HBT Grubun kurumsallığı, güvene dayanır

Hüseyin Barbaros Tokatlı roportaj (1)Yap-işlet modeliyle İzmir’de bir çok yatırımı bulunan Hüseyin Barbaros Tokatlı, HBT Grubun en son ki projesi Özel Ata Sağlık Hastanesi ile tekrar gündeme geldi. Tokatlı’ya yeni projeleri ve özel hayatıyla ilgili sorular sorduk ve ilginç cevaplar aldık…

Hüseyin Barbaros Tokatlı kimdir, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

10 yaşından beri iş hayatının bir fiil içerisindeyim. Küçükken ayakkabı boyacılığından tutun da simit satmaya, oradan çamaşır suyu satmaya kadar bir çok işi yaptım. Ama asıl işimiz hurdacılıktı. Daha sonra ticari taksi işletmeciliğine başladık. Aynı zamanda gayrimenkul işlerini de yürütüyorduk. 2007 yılında hurdacılığı bırakmaya karar verdik. 2-3 sene dinlenmeye çekildim, çalışmadım. Daha sonra Ata Sağlık Hastanesi’nin bulunduğu inşaatı yapmaya başladım ve kısa sürede bitirdim. Bitirir bitirmez Ata Sağlık Hastanesi’ne devrettim. Yani yap-işlet modeliyle gerçekleştirdim. Biz iş yerlerini alıyoruz, düzeltiyoruz ve kiraya veriyoruz. Aile yaşantısı olarak, 26 yıllık evliyim ve 2 kız evladım var.

Bu kadar farklı iş kolunu takip etmek sizin için zor olmuyor mu?

Her işletmenin başına önce, uygun kişiyi yetiştirdik ve görevlendirdik. Yani bir taksi işletmesinin başında 16 senelik bir personelimiz var. Biz bu arkadaşlarımıza hiç karışıp, müdahale etmeyiz. Ancak bir hata ve kusur olursa yönlendiriyoruz. O yüzden kurduğumuz sistemimiz gayet güzel çalışıyor. Takınılan bir konu olursa ancak en son ben devreye giriyorum. İşletmelerde çalışan personelimizin en yenisi 15 senelik. Biz de akraba, eş dost kavramı yok. Kim işini en iyi yapıyorsa o işin patronu oluyor. HBT Grubun kurumsallığı güvene dayanır. Biz grup olarak, dolaylı yönden istihdam sağladıklarımızla birlikte en az 400 kişiyi çalıştırıyoruz.

Projelendirmeler nasıl yapılıyor?

Hastane karşısında yer alan depoyu alıp, yenileyip, modernize edip 7-8 işletmenin olacağı bir yer haline getirdik. Burada nelerin yer alacağına şöyle karar veriyoruz. Bir kafeterya açıyorsak, yanında büfe varsa mesela kafeteryada boyoz, çörek vb. satıyoruz. Ama aynı zamanda büfe dışında sigara vb. ürünleri kafeterya satmıyor. Kimse kimsenin işini engellemiyor ve karışmıyor.

Hüseyin Barbaros Tokatlı roportaj (4)Yap-işlet modelinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Krizlerden etkilenir mi?

Bizim krizlerle pek işimiz olmaz. Çünkü biz imkanımıza göre hareket ederiz. 10 tane gayrimenkul alacağımıza 3 tane alırız. Yapıp, işletip, kiraya veririz.

İş dışında biraz da ev hayatınızı bize anlatır mısınız?

Evin hakimi hanımımdır. Aslan burcuyumdur. Sabah 7.15 ‘de kalkar 8.30’a kadar kahvaltımı yapar ve evden 9.00’da çıkarım. Belirli bir program yapamıyorum işte. Çünkü telefon nereden geliyorsa akış o yöne doğru oluyor. İşin bitişi eve dönüş zamanımı belirliyor. Ancak hafta sonu aileme yeterince zaman ayırabiliyorum. Biz aile olarak gezmeyi çok severiz. Kışın kayak yapmaya, yazın yatımızla denize açılmaya bayılırız.

Özel olarak güvercin beslemeyi çok severim. Eski araçları alıp tamir etmeye ve onarmaya çalışırım. Bu meşguliyetlik kafamın rahatlamasını sağlar.

Ofisinizde, etrafınızda objelerin olmasını seviyorsunuz. Eski parçalara ilginiz nereden geliyor?

Eskiye ilgim çok eskiden beri var. Bu ofisin olduğu yer, eski bir bina olduğu için bu ortamı sürdürmeye çalıştım. Şehrin içinde bahçeli eski bir işyeri yapmak istedim. Sağolsunlar gelen giden farklı misafirlere sahibiz. O yüzden şehir içinde nefes alabileceğimiz bir ortam yaratmak istedim. Ayrıca arka bahçeyi de fark ettiyseniz çiftlik gibi kullanmaya çalışıyoruz.

Hüseyin Barbaros Tokatlı roportaj (2)Çok mutlu bir evliliğiniz var dile kolay 26 yıl, Sevgililer Günü ile ilgili düşünceniz nedir?

Aslında güzel bir sevgili olduğumuz için bu kadar yıllık evliyiz. O bağırdığında ben çekilirim, ben bağırdığımda o çekilir. Evde hanımın dışarıda benim sözüm geçer. Eşim benim çocukluk aşkımdır. Mahallede ben 16, o 14 yaşındaydı, 4 sene konuştuk ve evlendik. Hala ilk günkü gibi gözlerine baktığımda aynı heyecanı ve aşkı hissederim. Kalabalık aileleri, daha doğrusu dost meclisini aile olarak çok severiz. O yüzden hiçbir zaman misafirimiz eksik olmaz.

İzmir’in sizin hayatınızdaki yeri nedir?

İzmir doğduğum, büyüdüğüm şehir, onu çok seviyorum. Bir yerde yaşama tercih hakkım olsa yine İzmir’i ve Karşıyaka’yı seçerim.

Neden Karşıyaka’yı tercih ediyorsunuz?

Karşıyaka da nezih bir ortam var. İnsanlar daha bilinçli ve her şeyin farkındalar.

Bir Cevap Yazın