SİMGELER VE KENTLER

Geçtiğimiz ay paramıza yeni bir simge yaratılması gündemi epey meşgul etti. Sembol veya en basit anlatımıyla simge; somut bir nesnedir ve üzerine yüklenen anlamı taşır. Bir duyguyu, bir kişiyi ya da bir olayı temsil eder. Bir tür rumuz gibidir. Bayrak gibi bir ulusun bağımsızlığının, varlığının simgesi olabileceği gibi, bir şehrin, o şehri bir bakışta akla getiren temsili de olabilir.
Dünyadaki her şehrin kendisine has simgeleri vardır. Tarihi ve kültürel simgeler o şehrin ruhunu yansıtır. Bu şehrin adı söylendiğinde insanların aklında ilk oluşan simge büyük ihtimalle o şehrin geçmişi ya da bugünüyle ilgilidir ve olumlu bir simgedir. Bu bazen bir tarihi eser olabilir, bazen önemli bir kişi, bazen de önemli bir olayı anlatan bir simge. Şehirler ve onun içinde yaşayanlar bu simgelerle kimlik kazanır. İnsanların şehirlerle ilgili algıları o kentin simgeleri aracılığıyla oluşur. Özgürlük Anıtı dendiğinde New York, Eiffel kulesi Paris’i, Big Ben Saat kulesi Londra’yı akla gelir. Veya bir kişi şehirle sembolleşmiştir. Franz Kafka, Prag şehriyle ilk akla gelendir. Horoz Denizli ile anılır, Sivas ise kangal köpeği ile. Veya bir yemek ya da meyve, sebze ile. Kayseri denildi mi ilk akla gelen pastırma’dır. Kayısı Malatya’yı, fındık Giresun’u, baklava Gaziantep’i akla getirir.

Bir Cevap Yazın