Bab-ı Ali’nin Dikenleri

Özlem Kılıç ve Kübra Demir 2 genç gazeteci… Son yıllarda medyanın içinde bulunduğu durumu bizzat yaşayanların ağızlarından yazdılar. İşte o kitap ve röportajlar…

Mayınlı arazinin ardından, dikenli tellerle çevrili bölgeye ulaşmaktan başka bir şey değildi, basın mensuplarının yolculuğu. Haberi yakalayıp halka sunmaktan, söyleyecek sözü olanların kitlelere ulaşabilmesine kadar uzun bir maraton koşusu. Darbelerden sansüre, işsizlikten ayak oyunlarına, boğaz tokluğuna çalışmaktan kurtuluşa uzanan soluksuz, gecesi gündüzü belli olmayan bir macera.

Ve yılların içinden geçerek bu macerada kalmayı başaran her bir basın mensubu diğerlerinin de geçtiği mayınlı yolu yürüdü, dikenli telleri kesip bugüne geldi. Ama yarınlarının garantisi hiç bir zaman olmadı. İşsizliğin, çaresizliğin dehlizlerinden çıkıp, Bab-ı Ali’nin Bizans oyunlarının gölgesinde kendi ışıklarını var ettiler. Ve basın özgürlüğünün sıkça tartışılır hale geldiği bugünlerde; Türkiye’nin önemli köşe yazarları ve gazetecileri kendi
tehlikeli maratonlarını ilk kez iç dünyalarının da kapılarını açarak anlattı…

Can Ataklı
Bekir Coşkun
Ahu Özyurt
Mehmet Altan
Tufan Türenç
Emin Çölaşan
Ayşenur Arslan
Nazlı Ilıcak
Abdurrahman Dilipak
Erdal Güven
Mehmet Ali Birand
Cüneyt Ülsever
Mehmet Barlas
Ahmet Kekeç
Ertuğrul Mavioğlu
Nuray Mert

Kitap hakkında…

Bir Cevap Yazın