M. Kemal Paşa Camisi’nin, M’sine ne oldu?

6Muzaffer Cellek / Araştırmacı yazar

Evvelki yıllar, Karşıyaka’da bulunan Türkiye’nin de gözbebeği haline gelen  M. Kemal Paşa Camii’nin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmemişti.

Caminin ilk önce “Mustafa’nın kısaltılmışı” olan  “M”  harfi çalındı. Ardından da noktası. Halkın tepkisi  galip geldi. CHP, İşçi Partisi ve ADD’nin bir araya gelmesiyle imza kampanyası başlatıldı ve  “M” harfi, yerine kondu. Bu işleri yapan hain eller yakalanıp kırılamadı.

Derken şimdi bir başka problem çıktı. Caminin bir yüzünde, Ata’nın imzasıyle birlikte  M. Mustafa Kemal Paşa yazılıyken, diğer yüzüne, tadilat sırasında ” M.Mustafa Kemal Paşa”  yazısının başına, bu sefer “M” harfi konmadı. Şimdi ne oluyor?  Caminin duvarlarında,  farklı isim karmaşası oluyor. O gün bu gün ” M ” harfinin  yerine konması için, halk  beklentiye girdi. Zira, Karşıyaka’da,  bazı kişiler ise harf sökmeyle başlayıp, caminin adının tamamen değiştirilmesinden endişe ettiklerini dile getirdiler. O kirli ve karanlık  eller ve o ruhsuz bedenler, bu güne kadar bulunamadı.

Adı, onunla anılan ve Türkiye’de tek cami olmasıyla Karşıyakalıların gurur kaynağı olan caminin, yurt çapında da sempatizanı var. Hafta sonu tatillerinde, İzmir halkı ve turizm acentelerinin uğrak yeri olan cami, Karşıyakalıların kalbi sayılıyor. Camide mimari, estetik, renk, duruş ve atmosfer çok gıpta verici.

Caminin Yaşatma ve Koruma Derneğini ziyaret ettik  Muhtar İsmet Sarı ile birlikte. Başkan Hamdi Karahafız’la konuşuyoruz. Yardımcısı Necdet Sayara ve üye Nihat Kıryaz da  bulunuyor. Aklı başında insanlar.

“Binanın öbür yanında aynı kelimeler var, ama öbür yüzünde Mustafa’nın kısaltılmışı yok. Neden? “dedik. Başkan, yanı başında bir “M” harfi bulup çıkardı, önümüze koydu. “Bunu yerine çakmak için İçişleri Bakanlığına  yazıp izin istedik. Cevap bekliyoruz. Ondan sonra yerine çakacağız dedi. E, peki, İçişleri Bakanlığı, Gazinin Camisine bir çivi çakmaktan aciz mi? Bunca zamandır “Çakın çiviyi bre!” demiyor?

Aradan tam dört ay geçmiş. Bakanlıktan o “M” harfini,  “ Yerine Çak ” emri gelmemiş. Dört ay uzun zaman. Bilgisayar devrindeyiz. Dört ayda “çak” emri gelmez mi? Ah, sahi doğru ya. Bakanlığın bu sıralar  işi, başından aşkın. Ortalık kaynıyor. Senin levhanı kim düşünür.  Çakılacaksa çakılıversin. Bunca çetrefilli işin içinde, izin mi kıstı yani. Çekiç kimin elindeyse çaksın gitsin bre, değil mi?

Yooo, olmaz. Bir Devlet geleneği var. İllaki sorulacak. Sorun bakalım.

Millet, her seferinde isyanları oynuyor zaten. Biraz daha oynasın, eksilirler mi ne çıkar? Ama kazın ayağı öyle değil tabi.

O Bakanlık sahi ne iş yapar?  Bir çivi çakmasını bilmez mi? Çekiç orada, çivi burada, levha da  al, işte buyur. Çak görelim. Bilemeyiz, kafasının arkasına ne var.

Soruyorlar “ Bu elimizde kaldı, çakalım mı yerine” diyorlar. Neden cevap ve Karşıyakalı bazı kişiler ise harf sökmeyle başlayıp, caminin adının tamamen değiştirilmesinden endişe ettiklerini dile getirdi.

Çekiç orada; çivisi senden, çakması benden, çakıve gari gitsin bakalım” demiş elin oğlu “Haden, çakıve gari” Di mi?

Karşıyaka’da ADD’ nın sayın Başkanına durumu anlattım. İlk tepkisi şu oldu: “ ADD’ye üye misiniz? Yani demeğe getiriyor ki, kömürcüler derneğine üye değilseniz, kışın kömür alamaz, kömürsüz kalırsınız. Ve de donarsınız. Bizse bu cevap karşısında, başka türlü donduk tabi.

Ama halkın, birincisindeki gibi, ikinci isyanını mı görmek istiyorsunuz? Bu ikilemleri niye yaratıyorsunuz o zaman? İnsanların duyguları ve iç yapıları bir haksızlığa isyan için zaten zemin hazırlanmış. Durumu görmezden mi geliyorsunuz? Ama halk görüyor, merak etmeyin. İşte  cevapları:

Hatice Kurum:“ Bir harfin eksikliği ile kimse, Atatürk’ü bize unutturamaz”  İlknur Ağaoğlu: (Butik Purple) ” Valla bu camimiz,  Türkiye’nin gözdesi. Atatürk de dünyanın gözdesi. Gözde olanlar farklıdır. Saygı görmesi gerekir. Böylesi farklı muamelelere layık  değillerdir. O, “M” harfinin yerine konması, bu kadar çetrefilli mi? Nesrin Çetinkaya ( RA Gümüş) Harfler yüzünden fırtınalar kopuyor. Çakıverin yenisini, bitsin iş. Aaaa, kabak tadı verdi. Melik Şah:  ” Prosedür neyse ona uymak lazım.  Yeknesaklık çok önemli.  Gördüğüm kadarı ile cami çok muhteşem. Mevzubahis olan, muhteşem kişiliği dünyaca bilinen  Atatürk’ün bir an evvel adının unutulan harflerini yerine koymak, en doğrusudur”. ”  Necdet Orun: ”Çekiç de elimizde, çivi de elimizde.  Bu Hükümet düşer mi, sen ondan haber ver!”

Velhasıl, “M” harfi ilkten noktası ile birlikte söküldü. Yerine kondu. Kirli düşünceliler de tatmin oldu. Ama aynı binanın öbür tarafına o cümle, “Mustafasız” olarak kondu. Şimdi el’an “M” si yok duvarda. N’olmuş? Temelli konması unutulmuş tadilat sırasında. İsteniyor ki,  biz de temelli unutalım bu işi. Ön tarafta var nasıl olsa. Ha var, ha yok. Kimse de sormaz diye düşünülmüş olmalı.

Adama sormuşlar: “Adın ne?” Cevaplamış öteki: “ Terzi Memet”  “Ne iş yaparsın?” demiş bu sefer.  O da: “ “Demin, ikisini birden söyledim ya!” demiş. İşte o hesap.

Dur bakalım unutturabilecekler mi? İşin takipçisiyiz !

Ört ki, ölem !

İLK HARF HIRSIZLIĞINDA  ” M ” HARFİ ÇALINDI. ADİ HIRSIZLIK MI, İDEOLOJİK Mİ, BİLİNEMEDİ. SEMT SAKİNLERİ İSYANLARI OYNADI. ÖFKE DİZ BOYU İDİ. SONRA  YENİ HARF YAPILDI. YERİNE KONDU. BU SEFER DE BİNANIN DİĞER YÜZÜNDEK İ “M ” HARFİNİN KONMASININ DA UNUTULDUĞU ORTAYA ÇIKINCA, HALK, BİR BİT YENİKLİĞİ ARADI HAKLI OLARAK. VE BUNUN BİR İDEOLOJİK SAPMA OLDUĞUNU HİSSEDİNCE DE  KENETLENDİ. ŞİMDİ SEMT SAKİNLERİ VE KARŞIYAKA HAYRANLARI GELİP GELİP BU ” M ” HARFİNİN  KONUP KONMADIĞINA BAKIYOR. İŞTE “M” HARFİNİN SIRAYLA GEÇİRDİĞİ SAFHALAR, AŞAĞIDAKİ RESİMLERDE GÖRÜLMEKTEDİR.

 

Bir Cevap Yazın