Hainliği aşk yensin

sevgiyle1Velhasıl birbirimize günlerdir gösterdiğimiz sevgi, hainliğe izin vermeyecek. Toplum olarak din, dil, ırk, yaş, cinsiyet üstümüze giydiğimiz veya giydirildiğimiz dünyevi her ne varsa, üstümüzden çıkardık ve kalbimizle, ruhumuzla, sevgiyle bir olduk. Başbakan’ın tüm şiddetin ortasında Afrika’ya giderken, gençleri birbirine kırdırırcasına evde zorla tuttuğunu söylediği yüzde elli ve geriye kalan hemen herkes, tam da Miraç Kandili’ne yaklaşırken yüzde yüz tek kalp olduk. Önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Mesaj alınmıştır.” açıklaması, sonrasında kişisel olarak sevebilmekte ve iyi niyetine inanmakta çok zorlanacağım halde, özrünü memnuniyetle karşıladığım Bülent Arınç’la beraber toplumu uzlaşmaya, kavgasız, gürültüsüz ve özgür yaşamaya kavuşturacak her adımın yanındayız. Taksim’de Gezi Parkı meselesinin ağaç meselesi olmaktan çıktığını neyse ki Başbakan’ının da gayet iyi anlayabildiği ve aslında “ne ağaç, ne fikir, ne can hür değil hale geldik baskısıyla ve artık özgürlüğümüzü istiyoruz “tepkilerimizi, neyse ki tüm dünya da duyuyor artık. Toplum hem bir dayanışma hem de ruhu, aklı ve gönlü harbe sokan bir travma atlatırken, sevgi dilini koruyabilmekte zorlandığımız gibi, bu şiddetin ortasında ciddiyetini koruyamayan kalabalıklar da oldu ve neredeyse delirdik, ama eninde sonunda ister sırf kalabalık olarak sokağa dökülsünler, ister yüreği elinde meydanlara çıksınlar, herkes bu hainliğe tepkisini, polise rağmen yer yer yine de sevgiye, ve hatta mizaha bile çevirerek, merhametsizliğin karşısında güçlü durduk. Tıpkı dünya starları arasında Madonna’dan gelen ilk tepki gibi, biz bir sevgi devrimi başlattık, Türkiye’de polis şiddeti hep oldu, ve artık bu şiddete vicdanı olan herkesin tepki zamanı da gelmişti ve şükür uyandık. Kimi karanlık kafalar bu tepkinin bir partiye, bir örgüte ait olduğunun arkasına sığındı, kimileri de hayat tarzında nelerin kısıtlanmaya cüret edildiğinin farkında bile değil ancak bugüne kadar hiçbir olaya karışmayan gençlerin hatta pırıl pırıl binlerin de canına tak etti ve üstelik hepimiz polis şiddetini gördük, soluduk. Şimdi şiddetlerine ayna tutarak, kalbimizi koruyarak, sevgimiz merhametsizliği, kibiri yenecek. Miraç Kandili’ne girerken, Diyanet dahi açıklamasında Peygamber Efendimizin ifadesiyle “tevazu yüceltir, kibir düşürür, gurur aldatır, haset bitirir.”! diyordu. Allah’ın izniyle bu hainlik bitecek.

Nitekim ilk başta Taksim meydanını İzmir’de, Ankara’da, Antakya’da ve diğer şehirlerde direnen ve canları tehlikede olanlara rağmen Disneyland’a çevirenler de hem sevgiye, hem davalarının duruşuna sahip çıkar hale geliyor artık. Polisin hainlikleriyle karşılaşan gençlerin mücadelesine rağmen, Taksim’i yer yer gaz maskeleriyle kostümlü baloya çeviren ve elinde şarap şişesi sızarak, demokratik tepkilerinin ciddi olduğunu inandıramayacak hale gelen bazılarının da nihayet aklı başına geldi, öncelikle ölen gençlerimiz ve onların acılı anneleri için hem sevgimiz, hem ciddiyetimizin de dengeye ihtiyacı var artık. Hem bu mesele çözülse bile, polis şiddetinin karşısında sesimizi dünyaya duyurmaya da devam etmek zorundayız. Göreceğiz bakalım, polis haftası geldiğinde billboard’lara sevgiyle halkını koruyan polis afişlerini Hollywood mu kurtarmak zorunda kalacak? yoksa zalimliği bıraktıklarına inandırmak için devletin, hükümetin, ve polisin çabasını görebilecek miyiz?; umarım devlet büyükleri de, hoşgörü ortamlarına hiç şahit olmadığımız Meclis ve herkes insanlık haysiyetine sahip çıkarak sevgiye uyanır artık. Bizi bir olmak ve sevgi kurtarsın. Zaman incelik zamanı, zaman paylaşma zamanı, zaman kucaklama zamanı ve aslında her yer aşk; yeter ki sevgi hepimize güç versin; hainliği aşk yensin.

Cenk Erdem

Bir Cevap Yazın