Bu sefer keşfedilmeyi bekleyen tatlara…

seferihisar_proje (4)“Gezip gördüğün yerlerden bahset, yediğin içtiğin senin olsun” deriz; fakat bir yerin kültürü aynı zamanda mutfağını da kapsar ve farklı bir yerin mutfağı aynı zamanda gezdiğimiz yerlerden ipuçları verir bizlere…
Selda Kapancıoğlu

Bu hafta, dünyaca ünlü “Sakin Şehirler” (Cittaslow) arasında yer alan İzmir’in huzur kaynağı Seferihisar ilçesinde hayata geçirilen proje kapsamında yola çıktık. Yalnızca bir geziden ziyade, gizli kalmış tatları ve bu işte emek sarf eden mimarları tanıyalım istedik.

Katılımcıları bol proje
Gelecek Turizmde Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu’nun ilk dönem projelerinden Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı; Anadolu Efes, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle düzenlenen basın toplantısında tanıtıldı. Basın toplantısına, Anadolu Efes Kurumsal İletişim Müdürü Simge Balaban, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Proje Yöneticisi Bülent Açıkgöz, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar Kaymakamı Resul Çelik, Seferihisar İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ali Özdemir, Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Neptün Soyer, Yavaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Bülent Köstem, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Tarımsal Teknoloji ve Gıda Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kamile Nazan Turhan katıldı.

“Toplum ilişkileri” kategorisinin bronzu bu projenin
Bu projenin prestijli ödül platformları arasında önemli bir yere sahip Steive Awards tarafından düzenlenmiş olan “International Business Awards” ödüllerinde de “Toplum ilişkileri” kategorisinde bronz ödüle layık görüldüklerini belirten Simge Balaban, “bu seçkin ödülü almamızda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler” dedi. Yaklaşık bir yıl önce Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı projesinin başlatıldığını, çok keyifli bir 365 günün ardından neler yapılabileceğini gördüklerini, İzmir Ekonomi Üniversitesi Mutfak Sanatları ve Yönetimi Bölümü’nün sunduğu imkânlar doğrultusunda 75 kişilik bir grup hanımın yemekler üzerine kurs eğitimi gördüklerini belirttiler. Ayrıca, Seferihisar’ın eski kaymakamı Nusret Ersay’ın izniyle ve belediye çalışanlarının her konuda titizliği ön planda tutarak özenle bu binayı hazır hale getirdiklerini ve bu sürecin sonunda gizlenmiş lezzetlerin bugün tanıtılmasına katkı sağladıklarından dolayı gurur duyduklarını ifade ettiler. Bu projenin yalnızca Seferihisar’da değil aynı zamanda Türkiye’nin her bölgesinde uygulanabilirlik özelliğine sahip bir proje olduğunun önemle altını çizdiler ve el birliğiyle bu güzel mutfağa fon desteğinin yanı sıra yararlanıcılara eğitim ve danışman desteği de vereceklerini söylediler.

Sıra geldi işin en imrendirici kısmına;
Basın toplantısının ardından verilen yemek ziyafetinde Sakızlı Tarhana Çorbası, Ispanaklı- Arapsaçı Otlu Kremalı Kek, “Samsades” adında şuruplu tatlı ve mandalinalı cheesecake; içecek olarak da taze sıkılmış mandalina suyu ve Susurluk’u aratmayan bir ayran vardı.
Özetlemek gerekirse, hem iştahımız açıldı hem de müthiş bir projeye ortak olmanın hazzını yaşadık.

Bir Cevap Yazın