Prestijin adı, Villafors Villeroy&Boch

tolga alkan (2)Son yıllarda İzmirli tüketici kaliteyi ve prestiji arar oldu. Hangi alanda olduğu önemli değil, içinde prestij ve kalite birlikte anılıyorsa tercihini ondan yana kullanıyor. İşte Tolga Alkan kurduğu şirketi Villafors ve dünyanın en büyük markası Villeroy&Boch’da bu önemli ilkeyi düstur edinmiş. Alsancak’ta açtıkları showroom da bir araya geldiğimiz Tolga Alkan bize beklentilerini ve sektöre getirdikleri yenilikleri anlattı…

İzmirlilere Villafors markanızdan ve kendinizden biraz bahseder misiniz?
1983 Ağrı doğumluyum. Lisans eğitimimi Bilkent Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümünde tamamladım. Profesyonel iş hayatıma inşaat sektöründe faaliyet gösteren çok uluslu yabancı bir firmada bölge müdürü olarak başladım. 6 yıl kadar profesyonel yöneticilik deneyimim akabinde sektörün önde gelen firmalarından birine ortak olarak ticaret hayatına atıldım. Sektördeki tecrübelerim ağırlıklı Ege ve Akdeniz Bölgelerinde oldu. Villafors isimli şirketi kurarak dünya devi Villeroy&Boch markasının Ege bölge yetkili satıcılığını aldım. Bütün bölge proje uygulamaları ve dağıtımını gerçekleştiriyorum.

Her işin özünün meraktan geçtiğine inanıyorum. Tolga Alkan işiyle ilgili olarak her şeyi merak eder mi, nasıl biridir?
Geçmişte işim ve pazarlama ağırlıklı olarak; armatür ve karo konusunda olmasına rağmen, gerek çocukluğumdan bu yana içimde var olan dekorasyon ilgisi, gerekse sektörün ürün grupları anlamında tamamına hakim olma gerekliliğine inancımdan sizin ilgi yada merak diyebileceğiniz bir anlayışa sahip oldum. Başarının gerek şartlarından birinin de güncel kalmak olduğuna inancımdan dolayı ise elimden geldiğince yurtiçi ve yurtdışı fuarları, seminerleri ve toplantıları takip etmeye çalıştım. Bunları sektörel dernek ve kuruluşlara üye olarak desteklemeye çalıştım. Süreç içinde bunları katılımcılıktan, konuşmacılığa taşımayı başardım.

tolga alkan (1)Nasıl biri sorusunu ise; sanırım girişimci, başarılı sonuç odaklı, olmayı amaçlayan biri olarak cevaplayabilirim…
Villeroy&Boch markasını biraz anlatır mısınız? Neyi farklıdır, diğer markalardan hangi özellikleri ile ön plana çıkıyor?
Villeroy&Boch özetle 1748 yılında François Boch ve oğulları tarafından kurulup, 1809 yılında fabrikalaşarak, 1836-1842 yılları arasında rakipleri olan Villeroy ailesi ile birleşerek (Nicolas Villeroy ve Jean-François Boch) bugünkü adını almıştır. 1852 yılında restore edilen Roma mozaiklerinden esinlenerek dünyaca ünlü dayanıklı Alt Mettlach karoların üretimine başlayan, 1870 yılında vitrifiye üretiminide bünyesine dahil eden, 1975’te tasarımcı Luigi Colani ile beraber işlevselik yanında estetiğide ön plana çıkaran, bir markadır.

Villeroy&Boch’un bence en önemli farkı prestiji, bu özelliği de markayı öne çıkarıyor.
Sizinde dediğiniz gibi 250 yıllık bir firma ve Avrupa’da prestijli bir marka olarak biliniyor. İzmir’de neler yapmayı planlıyorsunuz?
Öncelikle bizde ekip olarak markamızın prestijine ve yeterliliğine inanıyoruz. Burada esas olarak hedefimiz ise, sadece İzmir’in değil, tüm bölge halkının kalite ve dekorasyon anlayışına bir değer katmak, zamanında hizmet vermek olarak tanımlayabilirim.
İzmirli mimarlarımız yeterli seviyede hizmet alamıyorlar. Biz hizmet ve farklıyı sunmak felsefemiz ile mimarlarımızla birlikte yaşam alanlarına değer katacağız.

Ege Bölgesi’ni hedefleyerek yola çıktınız, İzmir’de açtığınız showroomunuz çok dikkat çekti. İstediğiniz tepkiyi alabildiniz mi?
Evet bizde showroomumuzun ilgi çektiğini ve İstanbul, Ankara gibi sektörümüzün önde gelenlerinin de taktirle tebrik ettiklerinden dolayı tahminimizin üzerinde ses getirdiğini fark ettik ve tabi ki bununla da gurur duyuyoruz. Bunun da devamlılığını doğru şekilde sağlayabilmek için, aslında şu ana kadar aldığımız tepkilerden oldukça memnun olmamıza rağmen, bununla yetinmeyip mimarlara, inşaat firmalarına tanıtım kokteylleri hazırlayıp esas dokunuşu bire bir yapmayı planlıyoruz.

tolga alkan (4)Villeroy&Boch markası, kalite ve prestijin birleşimi… Sizce İzmirliler dekorasyona nasıl bakıyor, siz bu perspektifte nelere etki etmeyi düşünüyorsunuz ?
Öncelikle İzmir’in ve İzmir halkının kendine özel bir kültürel tarihi ve yaşam tarzı olduğu inancındayım. Villeroy&Boch markası ise işin zor kısmı olan pazarda bir şeyleri değiştirmek yerine, bu marka ile geliştirmek ve çeşitlendirmek yolu ile pazara değer katabileceğimize inanmamızı sağlıyor.

Bizim esas olarak İzmir’in ve İzmirlilerin hak ettiği seviye ve konseptte bir showroom ve tabiki servis kalitesiyle fark yaratıp, bütün A/A+ hedef kitlenin showroomumuza uğramadan dekorasyon kararlarını vermeyeceği bir nokta haline gelmeyi hedefliyoruz. Biz İzmirliye gerçekten hakettikleri görsel şovu ve hizmeti vermeye hazırız. Bu anlamda hızlı farklılaşan İzmirlinin çok çabuk kanıksayacağı bir firma olacaktır Villafors.

Antalya ve İstanbul gibi farlı bölgelerde dekorasyon sektörünün önde gelen markalarındansınız. Sizce İzmir ve Ege Bölgesinde dekorasyon sektörü ne durumda, sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Ege bölgesi ne yazık ki kalitenin sunulduğu, inovatif ürünlerin sergilendiği ve anlatıldığı yeterli seviyede ürün servisi konusunda iyi hizmet anlamında oldukça zayıf. Amacımız aslında ülkemizde tüketme kültürünün en üst seviyede olduğu, yaşamı ve yaşamayı seven, özellikle değerli İzmir halkına hakettikleri görsel şöleni, kaliteyi sunmaktır. Bu noktada önemli görevimiz mimarlarımıza gerekli servisi vermek, hizmette farklılaşmak ve kaliteye ulaşmaya aracı olmaktır.

Ekip arkadaşlarım bile Akdeniz ve İstanbul’daki showroomları gördüklerinde şaşırıyorlar. Egeli bunu haketmiyor ve naçizane olarak gerçek bir showroom yapmaya çalışıyoruz. Egelinin ve İzmirlinin bu servis, ambiyans ve kaliteyi hak ettiğine inanıyoruz. Özellikle mimarlarımıza her anlamda destek vererek onların özlediği, istediği hayal ettikleri şeyleri sunarak gerçek anlamda yeteneklerini sergileyebilmelerine aracılık yapmak istiyoruz. Her şey bu güzel şehrin güzelliğine katkıda bulunmak için. Unutmayalım başka İzmirimiz yok.

Bir Cevap Yazın