Bir senarist bir reklam yazarı dünyayı gezmeye karar verirse…

İşte bundan sonra hikaye başlıyor. Onların ağzından dinleyelim…

Rutinden bunalan herkes gibi bizim de aklımızda, dilimizde hep “gitmek” vardı.

Ama bir senarist ve bir reklam yazarı olarak işler güçler, kariyerler, düğün dernek, borç harç derken kök salmaya başlamıştık bile.

Sonra bir gün
“geldik de gidiyoruz; artık kendimize bir git diyelim” dedik…

“Dünyada görülecek yeni yerler, tadılacak yeni yemekler, dinlenecek yeni müzikler, tanışılacak yeni insanlar var, gezmek lazım” diye işe güce ara verdik.

Paramızı biriktirdik, evimizi kilitledik, sevdiklerimizi ve canımız kedimiz Zihni’yi bile geride bıraktık.

Valizlerimizi toplayıp işten başımızı kaldıramadığımız hayatımızda pause’a bastık.

Haziran’ın 6’sında 6 aylığına kaçtık İstanbul’dan.

Hem de bu 6 ayın bir bölümünde nerede yaşayacağımızı planlayıp, gerisini akışına bırakarak.

6 aya neler sığar, gezmeler görmeler yeter mi, yetmez mi bilinmez.

Ama gezmelerden geriye kalan hep birkaç güzel fotoğraf, fazladan alınmış kilolar, kimsenin işine yaramayan hediyelik eşyalar olur ya…

Bu sefer böyle olmasın dedik.

İkimizin de hafızası epey kıt olduğu için bir blog tutalım, hem bize hafıza olsun hem de sevdiklerimizin gözü üzerimizde olsun diye GezErdik.com’u açıverdik.

6 ay boyunca gezdiğimizi gördüğümüzü de, yediğimizi içtiğimizi de buradan anlatacağız.

Kim bilir, aklında gitmek olan birilerine de ilham veririz belki.

Nuran Evren Şit Erdik & Arda Erdik

İlginç gezi hikayelerini arada bu sayfalarda sizlerle paylaşacağız, siz yakınen takip etmek istiyorsunuz blogdan okumaya devam ediniz…

Bir Cevap Yazın