Demiryolcu bir ailenin çocuğu olmak

İki çocuklu demiryolcu bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Zaman içinde, büyüyünce daha iyi kavradım demiryolunu ve demiryolcu aileye sahip olmanın ne demek olduğunu… Bir ayrıcalıktır, birlikteliktir, güçtür, büyük bir camiadır, demiryolcu ailesi olmak. Ve bunları bir gün kaleme almak duyduğum en büyük heyecandı benim için. Hani derler ya, anlatılmaz yaşamak lazım diye… Müthiş bir keyif demiryoluna ait bu anıları yazmak. Umarım sizlerde beğenirsiniz.

Devlet Demiryolları 6. işletme sınırları içerisinde olan Konya’ya görev amaçlı yaptığı seyahatlerde karla kaplı uçsuz bucaksız bozkırın soğuğunda arıza yapan trenin içinde yaşadığı anları heyecanla anlatır ve gözleri ışıldardı.
Demiryolu lojmanları tren güzergâhının hep yakınında inşa edilmiştir. Lojmanda yaşıyorsanız eğer, bir süre sonra; dizel motorlu lokomotiflerin sesi içinize işler… Aileden biri gibi olur o demir yığını araçlar… Umursamazsınız artık, gece tüm bu gürültülere rağmen, derin bir uykuya dalarsınız, ninni gibi gelir size. Hiç unutmuyorum, buharlı lokomotiflerin kullanımda olduğu yıllarda yaptığımız yolculuklarda, çocukluk heyecanı ile pencereleri açar, trenin yol aldığı güzergâh boyunca etrafı seyre dalardık; her seferinde marsık gibi kompartımana girdiğimizde annemden azar işitirdik, ne bu hal diye…

Bir Cevap Yazın