DİLENCİLİK, İNSANLARDAN SONRA KÖPEKLERE GEÇTİ

eDomatesin, patlıcanın, meyvelerin gen’leri ile aynana oynana, işin cılkını çıkardılar, ahlaklarını bozdular ya, sıra köpeklere geldi.
Ayvalık Alibey Adasında bir azılı Pittbul’a rastladık. Sahibi tarafından dilenciliğe alıştırılan Pittbul köpeğini görünce, hayretlere düştük. Onun da ahlakını bozmuşlar!
Köpek, sahibinin emirlerine uyup, sırt üstü yatıyor. Ayaklarını havaya dikiyor. Arka ayakları ile hayali olarak bisiklet pedalı çeviriyor.
Yatakta yatar gibi seriliyor yere. Uyu diyor sahibi, uyur gibi yapıyor bu köpek. “Horla” diyor, horluyor. “ Kaşın” diyor, kaşınıyor. “Osur” diyor osuruyor. Bir de oraya sbop taksalar, tren düdüğü gibi bir yükselen, bir alçalan ses çıkaracak neredeyse. Dahası var dahası: Hani bir “kahkahası” eksik.
O Pittbul’lar ki, Amerikalıların eline düşünce, öyle bir çiftleştirme yapıldı ki, köpek, düşmanı ile ölesiye mücadelelere girecek güce erişti.
Bu köpeğin Türkiye’de üretimi, sahiplenilmesi, ülkeye girişi, satışı, takası, reklamı, sergilenmesi ve hediye edilmesi yasak. Buna rağmen, böylesi bir köpek, iradesini sahibinin iradesine bağlamış. Her dediğini yapıyor.
Köpek, sahibi adına dileniyor. Köpeğin önündeki kağıtta “ Köyden yeni geldim, açım “ diyor. Sabırla, gelen geçenlerin önüne para atmalarını bekliyor. Dizleri üzerinde, pofluya pufluya yerlerde sürünüyor bu köpek. Yazık yahu! Köpeğin durumuna acıdık. Bir Pittbul, bu durumlara düşsün ha!
Belediye, rastladıkları dilencileri topluyor ya, bu dilenen köpeği de torbalarına atıp götürürler mi diye düşündük ama, dilenen köpek, kitaplarında yoktu. Belki de köpeğin sahibini götürürlerdi amma, o da derdi ki, “ Bu köpekle tanışmıyoruz. Nerden çıkarıyorsunuz senin arkadaşın mı ? “ diye. “yoldan peşime takıldı geldi. Böyle bir köpeği tanımıyorum” diye, paçayı kurtarabilirdi.
Sözü belediyeye getireceğim. Cunda’da çok miktarda kedi ve kulaklarında işareti olmayan köpek var. Bakımsızlıktan her tarafı kene dolu olanları var. El ayak çekildi mi, herkese havlıyorlar. Sürü halinde mahalle aralarında, sokaklarda koşturuyorlar.
Sorduk birisine “bu memlekette kedi niye çok?” diye. Adam güldü: ” Bu memleketin kedisi, delisi, ölüsü zaten meşhurdur.” dedi.

Ört ki, ölem!

Muzaffer Cellek
Araştırmacı yazar

Bir Cevap Yazın