“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÖDÜLÜ” AYŞENUR ARSLAN’A VERİLDİ

IMG_3224Karşıyaka Belediyesi’nin İzmir Gazeteciler Cemiyeti ile birlikte her yıl verdiği “Basın Özgürlüğü Ödülü” 2013 yılı için düzenlenen bir törenle “yazdıkları nedeniyle işsiz kalan gazeteciler” adına Ayşenur Arslan’a verildi. Karşıyaka Belediyesi Ahmet Priştina Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törende yapılan konuşmalarda sansürün hale devam ettiği, halkın bilgi alma hakkının engellendiği ifade edildi.

Törene, Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, yazılarıyla ülkemizde isim yapan duayen gazetecilerimiz Uğur Dündar, Haluk Şahin, geçtiğimiz yıl aynı ödülü alan Nedim Şener, CNN’de “Medya Mahallesi” adlı programı uzun süre sürdürüp söylemleri nedeniyle işine son verilen Ayşenur Arslan ile çok sayıda basın temsilcisi ve vatandaşlar katıldı.

Basın ve ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamanın toplumsal boyutta pek çok kısıtlama ve özgürlüğün yok edilmesi demek olduğunu belirten Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak “ Gazeteci bilgilendirir, öğretir, nabza göre şerbet veren değil olup biteni anlatır. Bu nedenle iktidarların hep baskısı altında kalmaktadır. Biz artık gerçekleri görmek istiyoruz.
Bizlerin gerçekleri görebilmesi için mücadele edenlerin yalnız olmadığını bilmelerini istiyoruz. Bu ödül onların yalnız olmadıklarının bir simgesidir. Son 10 yılda iktidara kafa tutan gazetecilerden yüzlercesi işsiz kaldı. Bu yıl ödülümüzü almaya hak kazanan Ayşenur Arslan’da bu uğurda simge olmuş bir isimdir. “ dedi.

ÖDÜL DİZ ÇÖKMEYEN GAZETECİLERE

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel’de konuşmasında Ayşenur Arslan’a birçok ödül verilmesi gerektiğini belirterek “
Gazetecilik ve televizyonculukla hiçbir ilgisi olmayan, kendi gemisini yürütmek için medya araçlarını birer silah olarak kullanan patronların bu iktidar karşısında diz çöktüğü bir ortamda bu ödülü sevgili Ayşenur Arslan’a vereceğiz. Arslan düşündüklerini söyleyebilen ve yazabilen ender insanlardan biridir. Abdülhamit’in 1908’de kaldırdığı sansürün bugün katmerlisi uygulanıyor. O dönemde padişahlık vardı, bu dönemde ise nasıl bir yönetim olduğu anlaşılamıyor. Ancak iktidara ters düşen gazeteciler hapislere atılıyor, işlerine son veriliyor.
5 Ağustos çok önemli. Silivri’de zindanlarda çürütülen gazeteciler, üyemiz Mustafa Balbay, Tuncay Özkan gibi pek çok gazeteci arkadaşlarımızın hepsinin özgürlüğü sizin mücadelenizden geçiyor. Onların demir parmaklıklar arasından kurtulmanın yolu, sandıktan geçiyor. Bu konuda hiçbir medya kuruluşunun ve özellikle belli alanlarda hizmet veren medya kuruluşunun yapamadığını halk yapacaktır.” Dedi.

“BUGÜN SANSÜR VE OTOSANSÜR ÇOK NET UYGULANIYOR”
Ödülü işsiz kalan gazeteciler adına simge olarak kabul ettiğini belirten Ayşenur Arslan konuşmasında CNN’den işten atılırken yaşadıklarını aktararak “ Çok sık kovulan ve hadi ben gidiyorum diyen bir insan oldum. Bu ödülü emaneten ve sembolik olarak alıyorum. Cezaevindeki ve işsiz gazeteciler adına alıyorum. Başbakan Erdoğan cezaevinde olan gazetecilerin bir tekinin ismini dahi bilmiyor. Ona kalırsa bunlar terörist. Ne yazık ki bizler çok azdık bizim medyamızdan. Bu ülkeyi yönetmeye talip olan iktidardaki insanlar bu isimleri bilmiyor ve bilmek istemiyor. Medya, bildiğinizden daha kötü ve utanç verici bir durumda. Çok net oto sansür ve sansür var. Çok çirkin. Aynada yüzlerine nasıl bakıyorlar anlamıyorum. “ dedi.

USTA GAZETECİLER DE SANSÜRE DİKKAT ÇEKTİ
Törende konuşan Haluk Şahin tepki koyacak kişinin bir birey olduğunu belirterek “ İzmir’de olmak güzel, insanın morali düzeliyor. Gazetecilik mesleğinin insanı rezil ettiği bir dönemi yaşıyoruz. Ayşenur Arslan bireysel tepkisini koyabilen ender insanlardan biridir. “dedi.
Geçtiğimiz yıl tutuklu gazeteciler adına ödülü alan Nedim Şener’de konuşmasında yaşanan baskıları anlatarak “ Cezaevinden çıktığımda her şeyin değişeceğini sanmıştım. Artık tencere tava çalan da terörist ilan ediliyor. Gelecek yıl bu ödülü belki de Ayşe teyze alacak. O kadar otoriter bir iktidar var ki yandaşların dışında ses duymak istemiyor. “ dedi.
“Biz halkın gerçekleri öğrenmesi için mücadele ediyoruz” diyen Uğur Dündar’da konuşmasında sadece halkın önünde eğilebileceğini belirterek “ Günümüzde artık basın hür değildir, sansür edilebilir anlayışı yerleşmeye başladı. İktidar hırsı bu kutsal Ramazan ayında bile insanları muhbir yapmaya yönlendiriyor, kin ve nefret tohumları ekiyor. Başbakan yakında bir kampanya başlatacak üç tencere tava çalanı ihbar edene bir tava bedava diye. “ şeklinde konuştu.
Gezi olayları sırasında ülkede yaşananlar yerine penguen belgeseli yayınlayan televizyonlara atfen sahnede maket penguenler konuldu. Soğuk Heykel Atölyesi sanatçıları ise sansüre uğrayan basını temsil eden üyeleri ile ayrı bir renk kattı. Barış güvercini plaketi şeklindeki ödül Karşıyaka belediye Başkanı Cevat Durak ile Gezeteciler Federasyonu Genel başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyet Başkanı Atilla Sertel tarafından Ayşenur Arslan’a verildi.

 

Bir Cevap Yazın