Aynur Tartan, Hürriyet Cumartesi’nde “Karşıyaka’nın en güzel kızı 8.15 vapuru”nu anlatttı

İzmir’in sıcaklığı, neşesi sinmiş 8.15 vapuruna… Şehir için önemine, yolcularda bıraktığı hisse tanıklık etmek için acele edin, vapur kalkıyor.

Hayat, İzmir’de bir vapurun tiz düdüğüne, bir martının umarsız çığlığına eşdeğerdir. Hayat koşmaz İzmir’de. Aksine ağır ağır yürür. Yelkovanla akrebe böylesine kafa tutan bir insan topluluğu başka bir yerde görülmemiştir. Hayat bekleyebilir, vapur kaçabilir, işe geç kalınabilir, eş dost, aşk meşk rölantiye alınabilir. Mevsimler ağır aksaktır. Mevsimini de duygusunu da hep uçlarında yaşarsınız. Belki de bu yüzden aşk da ayrılık da en çok bu şehre yakışır. Vapur da bir nevi aşktır İzmirliler için. ‘Vesait’ ve ‘toplu taşıma aracı’ gibi metal soğukluğu yoktur bu şehirde. En uzak mesafe 15 dakika bilemediniz yarım saattir. Hayat, yollarda geçmez ama bir yolculuk tadında yaşanır İzmir’de.
Adımlarınız hızlı da olsa, ağır da olsa ne yapar eder bekler sizi. Sıcak bir ‘günaydın’la karşılar bağrına ayak basanları. Demli bir çay tutuşturuverir elinize. El yakan, çıtır çıtır gevreği de unutmaz. Boyoz derseniz o da vardır, hem de en yakın dostu katı yumurtayla. Onlara taze sıkılmış bir portakal suyu eşlik eder. Başka başka ruhlara başka başka anlatacakları vardır bu vapurun. Herkese yoldaşlık edebilmek işlemiştir kanına. Gün gelir sevincinize ortak olur, kahkahanıza kahkaha, sohbetinize sohbet katar. Gün gelir hüznünüzü alır götürür yüzünüzden, siz daha gözyaşı dökmeden denizin tuzlu sularından birkaç damla serpiştiriverir gözlerinize. Şaşırtır sizi. Her gün bambaşka bedenlere, kıyafetlere bürünür, bir de güzel makyaj yapar. Denizin koyu maviliğini gözlerine, güneşin altın sarısını saçlarına, yosun yeşilini de gerdanına dolar.

Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz

Bir Cevap Yazın