Blue Jean mi, kot mu?

versace-bayan-kot-pantolon16. yüzyılda yolları Bombay yakınlarındaki Dongari Kalesi’ne düşen denizcilerden elleri boş dönmeyenlerin yanlarında, pamuğu kalın ve çivit boyalı bir kumaş türü de bulunuyordu. (İngilizce’de iş tulumlarına “dungaree” denir ve bu ismin de Dongarii Kalesi’nin adından gelmektedir.) Denizcilerin yanlarından bulunan bu kumaşın İtalya’nın Cenova yakınlarına geldiği ve buradan da dünyaya yayıldığı düşünülmektedir. Bu üretimin neticesinden ortaya “bleu de Genes”(Cenova mavisi) adı ortaya çıkar. Daha yakın ismiyle “blue jean”.

Diğer yandan üretim yeri orası olmamasına rağmen adını Fransa’nın Nimes limanından alan serde de Nimes kumaşı vardı. Bazen aynı şekilde fakat farklı yerlerde üretilen kumaş türüne de “de Nimes”deniyordu. Ayrıca tarihçiler, argaç ve arış olarak iki farklı ipliğin kullanıldığını belirtiler. “Denim” kumaşındaysa biri mavi diğeri de beyaz olmak üzere iki iplik kullanılmıştır.

Daha sonra “jean” kelimesi pantolonun modelini tanımlamak için kullanıldı. Bu pantolonların en gözle görülür özellikleri, bol, giyimleri rahat ve daha çok cepli pantolonlardı. Jean yapımında öne çıkan kumaş içinse “denim” kelimesi daha çok telaffuz edilir oldu.

Peki, Jean’in bir pantolon modeli olarak tanımamızı kim sağladı dersiniz? Tabii ki “altına hücum” döneminde San Fransisco’ya giden ve bir kuru gıda dükkânı açan Alman göçmenlerinden Levi Strauss. Levi’nin müşterilerinden terzi Jacob Davis, iş tulumlarının belli yerlerinde yırtılmaları kapatmak için bakır perçin ekleme düşüncesini uyguladı. Muhabbetleri çok koyu bir kıvama gelmiş olacak ki, Davis, Strauss’a ortaklık teklifinde bulundu. Bu ortaklığın ürünlerinden olan “iş tulumları” işçiler arasından oldukça popüler hale geldi. Fakat işler pek de yolunda gitmedi. Her ne kadar bu ürünlerde kullanılan çadır bezi aşınma yapmış ve küçük bir hüsran yaşanmış olsa da aynı pantolonun “denim” ile üretilmesinin ardından, bizlerin “kot pantolonu” tanımasına kadar varan bir süreç başladı.

TÜRKİYE’YE NASIL GELDİ?

Denim pantolonun dünyada ve Türkiye’de popüler olması hemen hemen aynı zaman dilimlerinde denk geliyor. Orijinal adı “blue jean” olan “kot”un kelime anlamına baktınığızda çok az insanın bildiği bir gerçeği öğrenirsiniz . Aslında, “kot” denim kumaştan pantolon üretimi yapan yerli bir markanın adı. Çoğu insanın bir marka olduğunu bilmeden kullandığı bu kelimenin yaratıcısı Muhteşem Kot adlı bir tüccardır.

“Muhteşem Kot” 1950’li yıllarda tüccar bir terzi idi. 1950’li yıllarda güvenlik güçleri, devlete ait fabrikalar, kuruluşlar, madenler vs. gibi büyük iş yerleri, işçilerinin iş elbiseleri ihtiyaçlarını ihaleler ile sağlıyordu. Bu şekilde mal üretenlere de tüccar terzi denirdi.

1940’lı yılların sonunda Avrupa’ya yaptığı bir seyahatte eline bir blue jean geçer. Bir Levi’s. Kimlerin giydiğini araştırır, Amerika’da kovboy ve tarlalarda çalışanların giydiğini öğrenir. Muhteşem Kot işçi ve köylünün giyeceği sağlam, rahat ve bakımı kolay bir pantolon üretilip satılması düşüncesinden hareketle blue jean üretimine başladı.

1960 yılında “KOT” marka olarak tescil edildi. İlk blue jeanler, Karaköy Necati Bey caddesinde, Ankara’da Samanpazarı denen yerde işçi ve köylülere giyim kuşam satan dükkânlarda satılmaya başlandı.

Blue-jean’in Türkiye’de genç kuşağın ilgisini çekmeye başlaması ünlü yine James Dean ile başlar. “Devlerin aşkı” film sahnelerinde giydiği blue jean gençlerin ilgi odağı olur ve moda haline gelir.

Kaynak: Vikipedi ve onursendere

 

Bir Cevap Yazın