NEPAL – 5

nepal (2)Sabah kahvaltı sonrası saat 08.00’de otobüsümüzün yanında toplandık, bavullar otobüsün üstüne yığıldı. Üzeri branda ile kaplandı ve 150 km yol olmasına rağmen 4-5 saat süreceği belirtilen Chitwan Milli Parkı’na gitmek üzere yola çıktık. Yolda Melih yine daha önce gezmiş olduğumuz yerlerle ilgili sınavını yaptı. İki şeritli dar yolda giderken üzeri rengarenk boyanmış otobüslerin üzerinde yolculuk yapan insanları görüyoruz. Keyifle yol alırken tekerimiz patlıyor, neyse ki bir köye yakınız. Orada 1970’lerin köy bakkalına benzer bakkalın önünde köylü ile bol bol fotoğraf çekip vakit geçiriyoruz. Tekerlek onarılınca yola devam. Ara sıra molalar veriyoruz Trisiliu nehri yol boyunca bize eşlik ediyor. Nehrin üzerine kurulmuş 2 kişinin yan yana yürüyebileceği kadar genişlikteki 100 metreyi geçkin çelik asma köprü üzerinden karşı tarafa kadar gidip gelirken aşağıda rafting yapanları da izledik. Sayıyı tutturamadığımız için raftinge katılamadık. Öğle yemeğini yedikten sonra Chitwan Milli Parkı’ndaki otelimize varıyoruz. Bu bölgeye girerken sizi yolda durdurup bölgeye giriş parası alıyorlar. Otelimize yerleşip nehrinin yanında timsahların yüzdüğü Narayan nehrine doğru içkilerimizi yudumlayıp, sessizlik ve dinginliğin tadını çıkarıyoruz. Akşam güneşinin nehir ve orman üzerine batarken oluşturduğu manzara her şeye değer. Bir kısım arkadaşlar da hamaklarda dinleniyorlar.

Narayan nehrinde kano sefası
Ertesi sabah milli park gezisinde ağaçlardan düşebilecek sülüklerden korunmak için otele yakın, sayısı az alışveriş dükkânlarına geniş şapka ve değişik hediyeler almaya gidiyoruz. Alışveriş ve akşam yemeği sonrasında otelin bulunduğu yerleşim yerindeki cafe ve barlarda vakit geçiriyoruz. Dönüşte, saat 24.00’ü geçtiği için otelin bahçe kapıları kapatılmış, demir kapının üstünden atlayarak otele geçmek ayrı bir çılgınlıktı. Otel oda kapılarında asma kilit, yataklarda da cibinlik var. Sabah saat 06.30’da kahvaltı sonrasında yaban hayatı uyanmadan ağaç kano ile Narayan nehrinde 45 dakika sürecek olan yolculuğumuza çıkıyoruz. Kanoda tren gibi 5 cm yüksekliğindeki oturaklara arka arkaya oturuyoruz. Nehirde timsahlar olduğu için kanoda dengeyi bozmadan uslu uslu yol alırken, balıkçıl, tavus kuşları gibi çeşitli kuş türleri görüyoruz. Kano yolculuğu sırasında doğal yaşamı ürkütmemek için sessiz olmamız isteniyor. Orman yürüyüşünün başlayacağı yere geldiğimizde nehirden yeni çıkmış gergedanın atıklarıyla karşılaştığımızda daha da heyecanlanıyoruz. Bu arada uzun sopalarını nehrin dibine batırarak yol alan kanoyu kullanan köylülerin nehrin ters akımına doğru geldiğimiz yere bu şekilde döndüklerini görünce şaşkınlığımı da gizleyemiyorum.

nepal (3)Orman içi gezi
Balta girmemiş ormanda yürüyüş konusunda nerede ve özellikle gergedanla karşılaşıldığında nasıl davranılacağı konusunda brifing alıp, 30 dakikayı aşan orman yürüyüşümüz başlıyor. Ormanda yerli rehber bizi gergedanın görülebileceği yerlere, özellikle de nilüferlerle kaplı yüzdüğü küçük göle götürüyor ama maalesef göremiyoruz. Nepal kaplanı ancak geceleri çıkıyormuş, onu görme şansımız zaten olmayacakmış. Bunun yanında geyik, karaca sürüleriyle karşılaşıyoruz. Orman içi gezi sonrasında vücudumuzda sülük olup olmadığını kontrol etmemiz isteniyor, ediyoruz ve ben dahil birkaç kişide sülüğe rastlayıp daha fazla kan emmesine fırsat vermeden temizleniyoruz.

Fil üzerinde seyahat
Sonrasında fil yetiştirme merkezini, fil müzesini ziyaret ediyoruz. Milli park gezimiz ciplerle Taru halkının yaşadığı köyü ziyaretiyle devam ediyor. Köy çok otantik, her bakımdan doğal bir yaşamın gerçekleştiği yerleşim yeri. Turistler için köy özellikle özgün halini koruyor. Hörgüçlü ineklerin de yer aldığı köyde pirinç tarlasında pirinç hasatına katıldım. Daha sonra buradan ayrılıp nehirde fillerin üzerine binilerek, filin terbiyecisinin verdiği komutla suyun içinde yaptıkları gösteriye katılıyoruz. Fillere ikişer ikişer bindik, filler terbiyecisinden aldığı komutla suya yatıyor siz üzerine çıkıyorsunuz, ayağa kalkıyor ve size hortumuna aldığı su ile bir sağdan bir soldan ıslatıyor. Bindiğim filden nehre atladıktan sonra terbiyecisi istemime bağlı olarak fili suya yatırdı, fil hortumunu sudan çıkarıp nefes alırken guruptan arkadaşlarında filin yanına gelerek toplu fotoğraf çektirmemiz gezinin en güzel anlarından biriydi. Bu gösteri sonrasında tekrar milli park içinde gerçekleşecek fil safarisine katılmak üzere otele dönüyoruz. Kısa bir dinlenme sonrasında tekrar ciplerle fil safarisini gerçekleştirmek üzere nehre gidiyoruz. Dörtlü gruplar halinde fillerin üzerine yerleştirilmiş ahşaptan yapılmış tahtırevanlara binip arka arkaya yola çıkıyoruz. Yine yolda timsah, maymun ve karacalara rastlıyoruz ama daha güzel olanı yavrusu ile otlayan gergedana rastlamak onu izlemek bu geziyi taçlandırıyor. Yaklaşık 1 saat süren safari sonrasında otele dönüş ve akşam yemeği sonrasında kamp ateşi yakılıyor. Bir süre sonrada otelimize gelen yerel dansçıların ateş başında yaptıkları gösteriyi izleme ve bir süre de onlarla birlikte dans etme imkanı yakalıyoruz. Dans ve gösteri bitiminde tekrar nehir kenarında ahşap şezlonglara oturup içkilerimizi yudumlayıp sohbet ederken, sessizlik ve dinginlik içinde milli parktan gelen hayvan seslerini dinliyoruz. Bir kısmımız ortamın güzelliği, günün yorgunluğu ve içkinin etkinliğiyle uzun minderlere sahip şezlonglarda kafasını kendisine en uygun yere koyarak kestirmeye başlıyor. Ama gerçekten değerdi. Ve geceyi noktalıyoruz…

Bir Cevap Yazın