BEN SİZİ ÇOK ESKİDEN SEVMİŞTİM

“Benim ki karasevdaydı… Anlayış gösterin. Çünkü ben kendimi anlayamadım… Siz beni anlayın. Ben sizi çok eskiden sevmiştim…”
Tavan aralarını, bodrum katlarını, mobilyası soyulmuş eski sandıkları seviyorum ben ya… Unutulmasını istediğimiz her şeyi emanet ettiğimiz yerler. Yüreğimizin dertleştiği tek dilsiz sırdaşları onlar. Eski kokarlar hep. Eskimiş anıların kokusunu olur da özlem duyduğumuzda imdadımıza yetişsin diye hapsettiğimiz yerlerdir. Geçmişin izleri dolaşır geceleri orada. Kol gezer anılar sandıklara mahkum edilmiş parmak izlerinde. Günlüklere işlenilen her satır soluk almaya başlar üzerlerine kapıları kilitlediğimizde. Biz o yazılmış olan satırları çoktan oksijensizlikten öldü sanırız, hükümsüz sanırız ama… Onlar yine bir gün gelir can bulur küllerinden. Sevgili yazar Ertürk Akşun “İnsan ateşte yandığını arkasında bıraktığı küllerden anlar …” demişti bir satırında.

Bir Cevap Yazın