Seferihisar’ı anlattı

Karşıyaka Rotary Kulübü’nün Kaya Prestige Otel’de düzenlediği geleneksel yemekli toplantıların konuğu olan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar’ı anlattı, hayallerini anlattı, bir gün Teos Oscarları verileceğini iddia etti. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise stratejik hata yapıldığını söyledi.
“Yerel Yönetimler Perspektifinde Türkiye’ye Bakış” konulu sunumunu gerçekleştiren Soyer, Cittaslow’un küreselleşmenin dayattığı hız ve büyüklük fetişizmine karşı çok insanca bir yaşam modeli olduğunu, yavaşlığı ve yerelliği öne çıkartan bir kent modeli olduğunu dile getirerek, hız ve büyüklüğün her zaman insanlık için hayırlı sonuçlar doğurmadığının ortaya çıktığını bunu en kolay dünyanın en büyük en hızlı ülkesi ABD’de görüleceğini, nüfusun üçte birinin obez olduğunu hatırlattı.

ÇİN İŞİ JAPON İŞİ YOK
Seferihar’da yapılanların hepsinin Cittaslow “Yavaş Şehir” şemsiyesinin altında, kendilerine en uygun olana seçtiklerini dile getiren Soyer, “Seferihisar olarak yerel üretimi desteklemesi kriterini kendimize öncelikle hedef olarak aldık. Kentlinin sofrasıyla köylünün tarlası arasında bir bağ olması gerekiyor. O bağ koptuğu an her ikisi birden zayıflıyor, her ikisi birden kaybediyor. Yani, küçük üretici üretmediği takdirde sadece kendisi değil, kentlide yoksullaşıyor. O nedenle biz küçük üreticiyi desteklemeyi ve pazarlanmasındaki engelleri ortadan kaldırmayı hedefledik. Üretici pazarları açtık. Çin işine Japon işine izin vermiyor, ne ürettiyse sattığına izin veriyoruz. İşgaliya, harç, vergi hiçbir şey almıyoruz. Biliyormusunuz köylü ilk defa soğan, patates yetiştiriyor. Elma bahçeleri kuruldu. İzmirli geliyor ürün soruyor üreticide o da bakıyor ki satabilecek. Tezgahlar şu anda rengarenk ürünlerle dolu, her şeylerin satıldığı tezgahlara döndü” dedi.
Üreticiyi daha modern üretim teknikleriyle, iyi tarım uygulamaları ve organik tarımla buluşturduklarını belirten Soyer, “Çünkü insanların geleceğinde bu tarım tekniklerinin daha fazla yer alacağını bilinciyle kendi üreticimizin daha fazla yol alması için destek oluyoruz. Birlikler, kooperatiflerle onların bu gücünü arttırmaya yöneldik. Mandaline üretici, Zeytin, Üzüm Üretici Birliği Kurduk , Özgür Keçi Üretici Birliği geliyor . Seferihar büyük bir mandaline bahçesi aslında. Paketleme tesisi alarak birliğe devrettik. İhracat yetkisi aldık. Geçen yıl 15 tır mandalinayı Ukrayna’ya sattık. Büyüteceğiz, günçendireceğiz. Üretici, belediyenin de arkasında olduğunu, destekçi olduğunu hissettikçe bu birlik ve kooperatiflere üye oluyor” diye konuştu.

POŞULU, ŞALVARLI DEDE’NİN EFE TORUNLARI
Seferihisar’ında Türkiye’nin bir çok kenti gibi göç aldığını hatırlatan Tunç Soyer, Nüfus Müdürlüğüyle yaptıkları çalışma sonunda Tokatlılar, Yozgatlılar, Afyonlular, Kürtler, Karadenizliler, Ahıska Türkleri’nin büyük bir ağırlık oluşturduklarının görülmesi üzerine düzenledikleri hem bu 6 grubun birbirleriyle, hemde yerli halkla tanışmasını, kaynaşmasını sağladıklarını açıkladı. Fuarlarla lezzetlerinden, hediyelik eşyalarına, kültürlerine kadar sergilendiğine dikkat çeken Soyer, “Fuar ile bir akşam Tokatlılarla, ertesi akşam Kürtlerle halay çektik. Biliyormusunuz en çok çocuklar birbirlerini alkışladı, herkes birbirinin kültürel zenginliklerini tanıdı. Şalvarını giymiş, poşusunu sarmış Diyarbakırlı dede efe kıyafeti giydirdiği iki torunuyla katıldı. Barış meselesi, birilerinin masa başında atacağı imzalarla olmayacak. Biz birbirimize sevgi ve saygıyla yaklaşabilirsen, farklıklarımızı bir zenginlik olarak kavramaya başarabilirsek bir arada yaşamanın zenginliğini de keşfedeceğiz. Görülmesi gereken ne biliyormusunuz. Ne kadar budar, ne kadar bir örnekleşmeye, aynılaşmaya başlarsak yoksullaşıyoruz. Doğada da bio çeşitlilik zenginse o doğa o kadar güzel, İnsan toplulukları için de Bu geçerli. Türkiye binlerce yıl çok farklı kültürlere barış içinde yaşamayı başarmış topraklar, ne yazık kı ötekileştirmeyle, kutuplaştırmayla bu anlamsız öfkeyle bu farklılıkların zenginliğini değil ayrıştırıcılığını yaşıyoruz” dedi.

STRATEJİK HATA YAPILDI
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Staretjik hata yapıldığını iddia Eden Soyer, Çatı aday yerine her parti kendi adayını çıkarmış olsaydı Erdoğan’ın birinci turda yüzde 52’ye yakın bir oranda birinci turda seçilemeyeceğini belirterek, konu ile ilgili düşüncelerini şöyle dile getirdi; “Herkes kendi adayına oy vereceği için birinci turda seçim gerçekleşemeyecekti. İkinci turda da belki bir şey değişmeyecekti ama hiç olmazsa en azında CHP içinde bu kadar ses çıkmayacaktı. Bu gerekçe ile kurultay istemek yakışık alacak bir davranış değil. Ben şahsım adına böyle oluşumların içinde olamayacağım. Türkiye’de bundan daha önemli bir şey var konuşulması gereken. Kutuplaşma, ötekileştirme meselesi bana göre asıl vehametin kaynağı. Bu toplumun kılcallarına nüfus etmeye başladı. Yukadıda yaşanan çatışma aşağılara iniyor bu çok vahim. Türkiye için bu anlamda kaygı duyuyorum.”

TEOS OSCARLARI VERİLECEK
TEOS’un 2500 yıl önce kurulmuş, çok ilginç bir anlam ve önem taşıyan bir İyon kentlerinden biri olduğuna, muazzam bir kültüre ev sahipliği yaptığına dikkat çeken, Soyer, “Dönemin en medeni, en uygar kentlerinden Teos, sanatçılara ev sahipliği yapmış. Huzursuzluk çıkarıyorlar, yüksek sesle eğleniyorlar, sabahla kadar çok içiyorlar gibi gerekçelerle kovulan sanatçılara kapı açmış, yaşam alanı göstermiş, vergi indirimi vermiş ve bütün İyon kentlerindeki sanatçılar Teosta buluşmuşlar. Tarihte ilk kez Aktörler Birliği yani sanatçılar sendikası Teos’ta kurulmuş. Bu bilgi dünyanın bir çok yerinde bir şey ifade etmeyebilir ama, Hollwood, Paris ve Venedik’ te sanat yapan insanlar için çok değerli bir bilgi. Bütün mesele bu bilgiyi onlara anlatmakta. Ben şunu hayal ediyorum ama bilmiyorum ne zaman bir Oscar töreni Teos’ta yapılacak. Ben demeye başladım. Kökleriniz burada sanatla iştigal eden kim varsa, Gelin köklerinizle buluşturalım sizleri. Eminim bu gerçekleşecek bir gün. Biz sabırla ilmek ilmek bunu hazırlayacağız.”
Seferihisarın sahibi olduğu zenginlikleri göstermekte çok geride olduklarını itiraf eden Başkan Soyer, sözlerini şöyle tamamladı: “Cannes’da, Fotofinoda, California’da yok. Hala o potansiyelle uyumlu noktalara getiremedik. Ama yapacığımız çok güzel entrümanlar keşfettik. Sığacık Kalesi’nde restorasyon çalışması sürüyor. Elektrik kabloları yer altına alındı, yağmur suyu hatları yenilendi, bina cepheleri yenilendi, bir buçuk aya kadar bitecek. . 284 evi turizme açıyoruz. Turist o ev de konuk olacak, o evin insanıyla birlikte kahvaltı edecek, Meyhanesine gidecek, bisikletine binecek. Dünyanın en eski tatil köyünü açıyoruz. Sığacık bunu hak ediyor. Biz sadece üzerindeki tozu, pisliği kaldırıyoruz, yaşam kalitesini arttırıyoruz ve buyrun gelin diyoruz. Bu, bir topla birkaç gol anlamını taşıyor. Mülkünüzü satmayın sattığınız takdirde Bodrum ya da Alaçatı daki gibi sattığınız mülkün bekçisi, temizlikçisi olacaksınız,satmayın ki ben size para kazandırayım diyerek frenlemeye çalıştık. Köklerinden, topraklarından kopması çok vahim. O dokuyu yaşatacak şey insanlar aslında. Bizi farklı kılacak zenginlikleri öne çıkartmaya çalışıyoruz. Bütün dünyaya göstereceğiz.

Bir Cevap Yazın