ANKART’ta buluşuyoruz

Elvin Öztürk

Saat sabahın üçü bir elimde fırça, su yerine çayıma batırdım yine hay Allah. Artık tadına mı bağımlı oldum, yoksa içinde yıkadığım boyamı istiyor ama çaysızda olmuyor ki bu saatte… Aklımda satırlar dolanıyor derken fırçayı çay ile kucaklaştırıp, elime alıyorum dolmakalemimi iki dize dökülüyor, heyhat! Tam o sırada boya fısıldıyor ben buradayım. Kalemi bırakırken tekrar renklerime koşuyorum. Çabuk cezp ettin beni ah kırmızı, iki satır yazsaydım bıraksaydın bir şiir dökülürdü belki bu gece körfeze karşı. Kıskançsın kırmızı kıskanç, şiirim ile paylaşamıyorsun bazen. Bir çırpıda bitmek istiyorsun anladım da dizelerimin satırlarımın sucu ne? Ben bu kıskançlık ekseninde boğuşurken tan mı ağardı? Eğilip baktım tuvalimin ardından ufukta benim tablomla usul usul valste. Kırmızı etekleri sarmış tan yarlarını, oradan beline sarılmış tuvalimin. Şimdi anladım deli kırmızının sırrını! Kıskançlığını. Bir an evvel bitmek isteyişini. Sayende dizelerim tutmadı. Ah be resmim tutup saçlarımdan çektin beni, ama hakkını da verdin ya ne yalan söyleyeyim. Bir kaç adım geriliyorum. Bakıyorum, yorulmuşum, her yerim çamur. Balkon camında aksimi gördüm gamzemde kırmızı olmuş. Beni de boyamışlar bugün. Usulca uzatıyorum kendimi dışarıya önce ürkek, sonra heyecanlı hava mis gibi ılık bahar geliyor işte İzmir’ime hafif bir esinti var. Mart ayının sonlarındayız, ülkemin her yeri kar bense sabah sabah mis hava kokluyorum yine. Biraz denizime dalıyorum. Hop bulutlara tutunup tam mısraların elinden yakalayacakken, içerden bir ses unuttun beni yine diyor. Atölyeme çağırıyor. Söz verdik birbirimize hani beraber götürecektik diyor İzmir yellerini. İçeriye girip bakıyorum tabloma. Oldu ya evet evet oldu…
Gizli bir anlaşma imzalıyoruz beraber gideceğiz Ankara’ya. Ankara sanat fuarına beraber İzmir’i canlandıracağız dimağlarda ben ve tablom, tabi can arkadaşım ressam yazar Hülya Sezgin ve kurduğumuz Femin – Art Kadın Sanatçılar Derneği İzmir Şubesi ile beraber fuara katılan 20 birbirinden değerli sanatçı kadın arkadaşlarım. Başka bir heyecan bu sene benimkisi, ilk defa hocam Ethem Baymak ile hoca öğrenci olmadan bir etkinlikte olacağım. Meslektaş olarak. Ben ilk defa katılsam da o kadar iyi biliyorum ki ANKART’ı. Yıllardır sohbetini yapıyoruz hocamla. Tek tek dolaşıyoruz koridorlarda, farklı yerlerden bir sürü sanatçının tablolarını inceliyoruz bir bir, uzun uzun sohbetler ediyoruz. ANKART’ın özelliği olan bir ansiklopedi niteliğinde katalogları yıllardır kütüphanemin raflarında rehber oluyor bana. Sohbetler esnasında dolaşıyoruz, meslektaşlarımızın yanında duraksıyoruz.

Ooo Abaz Dizdareviç’te buradaymış. Kim diyeceksiniz Prof. Dr Abaz Dizdaraviç Karadağ bölgesinde çok tanınmış değerli bir ressam ve sanat eleştirmenidir kendisi bizim tanışıklığımız ise geçen sene Kosova’da açtığım kişisel sergimden. Sergi açılışımı Abaz Bey yaparak beni çok onurlandırmıştı. Hele hele onun gibi değerli bir sanat eleştirmeninden açılış esnasında eserlerimle ve sergim ile ilgili “Kendisine has tekniği ile resim dünyasına aprikatif sanatın yeni bir boyutunu kazandırıyor. Figürsel imgelerde yalınlık ve sadelik mevcut iken renklerin verdiği doğallık ise uyum sağlıyor. Toprağın kokusunu duymak isterseniz Elvin Öztürk’ün eserlerini izleyin. Toprak ana nasıl yaşam dolu ise sanatçımızın eserleri de bu huzuru ve yaşam enerjisini yansıtıyor bizlere toprağın dokusunda” sözlerini duymak. Kelime bulamıyorum ki tarif için. Yavaş yavaş uzaklaşırken sohbetten, Zoran Obrenoviç Heykellerine gözüm takılıyor. Balkanlar da çok güçlü ve ünlü bir heykeltıraş, tam bir balkanlı, ağırbaşlı duruşunun yanında heykellerinde ise müthiş bir lirizm mevcut. Uzun uzun heykel sanatından bahsediyoruz. Sayfalarda dolaşırken sohbet koyulaşıyor. Oralarda olmasam da çok tanıdık her bir bölüm bana.
Nasıl baklanlıları buldun yine orada da diyeceksiniz biliyorum. Ama ANKART yıllardır varsa Balkanlı sanatçılar da hep orada tabi bu işin mimarı da ÇAĞSAV Genel Sekreteri Sayın Gültekin Serbest . Türk resim sanatının önemli isimlerinden birisi olmasının yanında geleneklerinden ilham alarak kendi yorumu ile önemli eserler yaratan bir sanatçımızdır. Hem ANKART’ın uluslararası açısını genişletmek hem biz olmadan onlar onlar olmadan biz olamayız sözü ile özdeş yıllardır balkan sanatçılarını bu fuarda konuk eder Gültekin Bey.

Ah tabi sürekli ANKART, ÇAĞSAV diye satırlarımda belirtiyorum da biraz bilgi versem sanki daha iyi olmaz mı? Nedir ANKART? ÇAĞSAV kimdir? Kaç senedir düzenlenir bu organizasyon? Bu sene ki organizasyon şeması nasıldır? Haydi, birde bu kısmına bakalım.
Her şey, 1999 sonbaharında birkaç aydının kendi aralarındaki sohbetlerinde başlamış. Acaba yakındıkları kültür-sanat ortamını zenginleştirmek, sorunları aşabilmek, bir çağdaş müze kurulmasını sağlayabilmek, devleti bu konularda harekete geçirmek için ne yapılabilir düşüncesi çıkışı olmuş. Projenin o sırada T.C. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olan Aydın Esen, Gazeteci-Yazar Şefik Kahramankaptan ile gene o tarihte Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği Başkanı olan Ressam Gültekin Serbest’in sohbetleri “bir vakıf için nabız yoklama” kararıyla sonuçlanmış. Bu nabız yoklaması için, eşi de Gazili bir ressam olan ve TC. Merkez Bankası’nın sanata katkılarında önemli payı bulunan Aydın Esen, bir akşam yemeği düzenlemiş. Sanatçılar, üniversite öğretim üyeleri, iş adamları, koleksiyonerlerin katıldığı bu yemekte sohbet, yıllardır değişik ortamlarda seslendirilen “çağdaş sanatlar müzesi” gereksinimi üzerinde koyulaşmış. Sonuçta, fikir birliğiyle bir vakıf kurulması benimsenmiş. Girişimciler Kurulu olarak, Aydın Esen, Şefik Kahramankaptan, Gültekin Serbest, Dr. Kıymet Giray, Güven Dinçer ve Doç. Hasip Pektaş görevlendirilerek ÇAĞSAV(Çağdaş Sanatlar Vakfı ) kurulmuş.

Ve peki ANKART nedir?
ÇAĞSAV’ın 2012’de 12.kez düzenleyeceği, Başkent Ankara’daki en kapsamlı plastik sanat etkinliğidir. Her yıl nisan ayında bir hafta süre ile Çankaya Belediyesi’nin işbirliğiyle ÇAĞSAV’ın düzenlediği etkinliğe 2012 de, 35 galeri, 155 sanatçı bini aşkın resim ve heykelle katılıyor. Etkinliğe giriş ise ücretsiz. Her gün saat 11.00-20.00 arasında açık kalacak olan sanat buluşmasında bu yıl Ankara, İzmir, İstanbul, Antalya, Konya, Samsun, Bulgaristan, Kosova’
dan galerilerle Balkan Ressamları Topluluğu yer alıyor. 15 Nisan’a kadar devam edecek olan ANKART-2012 etkinliği çerçevesinde söyleşiler, paneller düzenlenecek. “Günümüz sanatında yeni yapılanma ve yönelimler” konusu ele alınarak irdelenmesi programın planları arasında yer almakta. 14 Nisan Cumartesi akşamı ise saat 20.00’de ANKART-2012’nin kapanış konseri yapılacak. Etkinliğin açılışı öncesinde ise ÇAĞSAV Onur Ödülleri töreni düzenlenmekte, ardından galerilerin açılışına geçilmektedir.
Onlar hayal ettiler ve her sene bunu başarmak için nice çabalar sarf ettiler.
Sanatla dolu 12 yıl yaşattılar Ankara’ya.
Balkanlı sanatçıları bastılar bağırlarına,
Haydi, hep birlikte hayal edelim isteklerimizi, hayal ettiğimiz müddetçe varız çünkü. Ve hayal ettiğimiz müddetçe güzelleşiyor her şey…
Siz bu satırları okurken biz tablom ile el ele söz verdiğimiz gibi İzmir yellerini estireceğiz ANKART’ta. Haydi, İzmirli balkan’lı sanat dostları Ankara’ya bir baskına ne dersiniz? Biz sizi bekliyoruz bu coşkuya…

Bir Cevap Yazın