20-55 yaş aralığında her kadın “SJögren” adayı!

Medical Park İzmir Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Pınar Talu Ocakçı, basit tetkiklerle tanısı konabilen Sjögren sendromunun ömür boyu süren bir hastalık olmasına rağmen öneminin anlaşılmadığını belirtiyor. Sjögren sendromunun toplumun yaklaşık yüzde 1’inde görüldüğünü ifade eden Romatolog Uzm. Dr. Pınar Talu Ocakçı, “Sjögren sendromu; tüm vücutta yaygın ağrı, yorgunluk hissi, güçsüzlük, ağız kuruluğu, bu nedenle konuşmada zorlanma, tükürük azlığından kaynaklı ağız kokusu ve dişlerde çürüme, ciltte kuruluk, gözlerde yanma-batma, ses kısıklığı, kuru öksürük gibi belirtiler gösteriyor. Ancak insanlar bu belirtilerle genellikle şeker hastası olduklarını düşünüyorlar.” diyor.

CİDDİYE ALINMALI
Sendromun zaman zaman tükürük bezinde şişmeler yaratabildiğini de dile getiren Medical Park Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Ocakçı, “Söz konusu belirtiler 3 aydan fazla sürüyorsa mutlaka romatoloğa başvurulmalı. Sjögren sendromu ömür boyu süren bir hastalık. Yaşam kalitesini düşüren sendromda, zaman zaman ölümler de görülebiliyor. Nedeni ise hastalığa eşlik edebilen vaskülit denilen damar iltihabı. Bu nedenle uzun süreli eklem ağrılarını ve diğer belirtileri ciddiye almak gerekiyor” diye konuşuyor.

YÜZDE 90 KADINLARDA GÖRÜLÜYOR
Yüzde 90 kadınlarda ve 20-55 yaş aralığında daha sık görülen hastalık, romatoloji uzmanının isteyeceği kan tahlilleri ve gözyaşı ölçümü gibi basit tetkiklerle teşhis edilebiliyor. Tedavi ile amaç hastanın mümkün olduğunca konforlu bir hayat sürmesini sağlamak. Sjögren sendromunun tedavisinde, gözyaşı damlaları, nemlendiriciler, yapay tükürükler kuruluk şikayetleri için kullanılırken, ilaç tedavisinde ise kortizonlu ilaçlar, hidroksiklorokin ve bağışıklık yanıtını değiştiren ilaçlar kullanılıyor.

Bir Cevap Yazın