Deniz ve yeşilin termalle buluştuğu yer, Güre

Kış mevsiminde gezi rotamı genellikle termal bölgelerine yapıyorum. Ege Bölgesi gerçekten termal cenneti bir coğrafya. Üstelik termal oteller sadece şifa arayanlara değil keyifli tatil ya da hafta sonu geçirmek isteyenlere de birbirinden güzel aktiviteler sunuyor. Geçtiğimiz günlerde tarih, deniz, doğa ve termal zenginliğini birarada barındıran Güre’de “Termal ve Sağlıklı Yaşam Sempozyumu” yapıldı. Güre halkının çok sevdiği ve bu sevgisini 6 dönem belediye başkanı seçerek kanıtladığı Kamil Saka, sempozyuma davet etti ancak işlerimin yoğunluğu nedeniyle gidememiştim. Ancak çalışmalarını çok takdir ettiğim Belediye Başkanı Kamil Saka’nın davetine geçen hafta icap ettim. Zaten doğa düşkünü ve çevre yazarı olarak yüreğimin hep orda olduğu Kazdağları’na yılda bir veya iki kez giderim.

Ahmet Aydın Akansu

Güre’nin yüzakı Hattuşa
Bin Pınarlı Kazdağı’nın (İda Dağı) merkez kapısı kabul edilen Güre’de ilki yapılan “Termal ve Sağlıklı Yaşam Sempozyumu” çok başarılı geçmiş. Edremit Güre Termal Turizm Altyapı Hizmet Birliği, Güre Belediyesi, Güre Afrodit Termal Tesisleri, Hattuşa Astyra Thermal Resort & Spa, Saruhan Termal Otel ve Adrina Hotel De Luxe Health & Spa’nın katkılarıyla yapılan sempozyumda Güre Belediye Başkanı Kamil Saka’nın “Yaklaşık 10 yıllık sürede dünyanın en önemli turizm kaynaklarından biri olan termal kaplıca tesisleri konusunda dev adımlar atıldı. 1993 yılında Termal Turizm Bölgesi ilan edilmemizin ardından tesis ve yatak kapasitelerini arttırmak için adeta seferber olduk. Halen inşaatı devam eden 3 tesisi de önümüzdeki yıl devreye soktuğumuzda yatak sayımız 6 bine yükselecek. Bu sayı ile Güre Türkiye’nin en gözde termal turizm tesislerine sahip bölgesi haline gelirken başta Avrupa olmak üzere dünyanın da en önemli kaplıcaları arasında yerini alacaktır’’ sözleri ile ne kadar iddialı olduklarını Hattuşa Astyra Thermal Resort & Spa’yı gezince anladım.

Sağlığınıza yatırım yapın
Ulusal gazete ve TV’lerde geniş yer alan Güre Hattuşa için Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk ve dünya zenginlerinin termal tedavi gördüğü Karlovy Vary benzetilmesi yapılmış. Çek Cumhuriyeti’nin başkenti ve en büyük şehri Prag’a 130 kilometre uzaklıktaki Karlovy Vary dahil Avrupa’da pek çok şehri gezmiş biri olarak Güre’deki mükemmel yatırımları görmek ve en önemlisi yöre insanına iş istihdamı yaratılması beni müthiş sevindirdi ve gururlandırdı. Aslen Çorumlu olan ve Ankara Çağa Bölgesi’ne Hitit Ayaş Termal Tesislerini kazandıran Jeotermal Enerji Kaynaklarını Araştırma ve Değerlendirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Doğan’ı, Güre’ye kazandırdığı Hattuşa için tebrik ettim. Ayrıca Güre’de 2 bin konut jeotermal enerji ile ısınıyor ve bu rakamı 5 bine çıkarmak için çalışmalar sürüyor.

Afrodit termal tesisleri
İki gün Güre Belediyesi’nin işlettiği Afrodit Termal Tesisleri’nde kaldım. Gazeteci olduğumu bilmedikleri halde resepsiyon görevlisinden temizlik işçisine kadar herkesin güler yüzlü olması hemen dikkatimi çekti. Tesisler, özel otelleri aratmayacak modernlik ve konfor içindeydi. Afrodit Termal Tesisleri Müdürü İbrahim Yakın ile kaldığım süre içinde otelin her yerinde karşılaştım. Müşterilerine en iyi hizmeti sunmak için tüm ekibiyle görevinin başındaydı. Zaten Başkan Kamil Saka, sabah ve akşam olmak üzere tesislere iki kez gelip gitmeyi alışkanlık haline getirmiş. Edirne ve Ankara’dan tur otobüslerinin gelip gittiğine bizzat şahit oldum. 4.5 milyon nüfuslu İzmir’de yaşayıp iş yaşamı içinde olan bir kişi olarak stressiz ve vücudunun gergin olmadığı bir yeri varmıdır. Bende gerginlik ve yorgunluklarımı uzman görevliler Ceyda Koyuncu ve Masör Battal Demirtaş’ın gözetiminde sauna, buhar odası, jakuzi, tuz odası, termal sular ve terapi odasın bırakıp döndüm. İnanmayacaksınız
ama 2 günde iki kilo verdim.

Güre geziniz en az 2 gün olmalı
Tabi ki Güre’ye sadece termal tesisler için gitmedim. Etrafını da gezdim. Güre Pınarbaşı Mevkii´nde bulunan Ağlayan Şelale, Kazdağı eteklerinde görülmesi gereken bir yerdir. Adeta doğada kolay kolay eşine rastlanmayacak cömertlikte tabiat dersi veriyor. Güre, mitolojide Zeus ile Leto´nun kızı, Apollon´un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa, avcılık ve ay tanrıçası Artemis kadar Sarıkız efsansiylede ünlüdür. “Sarıkız” için Türkiye´nin en ünlü efsanesi deniyor. Kazdağı´nın zirvesinde bulunan yatırı yüzyıllardır ziyaretci akınına uğrar. Bende gittim. Edremit Körfezi´ne hakim, Kazdağları´nın en yüksek tepesinde. Sarıkız’ın yaşadığı Kavurmacılar Köyü´ne gidebilirsiniz. Tarih ve doğa tutkunuysanız mitolojik tarihte dünyanın ilk güzellik yarışmasıyla Afrodit´in güzelliğinin tescillendiği Eko Turizm Bölgesi Kazdağı’na (İda) jeep safari ve trekking yapabilirsiniz.
İki tepe arasındaki vadide kurulmuş olan Düşler Vadisi’nin bulunduğu Çamlıbel Köyü de gezilecek yerler arasında. Türk sinemasının sevilen oyuncularından Yılmaz Köksal, Tuncel Kurtiz, dünyaca ünlü ödüllü mimar Cengiz Bektaş’ın yerleştiği Güre’yi mutlaka görmelisiniz. Gitmişken Ayvalık´ın ünlü Cunda Adası´na rakip olan deniz ürünleri mutfağını hakkıyla sunan en kaliteli mekanlardan Yakamoz Balık Restaurana uğramayı ihmal etmeyin. Hele bir de Nuri Erzaim’in objektifine yansıdığı gibi günbatımına denk gelirseniz değmeyin keyfinize…

Sarıkız efsanesi
Güre’nin bir de Sarıkız’ı var. “Sarıkız” için Türkiye´nin en ünlü efsanesi deniyor. Kazdağı’nın zirvesinde bulunan yatırı yüzyıllardır ziyaret ediliyor. Bende gittim. Edremit Körfezi´ne hakim, Kazdağları´nın en yüksek tepesinde. Rivayete göre bir zamanlar, Çanakkale´nin Ayvacık yöresinden Cılbak Baba adında bir çoban, karısı öldükten sonra kızını yanına alarak Güre´nin Kavurmacılar Köyü´ne yerleşir. Baba sürülerini otlatırken, kızının canı sıkılmasın diye ona da üç beş kaz alır. Dağlara birlikte çıkıp, birlikte dönerler. Cılbak Baba hacca gitmek ister ve kızını köyde aile reisi imam olan bir aileye teslim eder. Sarıkız çok alımlı bir genç kız olmuştur. Köyün delikanlıları onunla evlenmek için yarış halindedir. Ama Sarıkız hiç birine yüz vermez. Buna kızan delikanlılar Sarıkız´ın namusu hakkında olmadık dedikodular yaparak, hacdan dönen babanın kulağına kadar ulaştırırlar. Baba biricik kızını oyuna getirerek, dağda yalnız bırakıp köye geri döner. O güne kadar kimse Kazdağı´nda yalnız başına sabahlayıp geri dönmemiştir. Yıllar sonra, Sarıkız´ın ermişlik mertebesine yükselip kazlarıyla birlikte dağlarda dolaştığına dair söylentiler duyan baba, kızının hasretine dayanamayarak onu ilk bıraktığı yere, Sarıkız Tepesi´ne çıkar. Kızını karşısında görünce yaptıklarından bin pişman olduğunu anlatır. Abdest almak için kızından su ister. Ancak su tatlı değil tuzludur. Baba, tuzlu su yerine tatlı su istediğini kızına iletir ve tuzlu su aniden tatlı suya dönüşür. Gözleri yaşla dolan baba, köylülerin dediği gibi artık kızının ermiş olduğuna inanır. Uzun yıllardan beri yöredeki Tahtacı Türkmenleri, her yıl Ağustos ayının ikinci haftasında Sarıkız´ı ziyaret ederek on beş gün orada kalırlar. Dilekler dilerler, dualarokurlar.

Bir Cevap Yazın