Kaf Sin Kaf Destanı’nı yazanları yazdı: Ahmet Diker…

Sevilen ve üretken insan, değerli Karşıyakalı, K.S.K eski yöneticilerinden Karşıyaka Belediye Meclis üyesi ve KARSAV Başkanı Ahmet Diker’in “Direnişten Dirilişe Kaf Sin Kaf Destanını Yazanlar” kitabı çıktı. Bu nefis kitapta, K.S.K.’nin kuruluş aşamasındaki önemli ayrıntılarıyla, kulubün kurucusu olup milli mücadelede direnişçi (kuvayı milliyeci) kimlikleri öne çıkan şanlı-örnek isimler ve Karşıyaka ile isimleri özdeşleşmiş milli büyüklerimiz anlatılıyor. Bu isimler şunlardır:
Gazi Mustafa Kemal Paşa
İsmet Paşa
Fahrettin Altay Paşa
Hüsnü Tonak
Cemal Ahmet Umar
Tahir Bor
Süreyya İplikçi
Cemil Erkli
Halit Onaran
Sadrettin İşçimenler
Dedebaşılı Hüseyin
Kadızade Zühtü Işıl

Bu rahmete kavuşmuş öncü isimlerin ailelerini bularak, şahsi evrak-ı metrukelerini inceleyerek, genel arşiv ve sözlü tarih çalışmasını tamamlayıp iğne ile kuyu kazarcasına yıllarca çalışıp böyle bir kitabı yaratan Ahmet Diker ismini Karşıyaka tarihi’ne kalın altın harflerle yazmıştır.

Karşıyaka ve Kaf Sin Kaf Tarihi isimli kitabımı (1987 basımı) yazarken bu kurucu öncü kişilerden ancak 2 tanesini tanıyordum. Biri, ben kitabı yazarken vefat etmiş olan küçüklüğümün idolü Tahir Amca ile ötekisi kitabı yazarken hayatta olan anneannem tarafından yakın akrabam Kadızade Zühtü Amca idi, ikisine de rahmet diliyorum. Ahmet Diker, bu öncü kişilerin hayatlarını ölümlerinden çok uzun yıllar sonra kaleme almakla büyük hizmet yapmıştır. Karşıyaka’da topluma hiçbir katkıları olmadığı halde konuşan ve palavra sıkan pek çoktur; ama yazan, belgeleyen, araştıran ve hiçbir karşılık beklemeden topluma armağan eden, ne yazık ki bir elin iki parmağı kadardır. Bu parmaklardan biri artık, Ege Efeler Tarihi ve Kültürü’nün de önemli araştırmacısı ve uygulayıcısı Ahmet Diker’dir.

AHMET DİKER’İN RÜYASI

Ahmet Diker’in rüyası artık gerçek olmuştur. Çünkü son 10 yılda sürekli bu kitap üzerine çalıştı. Kitapla ilgili düşüncelerini toplumla paylaşan Ahmet Diker; “Kitapta Süreyya İplikçi’nin süngülenerek, ağır yaralanan Fethi Bey’in can verirken Yunan bayrağını kaldırtıp başucuna Türk bayrağı diktirtmesi gibi ilginç olaylar var. Kitabı kaleme alırken zaman zaman göz yaşlarımı tutamadığım oldu. Daha ne diyeyim, Tanrı iyi ki bizi Karşıyakalı yapmış” dedi.

Ahmet Diker kitabının önsüzünde şunları yazarak ruh dünyasını açıklamış:
“- Onlar bu vatan için, Karşıyaka için satırlara sığmayacak kahramanlık destanı yazdılar… Çatal gibi yürekleri ile düşmana, kramponları ile dünyaya diklendiler.
Yeşil-Kırmızılı formayı sırtına geçirip kurtuluş türküleri söylediler, bağımsızlık için haykırdılar.
Esir düştüler ama hiç baş eğmediler… Baş kaldırdılar, yeryüzüne ve gökyüzüne.
Bıçak kemiğe dayanmıştı, İzmir’imiz, düşman çizmesi altında inim inim inliyordu…
Onlar yağız çehreli, mangal yürekli Kaf Sin Kaflılar gözünü kırpmadan, milli mücadele’ye katıldılar. Bir karış vatan toprağı için Kuvayı Milliye’de, Mustafa Kemal’in askerleri olarak saf tuttular.

Cepheden cepheye koştular, vurdular, vuruştular, direndiler, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi verdiler, kimisi bir daha ölmemek üzere toprağa canlarını kattılar, isyanın ve başkaldırının tarihini yazdılar. Hem çatışmalarda hem de yüreklerde kardeş oldular… Zaferden sonra istiklal madalyalarını onur abidesi gibi göğüslerinin üzerinde taşıdılar.

Bazı olaylar vardır kalem ne yazacağını şaşırır. Duygular düşünceler kilitlenir. Boğazlar düğümlenir… Acı duyulur insanın içinden.
Kadızade İsmail Zühtü Işıl, kader arkadaşlarının ve Karşıyaka Spor Kulübü’nün kurucularının öyküsünü yazarken şimdiye kadar hiçbir şekilde hissetmediğim bir heyecan, bir gurur fırtınası içinde buldum kendimi…
Kadızade Zühtü ve silah arkadaşları herhangi birisi değildir. Onlar Türkiye’dir, İzmir’dir, Karşıyaka’dır, Kaf Sin Kaf’tır, tarihtir, direniştir, özgürlüktür, bir sevda masalının gerçekliğe sığmayan kahramanlarıdır.

Kendimi bildim bileli, her gün mutlaka ama mutlaka insanı büyülü bir yolculuğa çıkaran Karşıyaka çarşısında ve sahilinde volta atarım… Bu volta atışlarımda Karşıyakalılık ateşim yeniden çıkar, kanımın kırmızısına yalının yeşilliği eşlik eder, kor alev haline dönüşür.
KSK uğruna boranda karda, yağmurda çamurda, toprakta çimde, ter dökmüş, tekme yemiş, kafası gözü yarılmış, sakat kalmış, genç yaşta bizlere veda etmiş yiğitler hep gözlerimin önünde canlanır. Bir anda yıllar öncesine gider, onlarla selamlaşır o efsane Karşıyakalıların dönemlerini yaşarım.

Omiros tarlasını unutmam mümkün mü? Yolumu mutlaka oraya düşürürüm Photios Omiros ve İngiliz eşine selam gönderirim… En büyük sevdamız KSK’nin kurulması için ant içilen kutsal zeytin ağacını arar gözlerim… Türk milletinin adını destanlaştıran aslan yürekli, onur abidesi bu kahramanların yaşamöykülerini araştırırken iğneyle kuyu kazdım.

Geçmişe dair yazılı ve görsel kaynak çok azdı, doğru bilgiye, belgeye ulaşabilmek için Kaf Sin Kaf’la ilgili yazılan her satırı, bıkmadan, usanmadan ve yorulmadan defalarca okudum. Konuştuğum, sohbet ettiğim her Karşıyakalının söylediklerini tek harf atlamadan not ettim.
Tarihçilerimizin, tarih yazanlarımızın işine karışmadan, Karşıyakalıların, Kaf Sin Kaflıların tarihsel yürüyüşünü bu kitapta toplarken, zaman zaman gözlerim doldu, Karşıyaka Spor Kulübü’nün ne kadar büyük olduğuna defalarca tanık oldum. Karşıyakalı olmanın ayrıcalığının onurunu ve gururunu bir kere daha yaşadım.

Kaybolan yılların içerisinde yarınlarını kaybetmemek için direnen, savaşmaktan çekinmeyen Şeyh Hüsnü Tonak’ın, Kadızade Zühtü Işıl’ın, Süreyya İplikçi’nin, Örnekköylü Hüseyin’in, Sadrettin İşçimenler’in, Tahir Bor’un, Ali Ulvi’nin, Gode’nin, Gazcı Erol’un, Erol Baş’ın, Boyacı Hüseyin’in ve nice efsane olmuş gerçek Karşıyakalıların önünde saygıyla eğilirim…
(Kitap Edinme: Duvar Yayınları : 0232.4848868, D&R ve Karşıyaka Kitapçıları, Ahmet Diker : 0532.2613424)

Bir Cevap Yazın