’nun takımını sayalım: Akın (Erdinç, Muhip) , Rafet, Kalaycı Yılmaz, Bulut, Sümer, Özgen, Küçük Erol, Moto Özcan, Ogün, Oktay, Nevzat..

1970 Şampiyonluğu’nun oyuncularını sayalım: Erden (Ekrem), Tevfik, Hamdi, Gode Cengiz, Erol Baş, Burhan, Saim, Günay, Bedri, B.Uğur, K.Uğur, Erdinç, liseden sınıf arkadaşım Atilla, Ceyhan, Günay.. Bu yıllarda takıma emek veren Ahmet Tuna, Vural’ı  unutmayalım.

1987’de (kulubün 75.Yılı) şampiyon olan takımı sayalım: Juriçeviç, K.Muharrem, B.Muharrem, B.Metin, Kahraman, Yüksel, Nihat, Ülken, Recep, Rıza, Erhan, Uğur, Talat, K.Metin.. 

“Kaf Sin Kaf” sloganını Prof.Bilge Umar’ın babası Cemal Ahmet Umar bulmuştur. K.S.K. Marşını ise, 1925 yılında müzik hocası Halit Bey yazıp besteledi. Bacak Mümtaz isimli bir müzisyen de sürekli çalarak ölümsüzleştirdi:

“Çok yaşa şanlı Kaf Sin Kaf çok yaşa.. Taç ettik gençlikle biz seni başa.. Gençliği yaşamaktır gayemiz.. Kaf Sin Kaf gençleriyiz./ Kalmasın kalbinde acı bir sızı.. Ufkunda sallansın yeşil kırmızı.. Gençliği yaşatmaktır gayemiz.. Kaf Sin Kaf gençleriyiz.. Kaf Kaf Kaf, Sin, Sin Sin.. Kaf, Sin, Kaf Sin, Kaff…”

Bir Cevap Yazın