Sadece müzikleriyle değil, tüm hisleriyle Mariza

Ünlü The Guardian gazetesinin “Dünya Müziğinin Divası” ilan ettiği, 3 Latin Grammy Ödüllü Mariza, tüm dünyada 1 milyondan fazla albüm satışıyla, Portekiz’in meşhur melankolik fado müziklerinin 1 numaralı temsilcisi. 3 kez üst üste BBC’nin “Avrupa’nın En İyi Sanatçısı” ödülleriyle de Portekiz’in fado müziklerini taçlandıran Mariza, fado geleneğine çağdaş yorumuyla efsaneleşen Amalia Rodrigues‘ten sonra yaşayan en büyük fado şarkıcısı olarak tüm dünyada büyük ilgi görüyor.

Ünlü The Guardian gazetesi sizi “Dünya müziğinin divası” ilan etti; bu size fazla bir yük vermiyor mu?

Müzik yapmak her zaman için büyük bir sorumluluk. Müzik yaparken hissettiklerinizi paylaşıyorsunuz ve sorumluluk her zaman beraberinde geliyor. Ama hiçbir zaman bunları düşünerek ya da planlar yaparak şarkılar söylemiyorum, ben sadece hissettiklerimi söylüyorum hepsi bu…

Fado şarkılar çoğu zaman fazla kederli ve hüzünlü olabiliyor, peki sizin şarkı söylerken sahnedeki ruh haliniz?

Müzik beni alıp götürüyor ve ben onu takip ediyorum. Bir sevgili, bir erkek arkadaş gibi beni kendine çekiyor. Ben sadece sesimi küçük bir araç olarak kullanıyorum, beni ve dinleyicileri uzaklara götüren melodiler ve şarkılar…

Grammy ödüllü ilk Portekizli sanatçı oldunuz; peki ödüllerle döndüğünüz kendi ülkenizde nasıl duygularla karşılandınız?

Böyle prestijli bir ödüle aday olarak zaten en başında kazanmış oldum. Portekiz’de herkese söylediğim, bir fado şarkıcısı olarak bu şekilde kabul gördüğüm için ödülü alıp almamayı dert etmediğimdi; ama elbette böyle bir ödülü alıp dönmek de herkesi çok mutlu etti…

Fado tavernası işleten bir ailenin kızı olarak fadonun içine doğmuşsunuz; fado o yaşlarda size neler hissettiriyordu?
Çok geleneksel yaşayan insanların ortasında büyüdüm. Müzik benim için hep çok sihirliydi; elbette fado’nun anlattıklarının farkında değildim. Benim için şarkı söylemek fado demekti. Belki fado’ya aşık olduğumun da farkında değildim ama çok seviyordum…

Sizi hep başarılarınızla ve sesinizle Amalia Rodrigues ile karşılaştırdılar; peki siz yenilerden kimleri seviyorsunuz?

Amalia Rodrigues bir tane ve yegane ve hep öyle kalacak. Ama benim için onunla karşılaştırılmak bir onur. O kadar çok seyahat ediyorum ki, yeni şarkıcıları takip edebildiğimi söyleyemem; çünkü özellikle eski şarkıları ve geleneksel fado’ları dinliyorum. Tek bildiğim birçok yeni şarkıcının fado söylüyor olduğu…

Fado şarkılarınıza piyano, yaylılar ve hatta Afrika’dan ilham almış vurmalılar da katıyorsunuz; bizlere sizin fado’nuzu nasıl tanımlarsınız?

Amalia Rodrigues de böyle yapıyordu. Ben de ilk albümümden beri böyle yeniliklerle yaklaşıyorum ve fado’nun efsane isimlerinden Carlos do Carmo da böyle harika işler çıkarıyordu. Ama özellikle Terra albümünden itibaren yıllarca seyahat ettikten sonra farklı kültürleri tanıyarak şarkılarıma, müziklerime, çok farklı renkler katmaya başladık. Yıllar içinde ben değiştikçe müziklerim de değişiyor…

Melankolik fado şarkılarıyla biliniyorsunuz; peki günlük hayatta ruh halinizi dengelemek hiç popüler müzikler de dinlemiyor musunuz?

Elbette dinliyorum ama daha çok geleneksel Afrika, Brezilya müzikleri hoşuma gidiyor çünkü köklerimde de bu müzikler var. Beraber çalıştığım Pasion Turca ekibi de her defasında bana Türkçe albümler hediye ediyor. Ancak fado söylerken şarkılar beni kendi ruh halimden uzaklaştırsa da çocukluğumdan beri fado söylediğim için melankoliye hiç takılmıyorum…

Dünya müziği arenasındaki tek diva olarak anılıyorsunuz, peki dünyaca ünlü bir pop yıldızı ile düet yapacak olsanız, kim olsun isterdiniz?

John Mayer harika olurdu. En sevdiğim erkek pop vokallerinden biri John Mayer, sanırım en çok onunla beraber şarkı söylemek isterdim. Başka kiminle düet yapmak bana zevk verirdi diye düşünüyorum, ama cevabım yine John Mayer oluyor…

Fado şarkıların birçoğu çok derin hasret şarkıları; ama sizin özellikle hikayesinden çok etkilendiğiniz bir fado şarkısı var mı?

Albümlerimdeki şarkılar olabilir çünkü hepsini çok severek seçiyorum ve hepsinin ayrı ayrı hikayeleri var ve hepsi çok özel şarkılar, içlerinden bir tanesini seçmek, bir anneye çocuklarından hangisini daha çok seviyorsun diye sormak gibi olurdu…

Hiç evde iş yaparken söylemeyi sevdiğiniz bir şarkı var mı?

Javier Limon’un projesi “Mujeres De Agua” için kaydettiğimiz “Fadista Louco” tam olarak bahsettiğin gibi evde hep söylediğim bir şarkı. Javier projesinde içtenliğe çok önem veriyordu. Bana göre de ruhumuzu ifade etmenin ve duygularımızı aktarmanın en güzel yolu şarkı söylemek. “Fadista Louco” kalbiyle şarkı söyleyen bir şarkıcının hikayesini anlatıyor ve çok sevdiğim şarkılardan biri. Şarkıcı yüreğinin ne kadar deli olduğunu söylüyor.

Bir Cevap Yazın